İMZA KAMPANYASI

(Araştırma Yazısı) CNBLUE nasıl oluştu? Ve Japonya'daki Hayatları

CNBLUE'nun bugünlere gelebilmek için yaşadıkları...

"Seul Konserine Prinç Çelengi Gönderdik!

CNBLUE'nun ailelerinin de katılmış olduğu 2013 CNBLUE Seul Konseri'ne Turkish Boice olarak pirinç çelengi gönderdik!

CNBLUE, ABU TV MÜZİK FESTİVALİ KAPSAMINDA İSTANBULDA PERFORMANS SERGİLEDİ

CNBLUE'nun 28 Ekim'deki ABU sahnesindeki performansı Kore haberlerine konu oldu^^

[DUYURU] Turkish Boice Ekibi Görsel Düzenleme Sorumlusu Arıyor!!!

Ayrıntılar ve başvuru için..

Boice Ne Demektir?

CNBLUE hayranlarına neden "Boice" denildiğini hiç merak ettiniz mi? Öyleyse bu yazıyı okumalısınız.

(Eleştiri Yazısı) Rock Grubu CNBLUE - Editörün Notları


Geçen sene, Aralık 2011 COUNTDOWN JAPONYA'ya katılan (*admin not: CNBLUE, Countdown Japan festivaline katılan ilk yabancı grup olmuştu) 4 kişilik Koreli grup CNBLUE, Saitama Super Arena’da 9 konserlik ilk turlarını tamamladı. İzlediğim konser, cumartesi performansıydı; kendilerini geliştirmelerine resmen hayran kaldım.

Geçen sene gördüğüm Yoyogi 1. Kapalı Spor Salonu konserinde, konser tamamen rock ağırlıklı olmasıyla dopdoluyken; sahnedeki insanların bir rock grubu mu yoksa idol mü olduklarından emin değilmiş; hangisi oldukları konusunda şüpheliymiş gibi hissettirmişti. Ama birkaç gün önce gördüğüm canlı performansta, böyle bir şey hiç yoktu.

Kendilerinin "rock grubu" olmasının farkındalığını ve özgüvenini hissettirdiler, bu seslerinin inandırıcılığıyla alakalı... Her şeyden öte, dinlettikleri her seste, özgürlüklerinin daha da arttığını hissettim.

Yakın zamanda yayınlanan ilk büyük Japonca albümleri “Code Name Blue” ile Oricon Haftalık Müzik Listesi’nde 1 numaraya ulaştılar. Pop ve rock türleri yönünde yaptığı değişimlerle iddiasını gösteren bu zengin ve önemli albüm, canlı performanslarda daha da ön plana çıkan şarkılarla dolu.

Böylece etkisi arttığı gibi, ilk şarkıları da çok geniş bir ifade çeşidiyle daha güçlüydü. Şüphesiz enerji ve popülaritesiyle kocaman arenaya liderlik ettikleri güçlü yol, kendi başına kuşkusuz büyük bir gösteriydi.

Bu yıl çok fazla bireysel etkinlik yapmaları sebebiyle müzik kariyerlerinde bir sınırlama olsa da, böyle bir durum onların bir grup olarak yeni bir sürece girmelerine izin vererek aralarındaki bağı güçlendirmiş gibi gözüküyordu. Bu turdaki en iyi performanslarına şahit olduğumu düşünüyorum.

(Nakamura)

*Blogdan yazı çıkarmak ve alıntı yapmak yasaktır.

Kaynak/English trans. by: @cnbluetheband
Çeviri: @CNBuSrang @TurkishBoice
Düzenleme: Depps1004 & cage208 @TurkishBoice

(Video Çevirisi) CNBLUE Music Bank Şili Mesajı



Merhaba! Biz CNBLUE'yuz.
JH: Şili'yi düşününce aklınıza ne geliyor?
YH: Şili'yi düşündüğümde... şarap? kumsal? vatoz? 
JS: Ah, ben penguenler ve plajı düşünüyorum.
MH: Benim için, Kore'den oldukça uzak ve uzun bir ülke.
JH: Ama önemli bir şeyi unuttunuz! 
YH: Nedir?
JH: Şili'yi düşündüğümüz zaman, dünyanın her yerindeki  hayranlara cesaret veriyoruz.
AHHHHH...
YH: Bu yüzden, 2 Kasım'daki Şili Music Bank için yolculuk edeceğiz!  
JS: Güney Amerika'daki hayranlarımızla ilk karşılaşmamız olacağı için çok gerginim.  
MH: O zaman...büyük beklentilerle CNBLUE'yla Şili'deki Music Bank'ı sabırsızlıkla bekleyin.
YH: Lütfen bizi büyük sabırsızlıkla bekleyin! 

*Blogdan yazı çıkarmak ve alıntı yapmak yasaktır.

İngilizce Çeviri/ English trans. by: @yongsarang
Video:   
Çeviri: cage208 @TurkishBoice

(Haber) CNBLUE üyesi Lee Jung Shin oyuncu olarak başarılı olduğunu kanıtladı.


Bas gitarist Lee Jungshin, KBS’nin hafta sonu dizisi My Daughter Seo Young’da maknea 'Kang Sung Jae' rolünü oynuyor. Dizinin önceki haftaki bölümünde, gözyaşlarıyla izleyenleri etkilemeyi başardı.

Yayınlanan bölümde Jung Shin; ağabeyi Woo Jae (Lee Sang Yoon) tarafından hayal kırıklığına uğrayan annesini rahatlattı.

Jung Shin; annesinin (Kim Hye Ok) önünde diz çöktü ve şöyle dedi: “Anne, ben yanındayım. Ölene kadar seni hep birinci sırada tutacağım. Seni sevdiğim kadar seveceğim hiç kimseyle tanışmayacağım. Bir kız arkadaşım olur ve sen onu onaylamazsan, onu hayatımdan çıkaracağım!”

Cevap olarak, gözyaşlarını tutamayan annesi ona yalan söylememesini söyledi. Annesini izlerken Sung Jae’nin de gözlerinden yaş geldi. Sonunda, Jung Shin ağlayarak, “Senden daha fazla seveceğim bir kadınla tanışacağımı sanmıyorum” dedi ve izleyenleri çok etkiledi.



Bu bölümde, Jung Shin takım elbiseyle ağabeyi Woo Jae ve özel hocası Seo Young (Lee Bo Young)’un düğününe katılırken görülüyor.

*Blogdan yazı çıkarmak ve alıntı yapmak yasaktır.

Kaynak/Source: @allkpop & kpopstarz
Çeviri: @CNBuSrang @TurkishBoice

(Haber) Jung Yong Hwa’nın şarkısı Amerika Haberinde Fon Müziği Olarak Kullanıldı

Jung Yong Hwa’nın kendi yazdığı şarkı Amerikan haber programında kullanıldı.



23 Ekim’de WPSD Local 6 sabah haberlerinde, sabah kahvesini tanıtırken, Yong Hwa’nın şarkısı “Have a Good Night” fon müziği olarak kullanıldı.


Şarkının sözleri programla çok uyumluydu: “Espresso double double shots. I, I will not sleep tonight. Tomorrow is a holiday. Espresso double double shots. I think I will stop to drink.(*Ekspreso double double shots. Ben, ben bu gece uyumayacağım. Yarın tatil. Ekspreso double double shots. Sanırım, içmeyi bırakacağım.)” Sunucu şöyle diyor: “Şu anda çalan şarkı CNBLUE’dan Have a Good Night.”

