İMZA KAMPANYASI

(Röportaj) Pati Pati Ekim 2012 / Bölüm 1

"Code Name Blue" CNBLUE
İlk büyük Japonca albümleri "Code Name Blue" 29 Ağustosta yayınlandı.
14 parçadan oluşan çalışma (ilk basımlarda bonus şarkı da bulunuyor), CNBLUE'nun sevgisi, neşe dolu kalbi ve müzik için mücadelesinden oluşuyor.
Bu iddialı çalışmalarının yayınlanmasıyla, bu yıl içinde tekrar kapağımızda yer aldılar!


Sürekli değişmeye devam eden CNBLUE
İlk Büyük Japonca Albümlerinde Farklı Renkler Sergiliyor.
İlk Büyük Japonca Albüm, “Code Name Blue”.
Sizlere kendi ismini taşıyan albümleri hakkında, dört üyenin seslerini ulaştırıyoruz!
Çıkardıkları son albümlerini dinledikten sonra okursanız, yeni şeyler keşfedebilirsiniz!
Ayrıca merakla beklenen yaklaşan turla ilgili de konuştuk!

Son bağımsız albümleri “392”nin yayınlanmasından yaklaşık bir yıl sonra, CNBLUE’nun ilk büyük albümü “Code Name Blue” sonunda satışa çıktı. Albümden önce yayınlanan, agresif rock soundları sergileyen “Come On” single’ı iyi anlamda onların imajını değiştirdi. “Come On” hala bizim için yeniyken, CNBLUE hemen arkasından içinde çok fazla çeşitlilik olan ve onların birçok “alternatif” açılarını sergileyen yeni albümlerini yayınladı. Sarsılmaz mücadele ruhlarıyla, değişmeye ve gelişmeye devam eden grup için bu albümün şu anki kariyerlerinin en üst noktası olduğu söylenebilir. Hadi dördünden bu albümün yapımının arkasındaki hikayeleri dinleyelim.


-Nihayet bitti. Bu, uzun zamandır “Birçok farklı türde müziği deneme” yaklaşımınızla elde ettiğiniz bir sonuç olarak görünüyor.

JH: Doğru. Bağımsız günlerimizi de sayarsak, Japonya'daki performanslarımızdan beri bir kaç yıldır sürüyor. Çok duygusal hissediyorum. Bu Japonya’daki ilk büyük albümümüz olduğu için, yeniden baştan başlıyormuşuz gibi hissettiriyor… Sanki başladığımız yere dönmüşüz gibi. Bence bu çok hoş bir his. Singledaki “Come On” parçası bizim hard rock’ı ilk denememiz oldu. Bazıları “Bu metal mi?” diye soruyor (gülüyor). Böyle bir beste denemek istedik!

YH: Şarkı hard rock’a yakın. Daha önce yaptığımızdan farklı bir tarz denemek bence harika. Bu tür şarkılar var; ama aynı zamanda “Blue Sky” gibi bir pop şarkı da var. Bu albümdeki her bir şarkı birbirinden farklı; bu Ipodunuzda sevdiğiniz (farklı) sanatçıları dinlemek gibi.

-Anlıyorum. Sevdiğiniz şarkıları karışık moda, türlerini göz önüne almadan, dinlemek gibi.

YH: Evet, aynen öyle. Şarkıların çeşitliliği dinleyenleri “Bu grubun tarzı ne?” diye meraklandırabilir. Sanırım bizim “tarzımız” bu.

MH: Bu bizim Japonya’daki büyük çıkışımızdan sonraki ilk büyük albüm olduğu için, singleları yayınlamaktan daha farklı hissettiriyor. Birinci ve ikinci singleları yayınladığımızda, adım adım ilerliyormuşuz gibi geliyordu. Ama bu albüm tek seferde atlamışız gibi hissettiriyor. Müziksel olarak olduğu gibi, başka açılardan da çok yol kat ettik.

JS: Evet. Çok farklı şarkılar denedik. Özellikle, “Time is Over” benim için çok zorlayıcıydı. Bu CNBLUE şarkıları arasında en çok bas bölümleri içeren şarkı.

JH: Duririririri~!

JS: Durururururu~!

YH: hey you don’t know me (hey beni tanımıyorsun)…Durururururu~ Duriduriduri~!

-Bunun yazıda çıkacağını sanmıyorum (gülüyor).

JS: Lütfen az önce söylediğimiz her şeyi kelimelere dökün (gülüyor). Bas gitarın kulağa çok gelmesinin havalı olacağını düşündük. Bu yüzden şarkıda pentatonik dizi kullandık.

YH: “In My Head”e kıyasla, “Time is Over”’ın “rock”tan daha geleneksel bir ritmi var. Yakalayıp, kendine çeken ve ayrıca pop müzik unsurları içeren bir şarkı. Son single'larımızda çoğunlukla rock parçalar olsa da, ben biraz daha farklı, daha hafif şarkılar denemek istedim. Örneğin, rock müziğin içinde Coldplay gibi grupları gerçekten çok severim.

