İMZA KAMPANYASI

(Video Çeviri) Başkan Han Seung Ho Röportajı



(02.45 ~ 03.06)
Sunucu: Ne zaman başladınız?
Han: 7 yıl önce şirketi kurdum. FTISLAND’ın çıktığı yıl, şirketi yeni kurmuştum.
Müziğe başlayalı uzun zaman oldu. Lise birden beri şarkı çalıp besteliyordum, sonra da şirketi kurdum.

(05.30 ~ 06.36)
Han: Besteci olarak çalışırken, Japonya’ya giderdim. Özellikle band müzik konusunda ülkemizin geride olduğunu fark ettim.
Çocuklar, dansçı olmak için sistematik dans dersleri alabiliyorlardı. Ben müziğe bir band olarak başladım. Ben ana vokaldim.
Şöyle düşündüm, eğer bu çocuklara müzik aletleri çalmayı öğretirsem bir band olamazlar mı? Ve ayrıca bir yıldız olarak çekicilikleri varsa, band müziği sektörü yaratabilirler diye düşündüm.
Bu basit düşünceyle başladım, sonra üyeleri toplamaya başladım.
Sunucu: Şu zamanlarda, birçok erkek bile estetik ameliyatı oluyor. Ama sizin çocukların hiçbirinin estetik ameliyatı olmadığını duydum.
Han: Hayır.
Sunucu: Gerçekten mi? CNBLUE da mı?
Han: İhtiyaçları varsa olabilirler diye düşündüm; ama hiçbirinin ihtiyacı yok. [Doğuştan güzel]

(07.06 ~ 07.24)
Han: Japonya’da band sektörü daha aktif. FTISLAND diğerlerinden daha erken oraya gitti.
Lee HongKi, Jung YongHwa ve Jang KeunSuk’un başrollerini oynadığı You’re Beautiful dizisiyle birlikte popüler oldular.

(09.31 ~ 12.30)
Han: Yaptığım şeyde band bana çok yardımcı oldu. Onlara nasıl öğreteceğimi, nasıl müzik aleti çalmalarını sağlayacağımı biliyordum. CNBLUE ve FTISLAND çıkışlarından beri, “Yapamıyorlar, yapamayacaklar.” gibi önyargıyla karşılandılar. Ama aslında, FTISLAND ikinci albümden, CNBLUE da birinci albümden beri, albüm kayıtlarında bütün müzik enstrümanlarını kendileri çaldı. Kimse onlara inanmasa da.
Hala ülkemde, önyargıyla karşılanıyorlar. Ama bunlar onların yüzleşmeleri gereken kaderleri.
İlk oldukları için, ilerlemek için bu önyargıları kırmalılar.
Sunucu: Sizinle kaç yıl eğitim gördüler?
Han: Ortalama 3-4 yıl.
Sunucu: FTISLAND o zaman daha onlu yaşlardaydı. Normalde, gençlerin band olmaktansa dans eden şarkıcılar olmak istediklerini düşünürdüm? Onları nasıl ikna ettin?
Han: Uh? Hiçbiri band olmayı reddetmedi. Hepsi, band olmayı tercih ettiklerini söyledi, bazıları enstrüman çalıyordu. Özellikle itiraf eden olmadı.
Sunucu: Kaderinle tanışmışsın. En çok yorulanlar çocuklar aslında. Onları, inanmadıkları halde kiliseye getirip götürmüşsün?
Han: FTISLAND eğitim gördüğü zaman, ben kilisemde Pazar günleri lise öğrencilerine öğretmenlik yapıyordum. Onları da götürürdüm ve diğer sınıfların öğretmenlerine onları (FTISLAND üyeleri) emanet ederdim.
Sunucu: Onlar da lise öğrencileri olduğundan.
Han: Pazar günü kiliseye giderken, onlarla beraber gittim. Belki hoşlarına gitmiyordu; ama patronları olduğum için beni takip edip yanımda duruyorlardı.
Şirketimde her Pazartesi günü ibadet yapılır. Zorunlu değil, yaklaşık 15 kişi gelir.
Jung Yong Hwa bir kere benimle kiliseme gelmişti. Sanırım Hıristiyan olma konusunda örnek aldığı kişi benim. 
Sunucu: Sadece 15 kişinin katıldığını söyledin, peki şirketinde kaç kişi var?
Han: Bağlı şirketleri de sayarsak, yaklaşık 100 kişiyiz.