Bu parça CNBLUE’nun 29 Ağustos’ta yayınlanan Japonca albümleri CODE NAME BLUE’dan bir şarkı. Şarkının söz ve müziği lider Jung Yong Hwa’ya ait. Bu albüm yayınlandığı ilk hafta 44,000 kopya sattı ve Oricon Haftalık Müzik Listesi’nde birinci sıraya yerleşti.

WPSD Local 6, Kentucky, Illinois, Missouri, Tennessee, Arkansas  ve diğer şehirlerde yayınlanan ünlü bir haber programıdır.

*Blogdan yazı çıkarmak ve alıntı yapmak yasaktır.

Kaynak/Source: @kpopstarz 
Video Cr: HongSTARismylife
Çeviri: @CNBuSrang @TurkishBoice

(Haber) Oyuncu Lee Misook: "Kadınların koruyucusu CNBLUE üyesi Lee Jong Hyun’la birlikte oynamak istiyorum."



Oyuncu Lee Misook; Lee Jong Hyun’a karşı olan ilgilisini açıkladı.

29 Ekim’de JTBC’nin yeni dizisi "Can’t We Get Married?"in ilk yayınından önce oyuncu Lee Misook SBS Power FM’de “Choi Hwajung’s Power Time” programına konuk oldu. Lee Misook, aynı zamanda dizide en iyi arkadaşını canlandıran Choi Hwajung’un sunduğu radyo programı boyunca rahat ve samimiydi.


“Kiminle, bir melodramda oynamak isterdin?” sorusuna Lee Misook, “A Gentleman’s Dignity dizisinde Jang Donggun’ın oğlu olan CNBLUE üyesi Lee Jong Hyun’la oynamak isterim. Daha önce oyunculuğunu görmedim. Fakat onu bir eğlence programında izledim ve hikayesini anlatırken kadınını iyi koruyabilecek biri gibi, çok erkeksi görünüyordu. O ayrıca idol sanatçı olarak da iyi bir izlenim bırakıyor, bu yüzden bir dizide onunla oynamak hoş olurdu.” diye yanıt verdi.

Ayrıca Lee Misook, idol grup BEAST’in müziğini sevdiğini ve en sevdiği şarkının “On Rainy Days” olduğunu açıkladı.

Ayrıca sarhoşken kibar bir kadına dönüştüğünü ve çok çalışırken en şirin haline büründüğünü itiraf etti.

Ç/N: Aktristi tanımayanlar için, “Cinderella’s Stepsister” dizisinde, Lee Misook üvey anne rolündeydi.

*Blogdan yazı çıkarmak ve alıntı yapmak yasaktır.

Kaynak/Source: @cnbluestorm
Çeviri: CNBuSrang @TurkishBoice

(Haber) CNBLUE üyesi Lee Jung Shin, My Daughter SeoYoung’da Kang Min Hyuk'a Dönüştü

CNBLUE üyesi Lee Jung Shin, yakın zamanda KBS’nin My Daughter SeoYoung dizisinde Kang Min Hyuk’a dönüşerek izleyenleri güldürdü.

28 Ekim’deki bölümde My Daughter SeoYoung, Lee Jung Shin’i oyuncu olma hayalini gerçekleştirmek için çalışan Kang Sung Jae rolünde gösterdi.


Sahnede, Lee Jung Shin ezberinden iki kişi arasında geçen bir konuşmayı tekrarlıyor: “Bunu yapabileceğimizi sanmıyorum, Se Kwang. Ayrılalım” ve “O zaman bana bir ayrılık öpücüğü ver.”

Bu iki repliğin KBS’nin Unexpected You dizisinde, oyuncu Oh Yeon Seo ve Kang Min Hyuk arasında geçen bir konuşma olduğu ortaya çıktı.

Bu sahneyi izleyen seyirciler şöyle yorum yaptı: “My Daughter SeoYoung izlerken çok güldüm.”, “Lee Jung Shin, tam bir Kang Min Hyuk” ve “My Daughter SeoYoung’un bir komedi olduğunu fark etmemiştim.”

Bölümün yayınlandığı gün, My Daughter SeoYoung dizisi %33.3 reyting aldı.

*Blogdan yazı çıkarmak ve alıntı yapmak yasaktır.

Kaynak/Source: @enewsworld
Çeviri: CNBuSrang @TurkishBoice

Komedyen Song Euni, FNC’nin Aile Dergisi’nden ipucu veriyor


@saru337 (Song Euni): Şirketimiz (FNC)’in Aile Dergisi fotoğraf çekim günü… Gizlice bakıyorum, bu benim (kendime) hediyem! Hehe

Ç/N: Song Euni FNC Entertaintment’a yakın zamanda katılan ünlü bir komedyen. Bir kere Min Hyuk’un ideal erkek tipi olduğunu söylemişti. Sizce fotoğraftakiler kim? Bence Min Hyuk ve Jong Hyun! 

*Blogdan yazı çıkarmak ve alıntı yapmak yasaktır.

Kaynak/English Trans. by: fizzy @cnbluestorm
Çeviri: CNBuSrang @TurkishBoice

AOA üyesi Seol Hyun, My Daughter SeoYoung’da Jung Shin’in Kız Arkadaşı Rolünde Oynayacak



AOA üyesi Seol Hyun, My Daughter SeoYoung’un oyuncu kadrosuna katıldı.

Seol Hyun, CNBLUE üyesi Jung Shin’in kız arkadaşı  'Seo Eun Soo' rolünde oynayacak.

Bu rol için seçildikten sonra, Seol Hyun şöyle dedi: “My Daughter SeoYoung’da oynayacağım için gerçekten çok mutluyum. Çünkü diziyi en başından beri izliyorum. Seçmeler boyunca çok çalıştım; çünkü bu rolü çok istiyordum ve iyi sonuçlar aldığım için gerçekten çok mutluyum. Bu benim ilk dizim olduğu için gerginim. Ama Jung Shin sunbaenim’le birlikte olacağım için güvende hissediyorum. O büyük bir güç. Çok çalışacağım ve çok prova yapacağım.”

Karakteri hakkında, “O eğlenceli ve çekici bir karakter. Onun kendine özgü bir çekiciliği var” dedi.

*Blogdan yazı çıkarmak ve alıntı yapmak yasaktır.

Kaynak/Source: @allkpop
Çeviri: CNBuSrang @TurkishBoice

(Haber) Lee Jung Shin Elle Girl Dergisi Kasım Sayısı İçin Poz Verdi



CNBLUE’nun bas gitaristi Lee Jung Shin, değişmiş halini Elle Girl’de gösterdi. Büyük beden kışlık üstler giyerek, daha kısa bir görüntüye sahip oldu.

Fotoğraf çekimlerini takip eden röportajda Lee Jung Shin, ilk oyunculuğuyla ilgili düşüncelerini paylaştı. Alçakgönüllülükle şöyle dedi: “Umarım hem CNBLUE’nun Lee Jung Shin’i hem de acemi oyuncu Lee Jung Shin olarak sevilerek halka yaklaşabilirim.” CNBLUE üyeleri hakkında soru sorulduğu zaman, Lee Jung Shin üyelerin “anipang” oyunları oynamayı sevdiğini ve birbirlerine kalp gönderdiklerini açıklarken neşelendi. “Min Hyuk’un yardımıyla, 560,000 puanlık rekora ulaşabildim. Sonuç olarak, bir haftalığına kahraman olabildim. Ama bu günlerde, yavaşça oynamayı bırakmaya başladık.”




