İMZA KAMPANYASI

( Haber | Röportaj ) *CNBLUE, * “2 yıl 3 ay”ın Anıları, *Bugünü, *Umutları


CNBLUE'yla ilk karşılaşmam 2010 Ocak ayıydı. Dört üye, yakışıklı görünümleriyle ve sektöre yeni adım atan kişiler(çaylaklar) olarak taze cazibeleriyle ilk buluşmaya hoş bir şekilde başladılar. Ben (muhabir) Jungshin'in telafuzunun biraz garip olduğunu fark ettiğim zaman utangaç bir şekilde diş teli olduğunu itiraf etti ve Jonghyun da Busan aksanını daha düzeltemediği için fazla konuşmuyordu. Bu, neşeli geçen ve kalplerini heyecanlandıran ilk buluşmaydı.
Zaman çok hızlı geçti, çıkış yapmalarından bu yana iki yıl üç ay geçti. Sevilen bir grup olarak K-pop dalgası içinde tüm Asya'ya ulaştılar. 2012 Nisan ayında onlarla bir başka buluşma gerçekleştirdim. Yoğun bir programdan, yurtdışında birçok konser ve gösterilerden sonra CNBLUE yerli müzik endüstrisine geri döndü. Üçüncü mini albümleri "Ear Fun" ile CNBLUE yeniden Kore sahnelerinde...
Bu albümdeki müziğin temel özelliği "mutlu kulaklar" olmasına sebep olmak. Amaçlarıyla uyumlu olarak çabaları da büyük. Lee Jong Hyun: "Hayranlara güzel müzik sunmak istiyorum." diyor.
CNBLUE, yalnızca görünüşlerinden dolayı değil, müzikteki yeteneklerinden dolayı da çok popüler olan bir grup, bu yüzden onların müziğini keyifle dinleyebilirsiniz.
 
-1 yıl 6 ay sonra tekrar albüm çıkarttınız.
JYH: Evet, 1 yıl 6 aydır hiçbir yurt için faaliyetimiz olmadı. Yurtdışındaki yoğun programımız dolayısıyla çok meşguldük. Bunu telafi etmek için albüm tanıtım aktivitelerinde tutkuyla çalışacağız.

-Çıkış yapmanızdan bu yana sadece iki yıl geçti, ama büyük bir gelişim gösterdiniz. Bu gelişiminizin arkasında yatan faktörler nelerdir?
JYH: Gelişimimize yardımcı olan bir çok faktör var. K-pop popüleritesi bize çok yardımcı oldu. Japonya'da bir bağımsız grup olarak çalıştık, Kore'de istikrarlı ve aktif olarak resmi çıkışımızı yaptıktan sonra da Japonya'daki dönemimizin bize çok katkıları oldu. Ama hepsinden önce, bizden kıdemli olan ya da yeni olan şarkıcıların büyük çabası vardı. Bu faktörler sayesinde, sahne performanslarımızı ya da izleyici sayımızı geçmişle karşılaştırmak bile güç.

-Üçüncü albümünüzdeki müzik tarzı önceki albümden farklı.
LJH: Bu albümde, müziğimizin rengini değiştirme hazırlığımız da olduğu için çok stresli bir dönemdi. Birçok insanın henüz müziğimizin farkında olmadığıyla ilgili üyelerle bir konuşmamız oldu. Ve CNBLUE'nun müziğini hayranların kalbine mühürlememiz gerektiğine karar verdik. Eski kayıtlarımızla da birçok benzerlikleri var.
KMH: Canlı performanslarda daha yaratıcı bir şekilde sunabilmek için birçok eğlenceli şarkıya yer verdik. Gelecek performanslarda onlarla tutkulu bir atmosfer oluşturmak konusunda çok açgözlüyüz. (Gülüşmeler)