(14.49 ~ 19.09)
Sunucu: FTISLAND başarılı olduktan sonra, CNBLUE daha kolay olmuştur?
Han: Gerçekten çok zor oldu. FTISLAND çıkışını yaptıktan sonra, kendi kendime hiç kibirli olmayacağım diye düşündüm; ama bu sadece bir anlıktı.
Şirketi büyütmeye başladım. Mesela Japonya’da ek şirket kurdum.
Sadece anlaşma yapıp, zaten var olan şirketle çalışabilirdim. Ama kendim kurdum ve birkaç işçi götürüp orada çalıştım.
O zaman, sürekli para kazanmak için düzenli olarak FTISLAND’ın albümlerini yayınlamalıydım; ama birkaç kere albüm yayınlama zamanını kaçırdım.
Birden bire işler zorlaşmaya başladı. Borcum 3 milyar won oldu. CNBLUE çıkış yapmadan hemen önceydi. 
Çok kötü hissettim. Bu yüzden Tanrı’ya çok dua ettim, “Kibrimi görmemi sağladın. Bir şans daha verirsen bir daha asla aç gözlü olmayacağım.”
CNBLUE’nun çıkış yapma zamanı gelmişti. Ama artık onların çıkış yapmasına izin vermemeliyim diye düşündüm ve onları Japonya’ya gönderdim. “Tanrı istemiyorsa, burada durmalıyım.” diye düşündüm.
Sonra, You’re Beautiful dizisi çıktı. Bu dizide, Jang KeunSuk, Lee HongKi, Jung YongHwa ve Park ShinHye oynadı.
YongHwa’nıın oynadığı rol boştaydı. HongKi seçilmişti bile. YongHwa’nın o rolü almasının çok iyi olacağını düşündüm.
Yönetmenle görüştüm; ama bana soğuk davrandı. “Ah, mümkün görünmüyor” diye düşündüm ve dua etmeye devam ettim.
Bir sabah, yayın kanalından bir telefon aldım, “Jung YongHwa seçildi.”
Daha sonra yönetmenden duydum, o da Hıristiyan’mış ve o da o zaman dua ediyormuş.
Benimle çok konuşursa kafasının karışacağını düşünmüş ve benden uzak durmuş.
Daha sonra senaristlerin çok itiraz ettiğini duydum. Ama yönetmen YongHwa’yı çok sevmiş.
Senaristlerin itiraz etmesinin sebebi YongHwa’nın şiveli konuşmasıydı. Ama yönetmen şivesini fark etmemiş.
Daha sonra, “Eğer bu kadar şiveli konuştuğunu bilseydim, onu seçmezdim” dedi.
Daha sonra Yonghwa ünlü oldu, bir sonraki yıl CNBLUE I’m Loner ile çıkış yaptı.
5 gün boyunca bütün listeleri alt üst ettiler, Şirketim tekrar 2-3 ay daha ayakta kalabildi.

(19.43 ~ 24.40)
Sunucu: Lütfen izleyicilere tanıt. FTISLAND ve CNBLUE kimdir?
Han: Bunu hep söylerim. FTISLAND benim ilk çocuğum; ama sanki en küçükleri onlarmış gibi hissediyorum. Bana en yakın onlar. HongKi resmi yerlerde benimle şakalaşmaktan çok hoşlanır. Çok masumlar.
CNBLUE benim ikinci oğlum; ama büyük oğlumnuş gibi güvenilir. Çok az konuşuyorlar gibi görünüyorlar.
Çıkış yaptıklarından beri şirketteki diğer sanatçılarla arkadaşlık yaptıklarını görmedim. Her zaman müzik yapıyorlar, şarkı besteliyorlar, pratik veya oyunculuk yapıyorlar.
Günümüz çocukları gibi değiller, çok doğrular.
Sunucu: Bu sebeple, sadece şarkı söylemede değil; oyunculukta da çok iyiler. Oyunculukları ne kadar iyi? Özellikle My Daughter SeoYoung dizisinde JungShin.
Han: Açıkçası, beni en çok endişelendiren JungShin’di. “Başarabilecek mi?..”
Diğer üyelerin başarılı olduğunu gördükten sonra çok çalışmış olmalı.
My Daughter SeoYoung çekilirken, Japonya’da konserleri oldu. Şans eseri uçakta JungShin’in yanına oturdum.
Senaryoyu hiç elinden düşürmedi. Ben de şöyle düşündüm: “Ah, bu kadar çok çalıştığı için, başarılı olmalı.”
Başarılı olmalarının tek sebebi yetenekli olmaları değil; ayrıca içten de olmaları.
Sunucu: Aslında eğlence sektörü, en çok zevk düşkünü yer. Böyle bir yerde, inancını kaybetmeden dua etmek zor değil mi?
Han: Bunun sebebi sanırım Tanrı’nın beni kullanması.
Aslında şarkı bestelerken veya şarkı sözü yazarken, kışkırtıcı veya sansasyonel ifadeler hiç kullanmam. Şirketimdeki bütün sanatçılar bunu bilir.
"Herkes başarısız olabilir."diye düşünüyorum. Özellikle bu eğlence dünyası çok kolayca düşebileceğin bir tuzak.
İnsanlar genelde bunun sadece duygularla dolu olduğunu, bir yere kadar hataların affedilebileceğini düşünür.  Ama şahsen ben, yetişkin insanların kendilerini daha çok kontrol edebilmeleri gerektiğine inanıyorum.
Daha genç çocuklar, başarısız da olabilirler; ama bu fikri kafalarında tutmaya çalışıyorlar. Aynı annelerin çocuklarını yetiştirirken bunu çocuklarına söylemesi gibi.
Çocuklar çok tutucu olduğunu düşünebilir. Her zorlukla karşılaştığımda dua ederim.
Sanatçılarımız herhangi bir şanssızlıkla karşılaştığımda, Tanrı’nın bu şeylerle beni sınadığını düşünürüm.
Son zamanlarda şu şekilde dua ediyorum: “Bu eğlence sektörü içinde, Nuh’un gemisi olmama izin ver.” 
Şirketimizin işlerinin içerikleri çok duygusal veya zararlı olmamalı diye düşünüyorum.