Diğerlerinden daha iyi ne yaptığı sorulduğu zaman, Lee Jung Shin şöyle cevap verdi: “Ben her şeyi çalışarak elde ettim, doğal yeteneklerimden dolayı değil. Ancak, bir şey seçeceksem, iyi ve arkadaş canlısı bir ortam yaratabilmek derdim. Yakın arkadaşlarım, onlara güven verdiğimi söylemişti.”

Lee Jung Shin’in röportajının tamamını okumak için TIKLAYINIZ.

*Blogdan yazı çıkarmak ve alıntı yapmak yasaktır.

Kaynak/Source: soompi.com
Çeviri: @CNBuSrang @TurkishBoice


Lee Jung Shin ile Gece Yarısı Oyunu - Elle Girl Kasım Sayısında





E.G: Bugün saç stilini değiştirdin.  Kısa saçla hoş görünüyorsun. Uzun zamandır uzun saçlıydın; hiç pişmanlık duymuyor musun?


JS:  5-6 yıl önce de saçlarım kısaydı.  “My Daughter SeoYoung” dizisine başlayana kadar saçlarım çok uzundu. Köprücük kemiğimin altındaydı ve diziye başladığımda kestim. Kestiğimde hala uzun olmasına rağmen çok pişman olmuştum.

Aslında “Saçlarını kesmeni istiyorum. Bunaltıcı görünüyorsun.”  gibi yorumlar almaya başlamıştım. Kendi kendime “Tamam yakında keseceğim” diyordum. Sonunda bugün kesebildim ve mutluyum. Umarım insanlardan “Havalı görünüyorsun, iyi görünüyorsun” gibi yorumlar duyarım.

E.G: Bu yorumlar ve kötü tepkiler karşısında incinmedin mi?

JS:  Kolay kolay incinip “Ne yapacağım” diye endişelenen biri değilim. İnsanların hakkımda konuşmasını izlemeyi seviyorum. Tabi ki iyi şeyler de duyabilirim kötü şeyler de. Bunların hepsi bana olan ilginin göstergesi. Onlar için bir kurban olmak o kadar da kötü bir şey değil. (Gülüyor)

E.G: Min Hyuk ve Jong Hyun’un dizileri başarıyla biteli uzun zaman olmadı. Onlardan sonra oyunculuğa başladın, bu konuda baskı altında hissetmiyor musun?


JS:  Baskı hissedenler başroller, senarist ve personel. Bu benim ilk dizi deneyimim ve “My Daughter SeoYoung “ için bir zarara yol açmamayı diliyorum.  Ayrıca CNBLUE Lee Jung Shin'den farklı olarak TV'de herhangi bir sahneden tanınmayı umuyorum. Tabi ki oyunculuk yeteneklerimin gelişmesini de diliyorum.


E.G: Oyunculukta ilk meydan okuman, müzikten farkı ne?

JS:  Jong Hyun Hyung bir röportajında müzik ve oyunculuk aynı, çünkü ikisi de sanat demişti. Ben de ona ikisi arasındaki benzerliklerin neler olduğunu sormuştum.  Ben ikisi arasında herhangi bir benzerlik göremedim.  Müzik enstrümanları çaldığımda müzik beni ben yapar. Ama oyunculuk kendimden farklı olan bir karakteri ifade eder.

E.G: Üyeler birbirlerini izliyor gibi görünüyor, röportajlarda bile.

JS:  A Gentleman’s Dignity’den sonra Jonghyun Hyung birçok röportaj verdi. Bunların hepsini hayran sitelerinden okudum. “Ben, o ve CNBLUE çok geliştik” diye düşündüm. Aslında ben ve Jong Hyun Hyung her gün yüz yüze konuşuruz, ama hiç bu kadar utanç verici bir konuşma yapmamıştık. Ama onu utandırabilecek düşünceleri görebiliyordum. Yine de zaman zaman “Neden böyle bir şey söyledi” diye düşünsem de, bazı konularda onun gizli duygularını öğrenebildiğim için mutluydum.

E.G: Yong Hwa’nın Jung Shin’e olan sevgisi tüm hayranlar tarafından biliniyor. Siz ikiniz sürekli otellerde aynı odayı paylaşıyorsunuz.


JS: Şu an askeri hizmetini yapan kendi abim, Yong Hwa Hyung ile aynı yaşta, 1989 doğumlu. Belki bu yüzden… Ayrıca Yong Hwa Hyung ve ben benzer kişiliklere sahibiz, aynı dilden konuşuruz. Kıyafetler ya da kızlar hakkında konuşurken birbirimizle uyuşuyoruz.

Birbirimizle çok uğraşırız ve ikimiz de çok gürültücüyüz. “Bugünün hedefi Min Hyuk” sonra Min Hyuk’u rahatsız ederiz, Min Hyuk’da beni ve Yong Hwa Hyung’u kızdırır. Yong Hwa Hyung, Min Hyuk’tansa benim yanımdayken daha rahatmış gibi düşünüyorum. Ah bunu söylememeliydim. Haha her neyse birbirimize çok iyi uyuyoruz.

E.G: Öyleyse onunla (YH) kendi abinle olduğundan daha yakın değil misin?

JS: Hayır kendi abimle çok yakınız. Bu yüzden üyeler bizi kıskanır. (Jung Shin ve öz abisini) Öz abisiyle Kakao Talk’tan bu kadar mesajlaşan birini daha önce hiç görmediklerini söylüyorlar. Sanırım ben şanslıyım.  Aslında birimiz evlenene kadar birlikte yaşayabileceğimizi düşünüyordum. Ama çıkış yaptığımızdan beri ayrı yaşamaya başladım. Bu yüzden birbirimizi çok özlüyoruz, birbirimiz hakkında düşünüyor ve çok endişeleniyoruz.

E.G: Üyelerin senin odanda rahat ettiklerini duydum.


JS:  Haha odamda bir yatağa daha ihtiyacım var. Aktivitelerimden geldiğim bir gün Jong Hyun Hyung yatağımda yatıyordu, bir başka gün ise Yong Hwa Hyung.

E.G: Odan nasıl bir yer bilmek istiyorum.

JS: Sıradan bir oda.  Elbise askısı, masa, bakım ürünleri, kitaplar, CDler, bilgisayar, yatak, sehpa vs. Komik olan, üyeler odamın kışın sıcak yazın soğuk olduğunu söylüyor.

Çocukken; pahalı, Japon balığı işlemeli kalın bir battaniyemiz ve elyaf battaniyelerimiz vardı. O olmadan uyuyamazdım. Üyeler bu battaniyeye hayran kaldı ve annem Jong Hyun Hyung ve Yong Hwa Hyung’a birer tane bu bataniyeden aldı. (Gülüyor)

E.G: Bu günlerde gündemde olan konular “90’ların müziği” ve “Anipang”. İlk soru 90’larda en sevdiğin sanatçı kimdi?

JS: Jo Seong Mo ve Yoo Seung Joon.  Ayrıca ben gençken Seo Taeji’ydi. Bu şarkıları dinlediğimde ilkokul yıllarımda oynadığım bilgisayar oyunlarını hatırlıyorum. Durmadan Bugs Music’den müzik dinleyerek oyun oynardım. Şimdi eğer bu şarkıları tekrar dinlersem, hangi oyunu oynadığımı, ne düşündüğümü hatırlayabilirim.

E.G: Peki “Anipang”? Dördünüz arasında en iyi oynayan kim?


JS: Dördümüz de oynarken zorlanıyoruz. Birbirimize kalpler gönderiyoruz. Kişisel puanlarda, Min Hyuk 200.000 puanda ben ve Yong Hwa Hyung 100.000 puandayız ve Jong Hyun Hyung en zavallımız.

