İMZA KAMPANYASI

Spur Dergisi Nisan Ayı CNBLUE Röportajı


LEE JUNG SHIN

15 Eylül 1991 doğumlu, grubun bas gitaristi. Arena Turu zamanında saçını kestirdi ve bu manşet oldu. Uzun saç daha iyi olsa da ben şimdi kısa saçı tercih ediyorum. Performans esnasında bazen kafa sallama hissini özlüyorum; ama yakın gelecekte uzatmak gibi bir düşüncem yok. Modayla ilgili, en çok tamamen siyah sitili seviyorum, bir saat ya da şapka takarak bu tarzı benzersiz yapabilirim, son zamanlarda tarzım bu. Her gün yapmam gereken şey, lezzetli yemeklerin fotoğraflarını toplamak! Son zamanlarda çektiğim fotoğraflar Arena Turu zamanındaydı. Acıkınca o fotoğraflara bakacağım (Gülüyor).


-Japonya'ya geldiğinde hangi restorana kesin gidersin?

Batı yemeklerini severim. Lunch Girl dizisinden etkilendim ve Japon-Batı tarzı yemeklere ilgi duymaya başladım. Diziyi ipodumda izledim ve o tarz yemekler yemek istiyorum. Bir görevli gitmek isteyeceğim böyle bir restoranın olduğunu söyledi; ama hepimiz çok yorgun ve meşgul olduğumuz için, bu günlerde genelde yalnız gidiyorum.

-En sevdiğin Japonca kelime nedir?

"Üzgünüm." Birinden yardım isterken, bilinçsizce bu kelimeyi söylüyorum.

-Japonya'yı ziyaret ederken almak istediğin bir şey var mı?

New Era beysbol şapkası.

-En sevdiğin parfüm?

D&G light blue.

-Hayranlardan aldığın en güzel hediye?

RASQ (*pişirilmiş bir tür atıştırma), ilk defa tattım ve bana gönderildiğinde çok duygulandım.

-Son zamanlarda seni en çok şaşırtan olay nedir?

Dizi çekiminden sonra (yurda geldiğimde) "Tamam, uyumak istiyorum" diye düşündüm; ama odamın kapısını açtığımda, diğer üç üyenin benim yatağımda uyuduğunu gördüm (Gülüyor).

-Sevgilinle buluştuğunda nereye gideceksiniz?

Maske ve şapka takarak, Shibuya'dan Harajuku'ya gideriz.

-Şu an en çok istediğin şey nedir?

Son zamanlarda, erkeklerin araba ve saat istediklerini fark ettim, Nasıl hissettiklerini anlıyorum. Ben de range rover marka evoque model bir araba sürmenin nasıl bir his olduğunu görmek istiyorum.

-Issız bir adaya düşsen ne olurdu?

Minhyuk ve benim hayatta kalma becerilerim düşük olduğu için hafif bir iş yapardık, Yonghwa hyung kumsala SOS yazıp rahat rahat uzanırken Jongyhun hyung büyük ihtimalle hayvan avlardı (gülüyor).

-Nasıl bir kıyafetle uyursun?

Tamamen siyah spor şort ve tişört, bazen üyelerin bahsettiği hayranlardan gelen renkli şortlar. 


LEE JONG HYUN

15 Mayıs 1990 doğumlu, gitarist ve vokalist, küçükken Osaka ve Kyoto'da yaşadı ve en iyi Japonca konuşan üye. CNBLUE, 2012 yılında Japonya'da birçok müzik festivaline katıldı. Çıkış yapmadan önce (pre-debut) hep L'Arc~an~Ciel'in şarkısını karaokede söylerdi. Bir festivalde VAMPS lideri Hyde ile tanıştı. Pervasız bir kişiliği olduğu için, her şeyden kolay kolay etkilenmez. Spa (kaplıca) sever ve konserlerden önce kendisiyle röportaj yapılmasından hoşlanmaz. Şu an en çok yapmak istediği şey kar kayağı ve en sevdiği tatlı yoğurtlu tatlılar.



-Arena Turu'ndan en unutulmaz an hangisi?