-Birçok benzerlik olmasına rağmen, öncekinden daha endişeliydiniz, değişiklik gerektiğini düşünecek kadar...
JYH: Şu anda müziğimiz iyi olmasına ve gelecekte de iyi olacak olmasına rağmen şirketimiz ve biz yavaş yavaş değişmemiz gerektiğini düşündük. Bu yüzden çıkış şarkısı "Hey U"yu, önceki şarkılardan daha farklı bir tarzda söylemeye çalıştım. Birden 180derece değişmedim ama yavaş yavaş değişiyorum.
-CNBLUE yorulmadan çalışan bir grup olmasıyla da dikkat çekiyor.
JYH: Önceden olsa bundan şikayet edebilirdik ama şimdi televizyonlardaki müzik programlarında tanıtım yapabildiğimiz için şükrediyorum. Konser ve gösterilerde gösteremediğimiz yanlarımızı bu programlarda insanlar görebiliyorlar. Özellikle, Busker Busker'ın müziği gibi grup müziklerinin (hem enstruman çalıp hem şarkı söyleyen gruplardan bahsediyor.) daha popüler olacağını düşünüyorum.
LJH: Küçük küçük adımlarla gelişmemis iyi bir şey. Geçmişte birçok zorlukla karşılaştık. Şimdi her şey buna değer.


-Jung Yong Hwa'nın söylediği gibi grup*ların popüleritesi artıyor gibi görünüyor. Aklınızda bir rakip var mı ?
LJH: Japonya'daki dönemlerinizde, rakip olmaktansa birbirimize yardımcı olduğumuzu fark ettim. Hepimizin farklı hayalleri ve özellikleri var ve diğer gruplar da bizi izleyip bizden bir şeyler öğreniyor.
JYH: Aynı müzik tarzında olduğumuz biri yok, bu yüzden rakibimizin de olduğunu sanmıyorum. Benim endişelendiğim şey daima CNBLUE'nun müziğini geliştirmek oldu, diğer gruplarla rakip olmak ya da onları geçmek gibi bir kaygım olmadı.
KMH: Ben çok şey öğrendim. Diğer gruplarla rakip olmak, karşılıklı olarak birbirinden bir şeyler öğrenmektir.

-Şimdi önünüzde yeni bir rekor hedefiniz var mı?
JYH: Satışları düşünmektense birçok albüm çıkarmayı ve insanların konserimize gelmesini tercih ederim. Yurtdışında çok fazla konser verdik ama Kore'de o kadar çok konser vermedik sanırım.
LJS: Yonghwa hyung ülkemizdeki ve yurtdışındaki aktiviteleri karşılaştırdı. Mayıs ayında ilk hayran buluşmasını yapmayı düşünüyoruz. Hayranlarımızla daha çok yakınlaşmak ve performans sergilemek için sabırsızlanıyorum.

-Bir grup* olmanın dışında genç olduğunuz için birçok insan sizi "idol grup" olarak da adlandırıyor.
JYH: Biz "idol grup" olma iddiasında olmasak da bu şekilde çağırılmaya karşı çıkmıyorum. Aslında "idol" kelimesinin kendi başına iyi bir anlamı var. Ama umarım bize sadece "idol grup" penceresinden bakmazsınız. CNBLUE'nun grup* olarak müziğini seviyorum ve kendi neslimiz için müzik yapmayı seviyoum. İnsanlar bizi "idol grup" olarak andığında popüler olduğumuzu hissediyorum.
LJH: İdol grup olarak çağırılıp çağırılmamamız çok fark etmiyor. Çünkü biz dördümüz iki buçuk yıldır bir "grubuz", bu yüzden gerisi önemli değil.
 
[ Zaman geçtikçe CNBLUE'yu daha çok seveceğiz. Çünkü zirveye yükseldikten sonra bile 2 yıl 3 aydır CNBLUE'da bir şey değişmedi. Onlar sadece görünümüne önem vermiyor, gelişim göstermek için çabaları, müzik tutkuları ve yoğun takım çalışmaları daha derinleşecek. Bunlar CNBLUE'dan gelecek için beklenmesi gereken şeyler, gelecek yıllarda da değişimleri bu yönde olacak. ]

 (*NOT: Arkadaşlar "idol" kelimesi daha çok popüler kültüre hitap eden, dans edip şarkı söyleyen gruplar için kullanılan bir kelime. "Grup" kelimesi ise (İngilizce:band) çoğunlukla enstruman çalarak şarkı söyleyen gruplar için kullanılıyor.)


Kaynak(source): Naver News
Çeviri(Read in Eng./Translation): Hannah, Jennie, Indi @ cnblue4u
Türkçe Çeviri (Turkish translation): Henice @ TurkishBoice

0 yorum:

Yorum Gönderme