Başta insanların nasıl 500.000 puan yaptığını merak ediyordum ama yaptım. Büyük ekran tablet bilgisayarda Min Hyuk sol ben sağ tarafta oynadık ve 560.000 puan yaptık.  Bir hafta boyunca bir kahraman gibi hissettik ama çabuk sıkıldık.

E.G: Anlaşılan oyunlar konusunda en iyi olan Min Hyuk.

JS: Bir oyunu ilk kez oynasa bile iyidir. Play Station Futbol Oyunu el kitabını okudu ve tüm stratejilere hakim oldu. İnsanlar böyle kitapları zorlukla okur.  Sabahın köründe ne yaptığına bakmak için odasına gittiğimde “Winning 101 Nasıl Oynanır” çalıştığını gördüm. “İyi olmaktan başka şansı yok” diye düşündüm.



E.G: Diğerlerinden daha iyi yaptığın özel bir şeyler var mı?

JS: Aslında hayır, yok.  İlk anda çok iyi yapabildiğim bir şey yok, ama çalıştıktan sonra başarabilirim. Ama seçmek zorundaysam insanları eğlendiren, cesaret veren biriyim. Yakın arkadaşlarım sürekli onlara güven verdiğimi söyler.

E.G:  Dizideki karakterin “Seongjae” aptal olarak tasvir ediliyor, ama moda konusunda hayalleri var. Bu günlerde geleceğin konusunda endişelendiğin zamanlar oldu mu?

JS: Ortaokuldayken çalışmazdım, oyun oynamayı daha çok severdim. Annem bana hiç çalış demedi, hep ne yapmak istiyorsan onu yap derdi. Ailemin eğitim kuralı buydu. Ama liseye başladığımda, bunalıma girdim. Arkadaşlarım tek tek üniversite sınavlarına hazırlanmaya başlamıştı. Korktum.

O zamanlar fotoğrafçılığa başladım. Dayılarım kamera konusunda iyilerdi. Ben çocukken arkadaşlarımın sadece babaları tarafından çekilen amatör fotoğrafları vardı. Ama ben dayılarım tarafından çekilen gerçekten profesyonel fotoğraflara sahip olabiliyordum.
Lisedeyken DSLR kameralar yeni yeni çıktığında ben bir tane kullanabiliyordum ve dayımın kameralarıyla fotoğraf bile çekebiliyordum. O zamanlar fotoğraf çekilmektense, fotoğraf çekmeyi severdim.

Müzik dinlemeyi çok severdim ama hiç eğlence sektörüne girebileceğimi düşünmemiştim. Bir gün bir yarışmaya girdim ve diğerleri çıkışları için 6 yıl çalışırken, ben gece yarısı çalışmalarıyla kısa bir sürede çıkış yaptım.

E.G: Ailen sanatçı olmak istediğini duyduğunda nasıl bir tepki verdi?

JS: Hoşlarına gitti. Eskiden televizyon izlediğimizde annem sürekli “Heww~~Eğer birisi bize de fırsat tanısa çok güzel olurdu.” diye şakalar yapardı. Ben, annem için kız çocuk gibi davranan bir oğuldum. Kanepede yan yana oturur, birçok şey hakkında sohbet ederdik.

E.G: Okulda çok popüler olmalısın, hiç tek taraflı aşkın oldu mu?

JS: Tabi ki oldu. Ama uzun sürmedi. Çünkü gençtim ve çabuk aşık olup, çabuk sıkılıyordum. Lise yıllarımda bazı zamanlar bir kız arkadaşım vardı, ama çıkışımdan sonra bir ilişki için zamanım olmadı. İşimle ilgilenmekten daha çok mutlu oluyorum ve bunun hakkında düşünmek için çok meşgulüm. Tabi ki gene de hala çıkmak istiyorum.

E.G: Eğer bir ilişkin olsa partnerinden ne beklersin?

JS:  Pahalı şeyler alıp, argo konuşan olgunlaşmamış insanlardan nefret ederim. Umarım sevgilim az konuşur, böylece onu kendim eğlendirebilirim. Anlattıklarımı dikkatlice dinleyen, kibar, “olgun bir çocuk” olsa iyi olur. Ben olgunlaştığımı düşünmüyorum, ama umarım o benden daha olgun olur.

E.G: Son zamanlarda en mutlu olduğun ve en zorlandığın anlar ne zamandı?


JS: Şimdi Japonya turundayız. Konserden sonra izleyicileri selamlamak için sahnenin sağ tarafına, sol tarafına, ortasına ve ana sahneye gittiğimizde çok mutlu oluyorum. İzleyicilerin yürekten gelen alkışlarını duyduğumda mutlu oluyorum. Ayrıca oyunculuğum övüldüğünde de mutlu oluyorum.

Zorlandığım bir an yok. Her zaman, henüz yeteri kadar iyi olmadığımı düşünürüm. Biliyorum, daha yeterince iyi değilim, bu yüzden daha iyi olabilmek için çok çalışıyorum.

E.G: Çıkış yapalı 1000 gün oldu. Programınızdan sonra bir parti yapmayı düşünüyor musunuz?


JS:  Yong Hwa Hyung ve Jong Hyun Hyung Japonya’da, Osaka’dalar. Ben ve Min Hyuk programımızdan dolayı kısa süre için geri döndük. Bu günlerde ayrı kalmak zorundayız. Zaten grubumuzun sohbet odasında (*kakaotalk gibi) çok fazla sohbet ediyoruz. "Bu 1000. günümüz, Hwating!" gibi öylesine kelimeler söylemedik, yeni saç stilimi çok fazla önemsemediler. Min Hyuk bana yakıştığını söyledi ve hyunglar “Eh işte” dediler. Gülüp, onlarla yüksek sesle konuştuktan sonra enerji depoladım. Ve yeni saç stilimi kutlamak için Elle Girl’le fotoğraf çekimi yapmaktan mutluyum. (Gülüyor)



*Blogdan yazı çıkarmak ve alıntı yapmak yasaktır.

Kaynak/Source: @CNBLUESTORM
English Trans. by: @saturnkr
Scans cr.: @paris0915
Çeviri: unDineee @Turkish Boice


(Video Çevirisi) CNBLUE'nun Japon Boice'lara Mesajı



YH: Merhaba Japon Boice'lar.

Hepsi: Biz CNBLUE'yuz.

YH: Ah~~ Arena Tur bitti.

Hepsi: Ah (alkışlar...alkışlar)

YH: Ah~~ Destekleyen herkese çok teşekkürler.

MH: Bu Arena Tur olduğu için...

YH: Geniş bir sahada harikaydı.

MH: Harikaydı.

YH: ve bir çok yerde eğlendim.

JH: Bu kadar.

YH: Nagoya neydi?

JS: Nagoya, TEBASAKI'di(Tavuk Kanatları)~~O da çok lezzetliydi.

Hepsi: TEBASAKI!!!!

YH: Niigata neydi?

JS: KOSHIHIKARI (Bir çeşit pilav)

Hepsi: KOSHIHIKARI!!! ONSEN (Acı sos!)

MH: Osaka neydi?

JS ve JH: TAKOYAKI (Ahtapot köftesi)

MH: Hiroshima neydi?

YH: OKONOMIYAKI (Krep)

JS ve JH: OKONOMIYAKI !!!

YH: Shizuoka neydi?

Hepsi: UNAGIPAI (Yılanbalıklı börek)

YH: Son olarak Saitama? GYUDON (Biftek kasesi)?