Açık alanda kaplıca ve Niigata'daki kayan yıldızlar. Kore'de şöyle bir batıl inanç var, "Kayan yıldız gördüğünde bir dilek tutup (yıldız kayana kadar) üç kere bu dileği tekrarlarsan dileğin gerçekleşir." Ben dilek tutana kadar yıldız kaysa da bu beni çok etkiledi ve Starlit Night'ı yazmama ilham oldu.

-Seyirciler arasında en çok hangileri dikkatini çeker?

Uzun olanlar ve ellerinde havlu olanlar.

-Sahne arkasında (*kulis) en gerekli şey nedir?

Canlı performanstan önce uzanabileceğim bir koltuk (gülüyor), kulis enerji depoladığımız yer. Bizi ziyarete gelen arkadaşlarımız, kulisteki rahat ortamı görünce çok şaşırıyorlar (gülüyor).

-Japonya'ya her gelişinde mutlaka aldığın şey nedir?

Gitar kabı (kutusu), Kore'de çoğunlukla set olarak verilir, gitarsız genelde satılmaz. Sürekli bir yere gittiğimiz için çok sık gitar kutum kırılıyor, bu sefer tutacağı da kırdım; bu yüzden yeni bir tane almalıyım.

-En sevdiğin Japonca kelime veya sözcük öbeği nedir?

"Rahatsız." Sanırım farkında olmasam da çok söylüyorum.

-En sevdiğin parfüm nedir?

Blue de Channel.

-Sevgilinle randevuya çıktın, nereye gidersin?

Günlük hayattan uzak bir yere. Atina'ya ve Boracay Adası'na gitmek isterim; ama asıl gitmek istediğim yer sır!

-Bir sonraki tatilin için planın nedir?

Yakın olduğumuz çalışanlarla, kayak merkezine gitmek istiyorum; kar kayağı yapmayı planlıyoruz.

-Uyurken ne giyersin?

Sadece iç çamaşırı.

-Issız adaya düşsen ne olurdu?

Hayatta kalma becerilerime güveniyorum. Genelde yemek seçerim; ama eğer açsam ot ve hayvan yiyebilirim (gülüyor).

JUNG YONG HWA

22 Haziran 1989 doğumlu gitar ve vokalist. Bu arena turu boyunca 6 yaşından beri öğrendiği piyano becerilerini sergiledi. Fotoğraf çekimleri boyunca da çalarak diğer üyeleri piyano sesiyle büyüledi. Dördü birlikte yaşıyorlar ve o fırsat bulduğu her an beste yapıyor. Hayranlardan nasıl bir hediye istediği sorulduğunda gülümsedi ve “araba” diye cevap verdi.

Ayrıca biz Min Hyuk'la röportaj yaparken “(Min Hyuk’un) Cevabı çok basit.”diye gülerek araya girdi. Nasıl şaka yapılacağını bilmesi onun gizli cazibesi.

Artan popülerliğiyle 4 üyeli rock grubu CNBLUE. Nerede olursa olsun röportajda bile doğal görünüyorlar. Canlı performanslarda ve fotoğraf çekimleri başladığında müzik hep onlarla birlikte. Onlar "Hadi dört üye ardındaki gerçekleri bize gösterin" der gibiler.


-Geçen yılki arena turda yüz binlerce insan toplandı. Senin için en unutulmaz sahne hangisiydi?

En büyük sahne Saitama Super Arena, tutkulu atmosfer inanılmaz derecede harikaydı. Işıklar bizim üzerimizdeyken seyircileri tam olarak göremiyorduk; ama kapanınca hemen önümdeki VIP seyirci koltuklarını görebiliyordum. En dikkat çekici şey erkek izleyicilerdi. Çok değillerdi; ama tepkileri güzeldi hemen görebiliyordum.

-Sahne arkasında herhangi bir şeye ihtiyaç duyar mısın?

Kahve ve enerji içeceği.

-Hangi kelime ya da Japonca deyim seni mutlu eder?

"Yakışıklı." Muhtemelen bunu çok fazla duymadığım için. Yaşlanıyorum ve bunu şimdi daha çok duymalıyım. (gülüyor)

-Son zamanlarda diline dolanan Japonca kelime nedir?

Tur boyunca bir şive ezberledim. “Çok”un Nagoya şivesinde ifadesi DERA’dır, yılan balığı  ızgarası DERA (çok) lezzetli, bayıldım.

