İMZA KAMPANYASI

(Röportaj) ARENA 37°C JUNG YONG HWA & LEE JUNG SHIN

Son zamanlarda 70’lerin müziğine ilgi duyuyorum. “CNBLUE yapsaydı nasıl olurdu?” diye düşünerek denemek istedim.

 
-İlk büyük albümünüz nihayet tamamlandı! Albümü yaparken aklınızda bir tema var mıydı?

JS: Bu bizim ilk büyük albümümüz olduğu için bu albümü; dinleyenlerin CNBLUE’nun çeşitli yönlerimizi tanımalarını umarak yaptık. Parçalar aracılığıyla çok iyi bilinen yönlerimizi göstermek istedik ve yeni şarkıları kaydederken sizlere yeni yönlerimizi göstermeyi umduk.

YH: Bence bu albümün bizim isim kartımız işlemini görmesi çok iyi olur. Umarım bizi bir CD'de tanıtabilir.

-Bu bir albüm olduğu için kendini daha da zorlaman gerektiğini düşündüğün bir şarkı var mı?

YH: Keşke şarkılara, deneyemediğim şeyleri de ekleyebilseydim. Mesela; “No More”. Synthesizer (*farklı sesler üreten, sesle oynayan alet) efektleriyle bir dans melodisi, bence
disko havasının ipuçlarını vererek çekiciliğini artıracaktır. Canlı çalması biraz zor olabilir; ama bunu kaydetmenin ne kadar heyecan verici olduğunu düşünmek hoşuma gidiyor.

JS: Bu şarkı dans etmek istemenize sebep oluyor.


-Evet öyle. Biraz daha büyük olan bizler için nostaljik hissettiriyor. Ama genç nesil için, belki de daha canlı geliyor olabilir.

JS: Bence de. Daha genç dinleyiciler şarkıyı yeni bir şeymiş gibi görürken, (daha büyük nesil için) 70’lerin anılarını tekrar canlandıracaktır.

YH: Bu aralar eski şarkıları dinliyorum. 70’lerin müziğini gerçekten çok seviyorum, bu yüzden “CNBLUE böyle melodiler çalsa ne olur?” diye düşündüm ve bir şans verdim.

-“No More”’u YH ve JH beraber besteledi, değil mi?

YH: Evet. JH şarkıyı yazmaya başladıktan sonra benden biraz yardım istedi, böylece ben de yeni fikirler ürettim. Bu şarkıyı yazmak çok eğlenceliydi!

-“Have a good night”taki 4 vuruşluk ritim de çok harikaydı. Dans edilebilen şarkılar olarak
“Wake up” ve “No more” da oldukça enerjik hisleriyle onu takip ediyor.

JS: Şarkıların hızlı tempolu ve hareketli karakteri canlı performanslara çok yakışıyor.

YH: Ayrıca “Have a good night” da klasik rock olarak düşünülmüş bir şarkı. Bu şarkı da canlı performanslarımız düşünülerek yazıldı. Hatta sözlerinde şu da geçiyor, “Bütün gece rock yaparak eğlenelim.”



-Önce şarkı sözlerini mi yazdın?

YH: Hayır. Ben canlı performansların hislerini de kapsayan bir şarkı yazmak istedim. Bu yüzden ilk başta sadece bu temayla başladım. Ondan sonra, şarkıyı ve sözleri yazdım. Her şeyden önce, eğlenceli bir şarkı yazmak istedim, bu yüzden konserlerimizdeki enerjiyi artırırsa bu harika olur.

-Eminim öyle olur. Canlı performanslardan konu açılmışken, Albümün ilk parçası “Intro 2”deki gitar ve basın uyumundan gerçekten çok keyif aldım.

YH: “Intro 2”yi her şeyiyle ben düzenledim. Biraz heyecanla başlayıp, ortamı kızıştırmanın hissini ifade etmek istedim.

JS: Dinleyenlerin bu şarkıyla da CNBLUE’nun yeni bir yönünü keşfedeceklerine inanıyorum.

-O zaman, CNBLUE'nun ruhunu en çok taşıyan şarkıyı söyleseniz bu hangisi olurdu?

JS: Bence “In My Head”! Bunu seçmemin sebebi sadece Japonca ilk büyük çıkış şarkımız olması değil, dinleyenlerin CNBLUE’nun ruhunu hissetmesi için en iyi şarkı bu. Ayrıca bu şarkıyı bizim başlangıç noktamız olarak görüyoum.

YH: Ben de böyle düşünüyorum. Bu şarkı da benim bestem ve bu şarkıyı çok seviyorum. Bizim neslimize uyan türde tutkuyu ifade eden çok güçlü bir rock ruhuna sahip. Bu arada, ben (*son albümdeki) “In My Head” ile başlayıp, “Where you are” a ve oradan da “Time is over”’a geçen bölümü gerçekten çok seviyorum.




-Albümün ilk bölümünü kastediyorsun. Orası çok enerjik ve güzel. “Intro 2”’yu albümün o bölümünü bitirdikten sonra mı yazdın?

JS: “Intro 2” aslında geçen sene Yoyogi Stadyumu’ndaki konserde ses efekti olarak kullanılmıştı.

-Aaa. O zaman bu sizin konseriniz için ses efektiydi!