JH ve JS: GYUDON!!!

YH: Ah~~ Biz gurmelik yapmayı.... Bu yüzden bu tur....

JS: Çok mutluydum.

YH ve JH: Eğlenceliydi.

JH: Bu sizin sayenizde.

JS: Millet. 19 Aralık'ta yayınlanacağı duyurulan 4. singleımız için heyecanla bekleyin lütfen.

Hepsi: (Alkışlıyorlar.)

YH: çok- yardım eden- İyilikleriniz için minnettarım. Gelecek turda da sizi göreceğiz.

JS: Görüşmek istiyorum.

YH: Çok teşekkür ederim. Yada daha fazla!!!

Hepsi: CNBLUE.

JS: Hoşçakalın~~ Görüşmek üzere!

Teşekkürler.

Kaynak: cnblueyunaky

Çeviri: unDineee @Turkish Boice


(Haber) CNBLUE, 100,000 Hayranın Geldiği İlk Arena Turu İçin Çok Minnettar!

CNLBUE’nun ilk arena turu [CNBLUE Arena Tur 2012~COME ON] son konseri 20 Ekim cumartesi ve 21 Ekim pazar günü Saitama Super Arena’da yapıldı. Kırmızıyla aydınlatılmış sahnede, üyelerin siluetleri ekranda gösterildi ve konser “Come On” diye bağırmalarıyla başladı!

Yong Hwa, “Merhaba, biz CNBLUE. Saitama harika!! Buraya geldiğiniz için hepinize çok teşekkür ederiz!!” dedi ve Saitama Super Arena’nın kalabalığıyla duygulanarak, gelen hayranlara teşekkür etmeyi unutmadı. 

Konser devamı.. Yong Hwa piyano çalıyor ve Jong Hyun’un neredeyse fısıltıyla “Feeling” ve “These Days” balladlarını söyledi, sesleri kalabalığı yumuşak bir şekilde okşadı.

Sonra rock’ın vatanı İngiltere’deki konserlerinden “rock ruhlarını şarj etmek” ile ilgili bir konuşma geçti. “Have a Good Night” ve “Wake Up” ile ortam hızlı bir şekilde aynalı küre altında dans pistine döndü.

“Blue Sky” ve “Teardrops in the Rain” için bütün üyeler enstrümanlarını bıraktı ve uzun sahnenin en ucuna geldi, dördü sadece sesleriyle (enstrumansız) şarkıları söylediler. Kalabalık bu durum karşısında bağırarak tezahürat yaptı.

Doğaçlama şarkı yazma bölümüyle (her bölgeye ait bir özellikle ilgili şarkı yapmak) devam ettiler. Arena Turu’nun son günündeki performansta; Osaka’dan Takoyaki, Nagoya’dan Tebasaki, Niigata’dan Konshihikari’ye ek olarak üyelerin sevdiklerini söyledikleri Gyudon ve Büfelerle ilgili bütün bölgelerin yemeklerini içeren bir şarkı yaptılar. 

Jong Hyun, “Bu yıl, az müzik etkinliği yaptık. Ama müziklerimizi dinleyerek bizi beklediğiniz için bu arena turunu mümkün kıldınız. Teşekkürler” dedi ve Yong Hwa hayranlara minnettarlığını belirterek şöyle devam etti: “Son zamanlarda, eskiye göre daha çok bireysel aktiviteler yapıyoruz; ama dördümüz birden canlı performans yapınca CNBLUE olduğumuzu anlıyoruz. Hep beraber canlı performanslara devam edelim! Çok teşekkür ederiz.”

Son şarkı “Time is Over”ın başında, arka ekranda bir geri sayım çıktı.  Performansla aynı anda bitti, saatte 0 yazdı ve ana program sona erdi.

Tekrar sahneye çıkmaları için bitmeyen bağrışmaların ardından, ekranda “Break Time is Over” (Ara Bitti) yazdı ve ikinci kez sahneye çıktılar! İlk çıkış şarkıları “In My Head” ortamı daha da ısıtarak yankılandı. Üyelerin, heyecanlı kalabalığın fotoğrafını çekme girişimlerinde üyeler hayranlara mümkün oldukça yaklaşmaya çalıştı ki bu hayranları daha da çıldırttı!

Üyeler, “Code Name Blue albümü Oricon listesinde bir numara oldu. Hepsi sizin sayenizde. Çok teşekkür ederiz. Ama bu sadece başlangıç. Elimizden gelenin en iyisini yapacağız!” diye söz verdi.

Aralıksız tezahüratlar sonucu CNBLUE üçüncü kez sahneye çıktı. O zaman bile kalabalık durmadı ve CNBLUE bir kez daha sahneye çıktı. Yaklaşık 3 saatlik konserde toplam 26 şarkı söylendi. CNBLUE’nun ilk arena turu 6 şehirde toplam 9 konsere 100.000 seyircinin gelmesiyle tamamlanmış oldu.

19 Aralık'ta CNBLUE'nun dördüncü single’ı ve 23 Ocak 2013'te bu turun DVD’si [Arena Tur 2012~COME ON!!! @ SAITAMA SUPER ARENA] yayınlanacak.



*Blogdan yazı çıkarmak ve alıntı yapmak yasaktır.

Kaynak/English trans. by: @CNBLUETHEBAND
Çeviri: @CNBuSrang @TurkishBoice

(Haber) My Daughter SeoYoung’un yapımcısı JungShin’in oyunculuk ve şarkı söyleme yeteneği hakkındaki düşüncelerini açıkladı



My Daughter SeoYoung’un yapımcısı Yoo Hyun Gi, yakın zamanda CNBLUE üyesi Lee Jung Shin’in oyunculuk ve şarkı söyleme yeteneği hakkındaki gerçek düşüncelerini açıkladı.
Yapımcı, “Bir sahnede, annesine (Kim Hye Ok); Kim Min Ki’nin ‘Autumn Letter’ şarkısını söyledi. Kendi kendime şöyle düşündüm, ‘Evet, o kesinlikle CNBLUE’nun bas gitaristi.’ Şarkı söylemesi gerçekten düşündüğüm kadar iyi değildi.” diye şaka yaptı.
Ancak, daha sonra iyi şarkı söyleyememesine rağmen, Jung Shin’in oyuncu Kim Hye Ok’un kalbine dokunabildiğini açıklayarak (konuşmasına) devam etti. “Jung Shin şarkı söylediği zaman, Kim Hye Ok ağladı. Kendi kendime ‘Şarkı söyleyemeyen biri bile, bir kadının kalbine dokunabilir.’ diye düşündüm. Anladım ki bir kadını duygulandıran ve ağlatan şey yetenek değil; o anki durum ve kişinin şarkı söylemesinin ardındaki hislerdir. Erkekler bu günlerde bunu not almalılar.”
Jung Shin’in ilk oyunculuk girişimi konusunda, yapımcı samimi bir şekilde şöyle cevapladı: “Bu zamana kadar, oyunculuğunun hala oldukça garip olduğu doğru; ama oyunculuk bir gecede gelişecek bir şey değil. Eğer öyle olsaydı, herkes oyuncu olabilirdi. Ancak, Jung Shin hazırlandığı her şeyi her gün sette gösteriyor. Verilen görevlerin yarısını bile yerine getiremeyenler var; bu yüzden, Jung Shin’le gurur duyuyorum ve onu çok takdir ediyorum.”

*Blogdan yazı çıkarmak ve alıntı yapmak yasaktır.