-“No More” gibi mücadele duygusunu hissettiren parçalar var. Birçok hayran bu şarkının JH ve YH’nın beraber yazdığı bir şarkı olduğu gerçeğine odaklanmış olmalı. Bu şarkıyı nasıl tamamladınız?

YH: İlk olarak, “No More” JH tarafından yazıldı.

JH: Evet. Yazmaya başladım; ama sonra kilitlendim. YH’a bu şarkıyı nasıl daha güzel bir şarkı haline getiririz, diye sordum. Hyung “Bu nasıl?” diyerek fikirlerini benimle paylaştı.

YH: Evet. İlk başta sadece gitar, bas ve bateri vardı. Duyduğum zaman, “Biraz synthesizer sesi eklersek güzel olmaz mı?” dedim ve denedim. Hemen arkasından, “Ahh! Bu harika!” diye tepki verdi. (gülüyor)

-Synthesizer’ı seviyorum çünkü bu daha önce sahip olmadığınız farklı bir tarz. Bana Earth, Wind & Fire gibi müziklere benzeyen 70’lerin diskosunu anımsatıyor (gülüyor).

YH: Ahh, evet (gülüyor). Synthesizer sesi eski moda. Son zamanlarda, Boney M’i çok sık dinliyorum.

-Anlıyorum, sen de 70-80'lerin disko müziklerini seviyorsun!

YH: Evet. Tarzlarımız ve dönemlerimiz farklı olsa da öyle (gülüyor). Ama Boney M’inki gibi duygusal melodiler, bir kere duyduktan sonra hemen hatırlanacak bir şey; bu ayrıca Maroon 5 gibi günümüz gruplarında da görülüyor. Biz de onlar gibi eski disko müziğiyle daha modern tarzı karıştırmayı seviyoruz, bu yüzden denemek istedik.

JS: Aslında, bence “No More”da bugünlerde hiçbir şarkıda bulunmayan bir sıcaklık var. Bu şarkıda olduğu gibi, JH hyung'un “alternatif” tarzıyla YH hyungun “disko” tarzı birleşince, CNBLUE’nun yeni müziğini yarattı.

-“These Days”’ın tonu R&B’deki son modaya uyuyor. Her bakımdan (belli) bir tarzının olmadığı anlaşılıyor.

JH: Bu şarkıyı eğitimdeyken yazmıştım. Melodisi R&B’ye yakın- Ben bu tarz şarkıları da severim.

YH: Biz bir “rock grubuyuz”; ama tarzımıza gelince, biz “alternatif grup” olduğumuzu düşünüyoruz. Bu yüzden şarkılarımız, rock veya R&B’ye yakın olmasına aldırmadan bir arada var olabiliyor.

JH: Evet. Albüm tamamlandığında sonuna kadar dinleyince, “Biz gerçekten değişiyoruz” diye düşündüm. Ve bu, bizim müziğe ilk başladığımızda umduğumuz şeydi. Farklı tarzda müzikler deneme çabamızdaki amacımıza bir adım daha yaklaştığımız için çok mutluyum.

YH: Ben rap, R&B, rock, soul severim. Sadece bir tarza takılıp kalmam; bu yüzden birçok farklı tarz denemek isterim.

   
-Şarkı sözlerinde de daha önce yazmadığınız ilginç ifadeler var. Örneğin; “Have a Good Night” canlı konserinizin hikayesiymiş gibi.

YH: Bu doğru. Bu şarkı bizim konser günümüzde hissettiklerimizle ilgili. Ben çok koyu espresso severim, o yüzden “Espresso double double shots" sözlerini yazdım (gülüyor). Ondan sonra , “Acoustic, Electric guitars (Akustik, Elektronik gitarlar)”, “bass and drum (bas ve bateri)”, ve hayranların “great cheers” (muhteşem tezahuratları) sözlerini yazdım. Bunlar canlı performanslarımızın vazgeçilmez unsurları.

- Anlıyorum. Sevdiğin her şeyi sözlere koymuşsun (gülüyor).

YH: Evet(gülüyor). Wake Up şarkısında en sevdiğim grup Bon Jovi ve Oasis’i ekledim. Eğer dikkat eder ve o detayları fark ederseniz, bence çok ilginç şeyler bulacaksınız.

-O zaman… Varsayalım ki sözlere istediğiniz herhangi bir şeyi ekleyebilseniz, ne hakkında yazardınız?

JH: Benimkiler aynısı olurdu. Bon Jovi ve Oasis’in çok büyük hayranıyım. Bir de Eric Clapton?

YH: (Wake Up’ın melodisini söylüyor) you can’t be Eric Clapton, John Mayer~(Eric Clapton ve John Mayer olamazsın)

JH: Evet (gülüyor). John Mayer da harika!

YH: (JS’e doğru) Mr. Big?

JS: Güzel. Mr. Big’i gerçekten çok seviyorum; ama yemeği de eklemek istiyorum. Kahve veya ramen.

