İMZA KAMPANYASI

Excite CNBLUE LADY Röportajı



-"LADY"nin 70'li yılların dans ezgilerini andıran bir melodisi var. Bu şarkıyı yazarken, bir bestekar ve şarkı sözü yazarı olarak aklında neler vardı?


YH :Lady'i bu yılın Mart - Nisan aylarında yazdım. Eski melodisi olan ama bizim tarzımıza uyan bir şarkı yapmak istedim. Bu günlerde çok fazla retro (klasik/eski) şarkıların olduğunu düşündüm ve bizim de bunu denememizi istedim.

MH : Önce iki tür ritm vardı. Bu one-key disko türü (Ç/N: 70'lerin sonunda çıkmış bir müzik tarzı); ama ikisi arasında seçim yaparken çok düşündük.



YH : Diğer versiyonun daha hard rock bir melodisi vardı.

MH : O da güzeldi; ama çalması zordu. Bence şu anki versiyonu kolay.



JS : Ama bence bu şarkı, şimdiye kadar yayınladığımız diğer şarkılarımızla kıyaslayınca farklı bir yerde. Bas gitar kaydını yaparken elimden geldiğince çok iletişim kurmaya çalıştım; ama tahmin ettiğimden daha uzun sürdü. Bu şarkı da benim için zorlayıcıydı. Kaydı yapmayı bitirince, güzelce bitirmenin tatminini yaşadım.

YH : Şarkıyı sabah 5'e kadar kaydettik.


JS : Evet, ritim gerçekten çok zordu.

JH : Daha duyar duymaz "Bu harika bir şarkı!" diye düşündüm. Önceki şarkılarımızla karşılaştırılınca farklı, şık ve trendi bir havası var. Gitar ritmi de eğlenceli. Şarkı sözleri de sıradan değil ve şarkıyla çok iyi uyuyor.

- Sözleri yazarken ne düşündün, Yonghwa? 

YH: Şarkı biraz seksi olduğu için, şarkıyı buna uyacak şekilde yazdım.

JH : Sözler aktıkça, şarkı da öyle söylenmeye başlıyor.

YH : Japonya'da yayınladığımız şarkıların çoğunun konusu "hayal" ama bu sefer farklı bir şey denedik.

-Bu sefer farklı bir şey denemeni, kendinle mücadele olarak adlandırır mısın?


YH : Mücadeleden daha çok son zamanlarda yapmak istediğim müzik türünü denemek diyebiliriz ve sonuç böyle oldu.

-Anlıyorum. Aşkın başlamasının sadece iki kelime kullanılarak karşılaştırılması etkileyici ve oldukça farklı. Uzaktan onu severken "Lady", arayı kapattıktan/yakınlaştıktan sonra "Baby " oluyor.

YH : Sizin de söylediğiniz gibi "Lady" ve "Baby" kelimeleri kafiye oluşturuyor. Şarkı sözlerini yazarken, "Diğer sözler net bir şekilde duyulmasa bile, "lady" ve "baby" sözlerini duymamak çok ilginç olmaz mıydı?" diye düşündüm. Ayrıca şarkının konusuna da uyduğunu düşündüm.


-Sence açıkça ifade edilmeden sezgisel olarak anlam taşıyan kelimeler seçmek önemli mi?

YH: Evet bu doğru!

MH : Bu şarkıyı ilk duyduğumda, "Sözler neyle ilgili yazılmış olabilir" diye düşündüm. Sözler eski şarkılarımızdan farklı ve çok ilginçti. Ve kesinlikle (sözlerin) şarkıya uyduğunu düşündüm. Yonghwa hyungun yazdığı şarkılar beni hep "Bu şarkının sözlerinde ilginç olan kısım neresi?", "Şarkının konusu ne?" diye meraklandırıyor.

-Peki bu şarkıyı bir band olarak çalarken, nasıl bir keyif alıyorsunuz?

JH : Bu şarkının harika bir melodisi var; ama vurgu guitar cutting ritmlerinde (Ç/N: guitar cutting, bir gitar çalma tekniği). Bunu çalması ilginç ve eğlenceli.


- 2. şarkı "Don't Care"de de gitar feel-good ritmiyle çalınmış. Bu şarkıyı nasıl yazdınız?

YH: Bu şarkının çok sıcak bir his verdiğini düşünüyorum. Akustik gitar çalarken ilham geldi ve hemen yazdım. Şarkıyı yapmak çok zahmetli olmadı. Ve yayınlanan versiyonu neredeyse demo (Ç/N: ilk kaydedilen versiyonu) ile aynı.

JS : Bu kolay bir şarkı; ama bence baştaki hissini değiştirmemek daha iyi olurdu. Kayıt bittikten sonra dinlediğimde, baştaki hissin aynı kaldığına sevindim.


-"I believe in myself  (Kendime güveniyorum/inanıyorum)" gibi sözler kendinle konuşuyormuşsun gibi. Özellikle, "I have my fans to support me (Beni destekleyen hayranlarım var)" sözleri Yonghwa'nın düşüncelerini dürüstçe ifade etmiş gibi.


YH : Evet, bu doğru. Şarkının sözlerini de şarkı gibi hemen yazdım.