Kaynak/Source: @CNBLUESTORM

Çeviri: @CNBuSrang @TurkishBoice

(Tweet Çeviri) Lee Jung Shin Dizideki Ailesi için Şirin Bir Serenat Yapıyor


@MyloveKBS: [My Daughter SeoYoung] Şarkıcıdan oyunculuğa geçen kişinin parlayan yeteneği! "SungJae" Lee Jung Shin, ailesinin evlilik yıl dönümü kutlaması için  <Autumn Letter> şarkısıyla serenat yapıyor.



*Blogdan yazı çıkarmak ve alıntı yapmak yasaktır.

Kaynak/Source: @CNBLUESTORM
Çeviri: @CNBuSrang @TurkishBoice

MAMA ÖDÜLLERİNDE CNBLUE'YU DESTEKLEYELİM!



Mnet Asya Müzik Ödülleri (MAMA) bu yıl 30 Kasım Cuma günü Hong Kong'da gerçekleşecek.
CNBLUE, 4 kategoride yarışıyor. Mnet'in internet sitesi üzerinden "her gün bir kez" oy verilebiliyor.

Oy kullanmak için aşağıdaki adımları takip etmeniz yeterli.

1. Aşağıdaki linke tıklayıp sağ üstten "Join"e tıklıyoruz. 

2. Adımları takip edip e-mail'e gelen onay kodunu da girerek üyeliği tamamladıktan sonra giriş yaptığımızda yine yukarıdaki adreste önümüze oy kategorileri çıkıyor. CNBLUE'nun aday olduğu kategoriler şu şekilde:


8. Best Global Group Male

10. Best OST (My Love - Lee Jong Hyun)

13. Best Band Performace

19. Song of The Year


3. Bu kategorilerde CNBLUE'ya oy veriyoruz. Fakat oylama işleminin tamamlanması için tüm kategorilerde oy kullanmamız gerekiyor. Bu yüzden kendi zevkinize göre diğer kategorilerde de oy kullandıktan sonra sağ alttaki kırmızı VOTE yazısına tıklıyoruz. Oylamamız bu şekilde kaydedilmiş oluyor.

4. Oy durumuna bakmak isterseniz bu linke tıklamanız yeterli^^
Günde bir kez oy kullanabilirsiniz.
Oylama 22 Kasım'da sona erecektir.

CNBLUE'muz için FIGHTING!!

Not: CNBLUE'nun bağlı olduğu şirketteki diğer gruplar FTISLAND, AOA ve Juniel de bazı dallarda aday gösterildi. Onları da destekleyelim^,^


(Röportaj) CNBLUE Soru & Cevap



- En son ne zaman çok ağladınız?

JS: Şimdi, esnediğim zaman gözlerimden yaş gelir.
JH: Ben ağlamayacağım.
YH: Hiçbir zaman.
MH: Ağlama sahnesi için çalıştığım zaman.


- Stresli olduğunuz zamanlarda, stresten kurtulmak için ne yaparsınız?

JS: Ya lezzetli yemekler yerim ya da uyurum.
JH: Unutmaya çalışırım.
YH: Müzik dinlerim.
MH: Unutmaya çalışırım. Bazen sevdiğim şeyler yaptığımda, bu stresi dindiriyor.


- Çok önemsediğiniz veya değer verdiğiniz şeyler nelerdir?

JS: Büyükannemin verdiği bir nazarlık ve annemin verdiği dört yapraklı yonca. 
JH: Gitar.
YH: Müzik bestelemekte kullanılan bir alet/makine.
MH: Arkadaşlarım.



- Bir kızın saç modeliyle ilgili, uzun saç mı tercih edersiniz kısa saç mı?

JS: Uzun saç.
JH: Ona yakışıyorsa, o zaman iyi.
YH: Uzun saç.
MH: O kişide iyi görünecek bir saç modeli.


*Blogdan yazı çıkarmak ve alıntı yapmak yasaktır.
Kaynak/ Source: cnbjonghyun.tumblr.com
Çeviri: @CNBuSrang @TurkishBoice
Photo Cr:  star.mk.co.tr

(Video Çeviri) Japonya Fan Kulüp Yenilenme Mesajı



YH: Japon Boice'lar merhaba

Hepsi: Biz CNBLUE'yuz.

YH: Şaşırtıcı bir şekilde, fan kulubümüz yenilenecek.

MH: Yenilenecek? 

JS: Bu harika.

YH: Teşekkürler.

MH: BOICE JAPONYA kurulduğundan bu yana 2,5 yıl geçti.

JH: Fan kulübümüze katılan herkese teşekkürler. Çok teşekkür ederim. Yenilemeden sonra, daha eğlenceli olacağını düşünüyorum. Lütfen heyecanla bekleyin.

JS: Lütfen bize destek vermeye devam edin.

YH: Evet CNBLUE'dan bu kadar. Çok teşekkürler. İyi geceler.

JH: Görüşmek üzere.

Kaynak: ketchburning
Çeviri: unDineee @TurkishBoice

(Haber) 15-16 Aralık CNBLUE Seul Konseri


CNBLUE, dördüncü yerel konserini 15-16 Aralık’ta Seul Olimpik Park’ta yer alan Handball Kapalı Spor Salonu’nda gerçekleştirecek.

FNC Entertainment şirketine göre bir yıl aradan sonra bu CNBLUE’nun yerel (Kore’deki) ilk konseri olacak. 31 Temmuz 2010’da ilk çıkışlarından 7 ay sonra yaptıkları ilk konserleri “Listen to the CNBLUE (AX Hall)”nun bütün biletleri satıldı. Aynı yıl 18 Kasım’da ikinci konserlerini “Feel the Blue (Palace Palace)” da bütün biletlerinin satıldığı başarılı bir konserdi.

Özellikle “Listen to the CNBLUE” konseri art arda bütün biletlerin satılmasıyla popülerlik kazanarak Japonya, Singapur, Hong Kong, Tayland, Tayvan ve Şangay’ı kapsayan bir Asya turu oldu.

Ek olarak, geçen yıl CNBLUE’nun “Blue Storm” turu Hong Kong (7-8 Ocak) ve Tayland (Bangkok- 25 Şubat)'da büyük ilgi gördü. Geçen Mart ayında, şirketlerinden başka bir grupla bir arada yaptıkları “FT ISLAND & CNBLUE – Stand Up by M Live” konseri Los Angles’ta Nokia Theater’da başarıyla tamamlandı. 


Ayrıca grup, geçen ay 22 Eylül’de Londra’da “CNBLUE Live in London (Indig02)” solo konserlerinde de harika bir performans sergilediler.

Şu anda, CNBLUE büyük çaptaki arena turu “CNBLUE Arena Tur 2012 ~Come On”u Japonya’nın 6 şehrindeki 9 konsere 100,000 seyirci çekerek bitiriyor; 20 ve 21 Ekim’de Saitama’daki konserle tur sona erecek. 


*Blogdan yazı çıkarmak ve alıntı yapmak yasaktır.