JS: Evet, bu Yonghwa tarafından o zaman için yazılan bir introydu (*giriş müziği). Ama şarkıyı çok sevdiğini söyleyen birçok hayran oldu, biz de onu bir parçaya dönüştürdük ve albümün introsu olarak ekledik.

YH: Bence albümün bir canlı performans havasında olmasını sağladı.

-Albümün akışı bir konser şarkı listesine benziyor yani. Ortadaki dans melodilerinden sonra, sesinizi ön plana çıkaran balladlara geçiyor.

JS: Doğru. Örneğin “These days” ve “Blue sky”
ballad unsurlarını takip eden orta tempolu şarkılar. Bu kısım insanların dinlemek için vakit ayırmasını umduğumuz kısım.

-Bunun gibi orta melodili rock ezgiler, bir grup olarak ne kadar çok yol kat ettiğinizi gösteriyor.

YH: Evet. Şarkıların ruh hallerinin çok iyi yakalandığını düşünüyorum.

-Sadece “Blue Sky” ve güçlü rock parçası “With Me”’nin üyeler tarafından yazılmayan şarkılar olmasının bir sebebi var mı?

JS: Evet. Bu şarkılar, bağımsız zamanımızda çıkışımız için bize şarkı yazan
besteciler tarafından yazıldı. Artık kendi bestelerimizi yapabildiğimiz ve birçok farklı şarkı çıkarabildiğimiz için, o bestecilere minnettarlıkla “İlk büyük albümümüzü yapıyoruz, bu sebeple bize şarkı yazar mısınız?” diye sorduk.

YH: Bu bizim ilk büyük albümümüz olduğu için onlara özellikle sormak istedik.

-Bu harika bir hikaye. Bu onların size yaptığı bir iyiliğe karşılık vermek gibi.
JS: Evet, bu doğru!

YH: Bunlar farklı türde şarkılar; ama hepsinin uygun şekilde çalındığını ve söylendiğini düşünüyorum.

-Japonya’ya 2009 yılında eğitim ve çok çalışmak için gelen siz dördünüzün yanı sıra, hayranlarınız için de ilk büyük çıkışınız ve şimdi de ilk albümünüzün yayınlanması çok büyük bir sevinç olmalı.

JS: Evet. Çok mutluyuz. Bu albüm bizim için çok anlamlı.

YH: Benim için de aynı. Albüm şu ana kadar hissettiğim bütün duyguları taşıyor.

-Japonya’daki yarı yıllık eğitiminiz boyunca live house performansları ve 100 sokak konseri verdiniz. O günler zor muydu?

JS: Evet. Ama grup üyeleri beraber yaşadık, sevdiğimiz müziği yaptık ve bizi destekleyen hayranlarımız vardı. Artık daha fazla dayanamayacağımızı düşündüğümüz zamanlar olmadı değil. Yine de tamamen yeni bir ortamda yaşamak zordu. Dillerini anlamıyorduk ve yemeklerine alışık değildik. İyi hissetmediğimiz ya da ev özlemi çektiğimiz zamanlar da oluyordu. Ama geriye bakınca, öyle deneyimler yaşadığımız için bugün böyle büyük bir albüm çıkarabiliyoruz. Düşününce, kesinlikle en çok hatırlayacağımız günlerimizdi.

YH: Bence de. Japoncanın çoğunu anlayamıyordum ve fiyatlar yüksek olduğu için yaşamak da zordu. Ben de ev özlemi çektim. Zor zamanlar oldu; ama JS’in de dediği gibi o günler olmasaydı burada olamazdık. O deneyimleri yaşayabildiğimiz için çok memnunum.

-Ama o zamanlar yazdığınız şarkılar, bu albümde yer almıyor.

JS: Bu doğru. Onlar bağımsız albümlerimizde var; ama bunda yok. Ama o zamanla karşılaştırılınca grup olarak soundumuz gerçekten gelişmiş.

YH: Yazdığımız şarkılar gitgide değişti, ya da zamanla olgunlaştı. O zamanla kıyaslanınca şarkı sözleri de daha açık yürekli. Bu albüm için, sözlere çok samimi duygularımı kattım. “Come On” single'ının B kısmındaki "Wake Up"ta tamamen aklımda olanları söyledim. Bon Jovi ve Oasis’i seviyorum; ama sırf istiyorum diye onlar gibi olabilecek değilim. Bir hedef belirlemek iyidir; ama biz gerçekten bizi biz yapan kendi müziğimizle devam etmeliyiz. Bu gibi düşünceleri direkt (*Wake Up'taki) sözlere çevirdim. Bu gibi düşüncelerim çok çok uzun zamandır var.

JS: Ekimde ülke çapında turumuz başlayacak, bu yüzden lütfen albümümüzü dinleyin ve performanslarda ne kadar ilerlediğimizi görün!

YH: Sahneler büyük olsa da, umarım konserlerde sizlere manen yakın olurum. Lütfen dört gözle bekleyin!


*Blogdan yazı çıkarmak ve alıntı yapmak yasaktır.

Kaynak / Source: @CNBLUEtheBand ARENA 37°C SPECIAL ASIAN PLACE 2012.10
Fotoğraf Sahibi / Photo cr. : @nuromianchaochi
Çeviri: CNBuSrang @TurkishBoice

0 yorum:

Yorum Gönderme