-“Lady”de ki anahtar sözcükler ‘lady’ ve ‘baby’ idi, ama ‘ben’ ve ‘sen’ kelimelerinin anlamlarını merak ediyorum. Bunlar yalnızca iki insan arasındaki ilişkiyi gösteriyor gibi durmuyor. 

YH : Evet, doğru… Sonuçta, insanlar tek başlarına yaşamıyorlar.  Yani şarkının sözleri etrafımdakilere duyduğum  minnettarlığı ifade ediyor.


JH :Bu şarkıda akustik gitarı Yonghwa çalmıştı ve bu şarkıda elektro gitar da çalındı. Sesi farklılaştırmaya çalıştım ama pek uygun olmadı. Şarkıya bunu dahil etmeden sonlandırdık çünkü bu kısım olmadan daha iyiydi.

-Bu biraz can sıkıcı.

JH : Üzücü~  (kahkaha). Şey, bu başından beri kulağımıza hoş gelmedi bu yüzden bunu personelle hatta herkesle tartıştık, “Burası olmadan daha iyi değil mi?” ama “Hala nasıl olacağını bilmiyoruz, o zaman bunu bir deneyelim” diye düşünerek kayıt yaptım. Ve bu zaman israfı oldu. (kahkaha)

-Ama siz her zaman şarkıyı geliştirmeyi ve farklı şeyler denemeyi düşünüyorsunuz.

JH :Doğru, bu şarkı akustik daha iyi olduğu için, sonunda tamamen  akustik yaptık.

JH :Bence brass (Ç/N: pirinç veya madeni alaşımdan yapılmış çalgılar: kornet, trompet, trombon, tuba, saksafon vb.) bu şarkıda en önemli nokta. Sadece bu kısmın melodisini dinlemek bile akılda kalıcı. Şarkı gerçekten iyiydi, bu yüzden kayıt hızlı bitti. Bu da oldukça iyiydi.

YH :Özellikle bateri çok iyi oldu.

-Üçüncü şarkı olan “Monday”in reggae (Ç/N: Jamaika'ya özgü bir müzik türü. Jamaika usulü rock diye bilinir.) ögeleriyle canlı bir melodisi var. Pazartesi sabahlarının kasvetinden söz ediyor ancak tamamen sevmiyormuş gibi görünmeyişinizin bıraktığı gülünç duyguyu sevdim.

YH: Sözlerin arka planı… Bizim için şu an öyle olmasa da, ofislerde çalışan insanlar için Pazartesi günü haftanın başlangıcıdır. Bu yüzden Pazar akşamları biraz hüzünlü olurlar. Kore’de Pazar geceleri yayınlanan “Gag Concert” isminde bir eğlence programı var. Öğrenciyken o programın bitiş müziğini duyduğumda “Ah, yarın okul başlıyor.” diye düşünürdüm.

JS : Biz okuldayken durum böyleydi~

YH: Yani, o zamanlar hissettiklerimi hatırladım ve bu şarkının sözlerini yazdım.

-Sanki şarkı, cesaret verici bir şekilde, keyifsiz duyguyu neşeli bir yöne doğru çekiyor. Böyle bir etkiye sahip olmasını hedeflemiş miydiniz?

YH : Bu da kesinlikle bir parçası. “Time machine”(*zaman makinesi) söz dizisini ekleyerek “zamanlar arasında özgürce seyahat etme arzusu”nu ifade etmek istedim.

-Summer Sonic 2013 ve Rock in Japan Festival 2013’e katılımcı olarak seçildiniz. Bu konuda heyecanlı mısınız?

MH: Bu benim için büyük bir stres. Birçok grup ve dolayısıyla farklı tarzlardan birçok baterist orada olacak. “Onların arasında ne yapacağım?” diye düşünerek çok strese giriyorum. Ama, “Kendi müziğimizi göstereceğiz!” duygusuyla konsere rahat bir şekilde gitmeye çalışacağım.

YH: Sabırsızlıkla bekliyorum. Kesinlikle eğlenceli bir deneyim olacak. Şu ana kadar birçok canlı şov (konser) yaptığımız için kesinlikle iyi iş çıkaracağımızı düşünüyorum.

JH: Orada olabileceğim için mutluyum. Her zamanki gibi eğlenecek ve olabildiğince tadını çıkaracağım! Hepsi bu.

JS: Ben de eğleneceğimizi düşünüyorum. Benim Summer Sonic 2013’e hem ilk gidişim hem de ilk konuk oluşum olacağı için sabırsızlıkla bekliyorum ve mutluyum. Rock in Japan Festival 2013 bir açık hava gösterisi, değil mi? Niigata’da da açık havada performans gösterdik, açık hava şovlarının kendine özgü bir cazibesi var, bu yüzden sabırsızlanıyorum. Dördümüz birlikte sahnede olacağımız için mutluyum ve umarım birçok kişi orada müziğimizi dinledikten sonra bizim kendi konserimize de gelir.

NOT: Müzik türleriyle ilgili tüm bilgiler wikipedia'dan alınmıştır.

*Siteden çeviri çıkarmak veya alıntı yapmak yasaktır!*

Kaynak: Just JYH
Çeviri: CNBuSrang, B~yeol, Henice


0 yorum:

Yorum Gönderme