(39.52 ~42.00)
Sunucu: Sadece CCM albümleri yapmadınız. Tanrı için çok şey yaptınız. Afrika’da bir okul yaptınız?
Han: Okulun adı ‘CNBLUE Okulu’.
“Tanrı’mız iki katıyla ödüllendirendir. Yıllık gelirinizin bu kadarıyla bir okul inşa ederseniz, 400-500 çocuk yemek yiyebilir ve orası misyoner okulu olduğundan ruhlarını da kurtarmış olursunuz. Nasıl yapacaksınız? Tanrı’ya inanmıyor olmanıza rağmen, Tanrı varsa sizi iki kat kutsayacak.” dedim.
Bunu seve seve kabul ettiler ve okulu inşa ettik.
Sadece kayıtlı öğrenciler bir öğün yemek yiyebilir. Ayda bir bile yemek yiyemiyorlar. Bu sebeple, birçok insan çocuklarını okula kaydettirmek istedi.
Bu yüzden geçen sene Kasım ayında, bir bina daha yaptık.
Dua ediyorum, umarım şirketimizdeki diğer sanatçılar da dünyanın her yerinde okul inşa ederler.

(43.20 ~ 45.15)
Sunucu: Siz inancınızla CNBLUE Okulu’nu inşa ettiniz; ama diğer şirketler de “Neden biz de yapmayalım?” diye düşünerek bunu yapabilirler. Yaparlarsa, bu harika olur.
Han: Diğer şirketler öyle söyledi, “Ah, böyle bir şey mi varmış, bunu yapmalıydık!”
Biz bunu reklam amaçlı yapmadık. Umarım daha çok insan katılır.
Sunucu: Bize duygusal bir anı anlatır mısınız?
Han: Orada anaokulu ve ilkokul var. Jung Yonghwa bir okul şarkısı yaptı. Oradaki çocuklar bu şarkıya eşlik ediyorlar.
(CNBLUE okul şarkısı)
Onlar için CNBLUE şarkıcı değil. Bir şehrin CNBLUE Okulu sayesinde iyileştiğini görünce kalbim ısınıyor.

(45.32 ~ 46.03)
Sunucu: Bu yıl için planlarınız neler?
Han: Yeni sanatçılar çıkış yapacak. CNBLUE ve FTISLAND Dünya Turlarıyla meşgul olacak.
Dizi yapımcılığı da yapacağım. Umarım bunu istikrarlı bir şekilde yapabilirim.


*Siteden yazı çıkarmak ve alıntı yapmak yasaktır.

Kaynak/Source: @saturnkr
Çeviri: @CNBuSrang @TurkishBoice

1 yorum:

Alışılmışın dışında bir şeyler yapmak her zaman zordur.Bazen kızsak da, Başkan Han bu adımı atmasaydı, şimdi CNBLUE olamayacktı...
Teşekkürler!

Yorum Gönderme