-Japonya’ya her geldiğinizde mutlaka aldığınız şey nedir?

Tokyo banana (*Muz şeklinde için muz kremasıyla dolu bir tatlı), Koreli bir arkadaşım önermişti.

-En sevdiğiniz parfüm nedir?

Ben Marc Jacobs ve Diptyque seviyorum, neden Min Hyuk beni övmüyor? (gülüyor)

-Sevgilinle nereye gitmek istersin?

Paris, yağmurlu sokakları severim ortama uyar. Aslında nereye gidersem gideyim yağmur götürürüm bu yüzden bana,“Yağmuru seven yağmur çocuk” derler.

-Şu an hayranlardan en çok istediğin şey ne?

Sıcak çikolata ve ayran.

-Nasıl uyursun?

Yüz üstü uyurum ve sık sık nefes alamadığım için uyanırım; ama bir türlü değiştiremiyorum.(gülüyor)

-Issız bir adaya düşersen ne olur?

Yaşam mücadelesi başar (gülüyor) ve en son hayatta kalan ben olurum tabi ki.

KANG MIN HYUK 

28 Haziran 1991 doğumlu bir baterist, geçen yıl Japonya’da Kore dostluk beysbol maçına Halyu takımın bir parçası olarak katıldı, beysbolda vuruş yapmak stresi azaltabilir, değil mi?(gülüyor) Kore’de vuruş yapmak için çok fazla yer olmadığı için bir tane bulmak oldukça zor. Beysbolu çok sevsem de genelde sadece maçları izliyorum. En çok kullandığım Japonca kelime “özel bir şey değil” sahne arkasındaki gerekli şeyler de özel bir şey değil. Eğer yağmur yağıyorsa yağmuru severim, güneşliyse o zaman güneşi severim kar için de aynı, karlı bir günse onu da severim. Bu röportajdan alıntılanmış.


-Arena turda en unutulmaz şey neydi?

Yemek yemeği en çok seven üye olarak, tur boyunca yemek yenilen yerler en ilginciydi. Nagoya’da tebasaki, Osaka’da takoyaki yedik. Her yerin kendine özel yemeği olsa da birçok yeni yere gittiğimiz için, yeni şeyler denemek harikaydı.

-Seyirciler arasında en çok hangileri dikkatini çeker?

Baterist olduğum için sürekli arkada oturuyorum, bu yüzden seyircileri görmem çok zor; ama ışıklar kapandığında gece parlayan yıldızlar gibi ışıklı çubukları görebiliyorum. Bu, beni diğer üyeleri mutlu ettiğinden daha çok mutlu ediyor. Böyle düşünüyorum.(gülüyor)

-Duyduğunda seni mutlu eden en sevdiğin Japonca kelime nedir?

“Kawaii (*Şirin)” kelimesi genelde erkekler için kullanılmaz. Kore’de “Kawaii” kelimesi erkek gibi olmayanları (feminen) yargılamak için kullanılır; bu yüzden performansta duyduğumda afalladım. Eğer (hayranlar) "yakışıklı" diye bağırırsa gerçekten mutlu olurum.

-En sevdiğin parfüm ne?

Dior Homme.

- Sevgilinle nereye gitmek istersin?

Hımm.. Rahatsız edilmekten hoşlanmayan biri olduğum için nereye gideceğimize o karar verebilir. (gülüyor) Eğer ben karar vermek zorundaysam Kore’de Jejudo’ya gidebiliriz. Sebebi çok basit, bu yurtdışına çıkmaktan daha kolay (gülüyor).

-Nasıl uyursun?

Diğer üyeler uyurken bile bateri çaldığımı söylüyor. Uyurken performans sergiliyor olabilir miyim?

-Issız bir adaya düşersen ne olur?

Jung Shin ve ben dongseng (küçük kardeşler) takımı, yiyecek bir şeyler bulmaya gideriz, hyung’lar fiziksel işleri halleder ve hepimiz hayatta kalırız.


*Siteden yazı çıkarmak ve alıntı yapmak yasaktır.

Kaynak/Source: taraleeblog
Çeviri: CNBuSrang & unDineee @TurkishBoice

0 yorum:

Yorum Gönderme