-Sözlerde “ramen” mi? (gülüyor)

JS: Ben biraz Hakata rameni istiyorum~ Bu olmayacak, değil mi?(gülüyor)

MH: (Gülüyor) Bu şarkıya bağlı. Benim için bahsettiğimiz şey Maroon 5 olurdu.

-Hadi canlı performanslarınızdan bahsedelim. Sahneye çıkmadan önce gergin olmalısınız, değil mi?

JH: Herkes çok geriliyor; ama ben hiç gergin olmuyorum (gülüyor). Canlı performanstan 5 dakika öncesine kadar uyuyorum, ondan sonra sesimi ısıtıyorum.

-(Gülüyor) Performanstan 5 dakika öncesine kadar uyuyor musun? Tam konser öncesine kadar?

JH: Evet (gülüyor). Konserden önce kısa bir uyku vücudumu rahatlatıyor. Bu benim sırrım gibi bir şey.

-JH uyurken siz üçünüz inanılmaz bir şekilde geriliyorsunuz (gülüyor).

YH: İçimizden en çok MH gergin oluyor (gülüyor).

JH: Gerçekten ÇOK geriliyor (gülüyor).

MH: (Gülüyor) Evet… (midesine bastırarak) performansımız yaklaştıkça çok sessizleşiyorum ve kalp atışlarım hızlanmaya başlıyor.

JS: Ben de gergin oluyorum. Ama çok rahat olduğumda sırtım ağrımaya başlıyor (gülüyor). Belki de gerginliğim bitince, kafam rahatlıyordur.

-Bunun sebebi vücudunun dürüst olmasını.

YH: Doğru. Ama bu olduğu zaman, ben kendimi sahnede toparlıyorum. ”AAHHHHHH~!!!!" diye olabildiğince bağırıyorum.

JS: Sesini kaybetmemeye dikkat et (gülüyor).

-Sözlerini yazarken üzerinde etki bırakan başka şarkılar da var mı?

YH: “Time is Over”’ın sözlerini, Busan’a tatile gittiğimde yazmıştım. “The Avengers” filmini izledim ve ”biz de belki bir çeşit 'kahraman'ız" diye düşündüm. Sözleri yazarken şöyle düşünüyordum; biz diğerlerine filmdeki kahramanlar gibi gücümüzle yardım etmiyoruz; ama biz de bir çeşit kahraman olabiliriz; çünkü birçok insana müziğimizle güç verebiliriz.

-Yani CNBLUE müzikleriyle güç veren kahramanlar olmak istiyor… Bu şarkı sizin asıl isteklerinizi taşıyor o zaman.

YH: Bu doğru. Hem o hem de tatilim sırasında konser vermeyi özledim. Sözlerde olduğu gibi “Everyone waits for me now (Herkes şimdi beni bekliyor)” , bizi bekleyen insanlar olmalı. Sizin cevaplarınıza özlem duyarak yazdım.

-Konusu açılmışken, sonbahardaki Arena Tur’la ilgili beklentileriniz neler?


YH: Arena Turunu gerçekleştirecek olmamız bile büyük bir onur. Bu yüzden size çok iyi konser verebilmek için şimdiye kadar çalıştığımızdan daha çok çalışacağız.

MH: Bunun için, özenli bir şekilde hazırlanmak ve pişman olmadan performans sergilemek istiyorum. Sahnede hiç pişman olmamak için bütün performanslarımın üzerine titremek istiyorum

JS: Hiroshima ve Shizuoka’da ilk defa konser vereceğiz, bu yüzden sabırsızlıkla bekliyorum. Saitama Super Arena da “Bir gün orada konser vermek isterim” dediğim sahnelerden biri. Bu yüzden nihayet orada olacağımız için çok mutluyum.

JH: Kayıt boyunca, şarkı söylemek ve enstrüman çalmak konusunda yeni şeyler öğrendik. Ama canlı performanslar.. bu bir çeşit hayat dersi? Şu anki durumumuzun açıkça konserler sırasında belli olduğunu hissediyorum; bir yıl öncesine göre ne kadar farklı olduğumuzu ve yıllar geçtikçe ne kadar ilerleme kaydettiğimizi anlıyorum. İlerlemeye devam etmek için turdan önce birçok şey öğrenmek istiyorum. 

Röportajın 2. kısmı için tıklayın: Bölüm 2

*Blogdan yazı çıkarmak ve alıntı yapmak yasaktır.

Kaynak / Source: @CNBLUEtheBand 
Scan cr: @nuromianchaochi
Çeviri: CNBuSrang @TurkishBoice
Düzenleme: cg208 @TurkishBoice

2 yorum:

diğer albümlerden farkı ne oluyor ilk büyük albüm olması dışında yani diğerleride albüm ama???

Şirket çatısı altında çıkardıkları ilk büyük albüm(full albüm) olduğu için büyük çıkış olarak adlandırılıyor.:)

Yorum Gönderme