Kaynak/Source: @CNBLUEtheBand 
Çeviri: CNBuSrang 

Notalar ve Sözler - Bölüm 14 (FİNAL)

Önceki bölümler için tıklayınız: 1 - 2 - 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 - 10 - 11 - 12 - 13

Not: Bu hikayede gerçek kişi ve mekan isimleri geçmesine rağmen yazılan “karakterler dahil, her şey tamamen” hayal ürünüdür. Bu yüzden, lütfen SAKIN ciddiye almayın, İSMİ GEÇENLERE DÜŞMAN OLMAYIN ve sadece eğlenin. Bir de okurken aklınızdan çıkarmayın, hikayeyi 1. ağızdan yazma sebebim: FİLİZ sensin sevgili okuyucu. Sen bu hikayenin kahramanısın :)

Bölüm 14 - FİNAL



Özlemiştim. Sabah gözümü açtığımdan beri aklımda sadece o vardı. Durmadan bir şeyler yaparak düşünmemeye çalışmıştım ama… öyle çok özlemiştim ki…

Başımı masaya dayadım ve gözlerimi kapattım. Gözümü ne zaman kapatsam o karanlık sokağı görüyor, sıcaklığını hissediyordum ve o sıcacık, sevgi dolu bakışları gözümün önüne geliyordu.

FNC’nin başka bir binasına transferimi yaptırmıştım. Bulunduğum bölüm FNC’nin yeni açtığı entertainment kısmıydı. Seçmeler yapılıyor ve dizi projeleriyle ilgileniliyordu. Onu ilgilendiren bir bölüm olduğu için arada sırada Jungshin uğruyordu. Jungshin dışında hiç birini uzun süredir görmemiştim. Çeşitli bahanelerle onları kendimden uzak tutuyordum.

Minhyuk o geceden sonra pes etmemişti. Beni aramıştı, hem de defalarca. Hiç birine yanıt vermemiştim. Bir kaç kez kapıma gelmişti, açmamıştım. Sesini duyarsam, yüzünü görürsem kararımdan vazgeçmekten korkuyordum. Sadece kendimi düşünerek hareket etmek bencillikten başka bir şey olmayacaktı ve etrafımdakilere zarar verecekti.

Artık işten sonra doğruca eve gidiyordum. Yemeğimi yedikten sonra bütün akşam salonda oturuyor ve onunla geçirdiğimiz anları düşünüyordum. Geceleri, bana o gece tatlı sesiyle söylediği Star’ı kafamda canlandırarak uykuya dalıyordum.

Haberlerini alıyordum. Yapılan son birkaç fanmeetingde ve katıldıkları programlarda Minhyuk’un ne kadar sessiz ve dalgın olduğu görülse de, normalde de sakin bir insan olduğu için neyse ki fazla dikkat çekmiyordu. Ama yaptıklarım yeterli değildi. Yakınında olmak sadece kafamızı karıştıracaktı ve ona acı verecekti. Bir önceki sabah müdürün ofisine giderek Türkiye’ye dönüş işlemlerimi başlatmıştım. Ülkeme geri dönüyordum.

Bu akşam da her zamanki gibi doğruca eve gitmek için işten çıktım. Tam binadan çıkmak üzereyken uzun süredir duymadığım ve çok iyi tanıdığım bir ses arkamdan seslendi.

-Bana Japonya’dan beri yemek borcun var. O akşam senin yüzünden uzun süre aç kalmıştım. Ödemeden mi ülkene döneceksin?

Arkamı döndüğümde Jonghyun’u gördüm. Onunla kavgalarımızı bile ne çok özlemiştim. Birbirimize bakarak gülümsedik. Bir anda aklıma Minhyuk geldi. Panikle etrafa bakındım.

-Merak etme, yalnız geldim.

Demek Jonghyun her şeyi biliyordu. Utanarak başımı önüme eğdim. Yanıma gelerek yüzüme baktı. Kaşlarını çattı.

-Sen kilo vermişsin. Hem niye eskisi gibi bana dik dik bakmıyorsun? Gel benimle.

Bir general edasıyla verdiği bu emiri yerine getirmek zorundaymışım gibi hissettim ve onu takip etmeye başladım.

-Seni eskiye döndürebilmek için çok etkili iki yöntem biliyorum. Biri lezzetli, güzel bir akşam yemeği, diğeri de karaoke.


Havadan sudan ve eski günlerden konuşarak güzel bir yemek yedik. Minhyuk’un konusunu açmaktan kaçınıyordu ve ben de sormuyordum. Birbirimizle eskisi gibi uğraşıyorduk ve bir taraftan da gülmeden duramıyorduk. O karşımda gamzeli kahkahalarını atarken onu izliyordum. Birkaç gün sonra bir daha onu hiç göremeyecektim. Bana hep tersleniyor gibi dursa da, durmadan kavga etsek de, o her zaman beni koruyan, kollayan bir ağabey gibi olmuştu. Yanında olmak bana güven veriyordu. Bu duyguyu özleyecektim.

Yemekten sonra karaokeye gittik. Şarkıları hep o seçtiği ve mikrofonu bana doğru düzgün kaptırmadığı için atışıyorduk. Aslında Jonghyun’dan harika bir müzik ziyafeti çekiyordum ve hiç şikayetçi değildim.

Sanırım yorulmuştu. Sevdiği bir şarkıyı açtı ve kanepeye oturdu. Bu gece seçtiği şarkıların hepsi çok güzeldi.


Cebinden çıkardığı telefonuyla oynamaya başladı. Bir süre konuşmadan şarkıyı dinledik. Sessizliği ilk bozan Jonghyun oldu.

-Jonghoon’dan hala hoşlanıyor musun?

Onu düşünmeyi ne zaman bıraktığımı bilmiyordum. Uzun zamandır Jonghoon aklıma bile gelmemişti. Japonya’dan sonra nerdeyse birbirimizi hiç görmemiştik ve aramamıştık. Jonghyun bunları kafasını sallayarak dinledi.

-Peki ya sen? Chanmi’yle aranız nasıl?

Jonghyun güldü.

-Chanmi’yle arkadaş olarak kalmaya karar verdik. Zaten şu anda tek istediğim yeni besteler yapmak ve gitar çalışmak. Yonghwa hyung’a da elimden geldiğince yardım etmeliyim. Kendisine çok yükleniyor ve bu konuda hiç birimizi dinlemiyor. Hatta şu anda gelip benimle olmak istediğini söylesen, seni bile reddederdim.

Bu kadar açık konuşması beni şaşırtmıştı. Yüzüne baktım. Çok ciddi, kararlı ve huzurlu görünüyordu. Onu böyle huzurlu görmek beni mutlu etmişti.

-Senden bir şey isteyebilir miyim? Ülkeme dönmeden önceki son isteğim olduğu için itiraz etmeden yapmak zorundasın.

Jonghyun merakla bana bakıyordu.

-Minhyuk… Yuna ondan gerçekten çok hoşlanıyor. Minhyuk’u mutlu edeceğinden eminim ve ona güveniyorum. Bir araya gelmeleri için elinden geleni yapacağına söz ver.

Jonghyun kısa bir süre bana baktı ve kahkaha attı.

-Minhyuk’la aranızda geçenleri az çok biliyorum. Minhyuk hiç birimize bir şey anlatmadı. Ama bir süre önce Yuna neden böyle olduğunu ona söyletmeyi başarmış. Beni sana Yuna gönderdi zaten. Minhyuk’la ikinizi bir araya getirmeden geri dönersem gitarımı camdan atmakla tehdit etti beni.

Şaşkınlığımı yenmem ve söylediklerini tam olarak anlamam için biraz zaman geçmesi gerekti. Jonghyun bir şey söylememi beklemeden tekrar konuştu.

-Az önce Minhyuk’a mesaj attım. Buraya geliyor.

Oturduğum yerden sıçrayarak kapıya doğru yürüdüm.

-Bunu yapmamalıydın!

Jonghyun peşimden geldi ve yolumu kesti. Dik dik yüzüme baktı.

-Minhyuk gelene kadar eğer bu kapıdan çıkmaya kalkarsan judo hareketlerimi üstünde deneyeceğime emin olabilirsin.

Kanepeye döndüm. Ellerimle yüzümü kapatarak oturdum ve düşünmeye başladım. Kafam karmakarışıktı. Bir süre sonra Minhyuk kapıdan nefes nefese girdi. Jonghyun gülerek ikimize baktı.

-Kapının dışında olacağım. Eğer bu kapıdan el ele çıkmazsanız elimden kurtulamazsınız. Gitarım tehlikede.

Tekrar güldü ve dışarı çıktı.

Minhyuk’la ne söyleyeceğimizi bilemeden birbirimize bakıyorduk.

-Ülkene döneceğini duydum.

-Evet, zamanı gelmişti.

Araya uzun bir sessizlik daha girdi.

-Gitmeni istemiyorum.

Yerinden kalkarak yanıma oturdu.

-Sevdiğim bir söz var. “Hiçbir şey yapmadan pişman olmaktansa yaptığım bir şey için pişman olmayı tercih ederim.” Filiz, benimle kalarak denemelisin. Çok düşündüm. Hayranlarımdan çekiniyorsan hiç kimseye söylemeyiz. Lütfen yanımda kal.

Ellerimi tutmuştu. Sıcacık ellerini hissetmek tüm direncimi kırmıştı. Gülümsedim.

-Minhyuk, sevdiğin söz Boys Over Flowers dizisinden, farkında mısın? Beni şaşırtıyorsun.

İkimiz de gülmeye başladık. Başımı omzuna yasladım.

-Yani bu kalıyorsun anlamına mı geliyor?

Gözlerimi kapatıp başımı salladım. Onun için her şeye hazırdım. Yanındayken hiçbir şeyden korkmuyordum.

*** 

Sahnedelerdi. Gene muhteşem bir konser oluyordu. Bense gözlerimi alamadan sadece Minhyuk’u izliyordum.


Daha uzun yıllarca onu buradan baterisinin başında izlemek istiyordum. Hatta saçları beyazlamış bir dede olana kadar…

Birlikteliğimizi kimseye duyurmamıştık. Çok az insan biliyordu. Sebebi hayranlarından korkmam değildi. Minhyuk’un gelebilecek olumsuz tepkilerle üzülmesini ya da hayran kaybetmesini istemediğim için bu kararı vermiştim.

*** 

Konserden sonra gülerek kulise geldiler. Minhyuk yanıma geldi ve kolunu omzuma attı.

-Bir sonraki sefere havlunu bana atacaksın. Başka bir hayranının almasını istemiyorum.

Birbirimize bakarak güldük. Beni alnımdan öptü.

Yonghwa’nın neşeli sesini duyunca o tarafa döndük.

-Konser sonrası fotoğraf zamanı!

Duvarın önüne dizildiler ve fotoğraflarını çektim.


Jonghyun: Bir dahaki sefere Jungshin’in yanında durmayacağım. En azından biraz eğilseydin.

Jungshin: Fotoğrafı tweet atarken ne yazalım?

Yonghwa: Bana bırakın, ben yazarım.

Minhyuk: Gelen cevapları okumak en sevdiğimiz şeylerden biri. Çok eğlenceli oluyor.

Ben: Gelen cevaplardan Türkçe ve İngilizce olanları size çevirmemi ister misiniz?

Hepsi: Evet!!!
-SON-

***

SONSÖZ 
  
Bu son sözü yazmayı istememin bazı sebepleri var. Biri, onları yakından takip eden BOICE'ların da fark ettiği gibi hikayede onlara ait çok fazla gerçek unsur bulunması. Ama aranızda Boice olmayan ve grubu yeni tanımaya başlayanlar olduğunu duydum. Bu yüzden açıklama gereği duyuyorum.

Gerçek unsurlar:
 2. bölümün sonundaki Yonghwa'nın otomatik kapıyla yaptığı sihir numarasını hatırlıyor musunuz? Onu gerçekten yaptı. Jungshin'in dizisinin ilk çekim gününde. :) Birbirlerinin kıyafetlerini giymeleri, Yonghwa ve Jonghyun'un iç çamaşırlarını gerçekte de paylaşmaları, Jonghyun'un gerçekte de sadece iç çamaşırıyla uyuması, birbirlerine kardeş kadar yakın olmaları ve sorun ne olursa olsun hemen konuşarak çözmeleri, Yonghwa'nın gece gündüz deli gibi çalışması, Minhyuk'un kavga esnasında anlattığım tekmesi (5 mayıs 2012 Seul fanmeetinginde yaptı), Jonghyun'un portakal suyu sevmesi, Yonghwa'nın Justin Timberlake dinlemekten hoşlanması, Jonghyun'un aklına geleni çoğu zaman düşünmeden söylemesi, dobralığı, inatçılığı, Jonghyun'un sokak performansı yaptıkları günleri özlemesi ve hep gülümseyerek anlatması, sevdiği kişiye daha önce bir röportajda şarkı söyleyerek itirafta bulunacağını söylemesi, yemek seçmesi, ama aynı zamanda yemek yemeyi çok sevmesi, kareli gömlekleri, bereleri (ve bölüm 10'da başlardaki konuşmalar kendi sözleri, daha önceki bir röportajından aklımda kalmış), judo yeteneği, SHINee Jonghyun'la olan dostluğu,  Jonghyun'un karaokeyi çok sevmesi ve mikrofonu kimseye kaptırmaması, Snow Flower şarkısını sevmesi, gitarına düşkünlüğü ve Jungshin'in boyunu kıskanması, içlerinde en yavaş giyinenin Jonghyun olması ve bölüm 5'te bahsi geçen "herkesi nerdeyse yarım saat beklettiği twitter söyleşisi", Jonghyun'un ağzından Türkiye sözünü ilk defa duyduğumuz gün, hatırladınız mı? Gerçekten geç kalmıştı. :D Bilmeyenler tıklayarak okuyabilir.
Unuttuğum vardır mutlaka, şu an aklıma bunlar geldi. Tüm bunlar hikayede gerçek olan şeyler.

Gerçek olmayanlardan sadece önemli olanlara değineceğim:
AOA FNC'nin yeni kız grubu. Çıktıkları günden beri takip ediyorum ve hikayedeki gibi bir durumun içinde olmaları imkansız. Çünkü yeni oldukları için kendileri çok çalışıyorlar ve aynı zamanda şirketin onların üstünde büyük baskısı var. Hasta halleriyle bile çalışmaya devam ettiklerine dair birkaç röportaj okudum.

Ama en önemlisi: JONGHYUN
O bir bayana, hatta kimseye böyle kaba davranmaz, çok nazik ve düşünceli biridir.
Size küçük bir örnek göstereceğim. Lütfen buraya tıklayın.

Baştan beri aklımdaki kişi Minhyuk'tu, ama bildiğiniz gibi Jonghyun hayranlığım var, ve ne kadar denesem de yazarken aklımdan çıkmadığından ve hikaye için bana bol miktarda malzeme verdiğinden odağı ister istemez ona kaydırarak kafanızı karıştırdığımı biliyorum.

Ve bir de, umarım Minhyuk biaslar bana kızmamıştır.^^

Ayrıca, bilmeyen varsa, en sonda paylaştığım fotoğraftaki dövmeler sahte, bugünkü konserde oyun olsun diye yaptılar. :)

Hikayemi okuyan herkese teşekkür ederim. 
Biraz da olsa sizi gülümsetebildiysem ne mutlu bana.^^

cage