İMZA KAMPANYASI

The Star Jung Yong Hwa Röportajı



-Bir sorum var. Öncelikle siyasetçi Yong Hwa'ya sormak istiyorum. Neden ısrarla el sıkışıyorsun?
Bu küçüklüğümden beri edindiğim bir alışkanlığım. Okula gittiğimde bile arkadaşlarımla el sıkışırdım. Bilinçli olarak yaptığım bir şey değil. İyi mi kötü mü bilmiyorum ama bu bir alışkanlık.


-Sanırım bir çocukken bile cana yakın biriydin.

Sanırım öyle. Önceden şimdiye kıyasla çok daha sıcakkanlı biri olduğumu düşünüyorum.


-Bu, insanlarla ilişkini güçlendirmek için çaba harcadığından dolayı el sıkıştığın anlamına gelmiyor mu?

Evet. Öyle bir şey deniyorum. Cana yakın insanları severim. El sıkışmanın arkadaşlık ilişkilerinde rahatlatıcı bir yol olduğunu düşünüyorum. Kendi selamlaşma tarzım olarak el sıkışmaya devam edeceğim.


-Kısa süre önce Marry Him If You Dare dizisi sona erdi. Şahsen izlerken çok keyif alıyordum.

Çok pişmanlıklarım oldu ama bunun yanında birçok kazancım da oldu. Bu diziyi 2 yıllık bir aranın ardından yaptım. Baskı hissetmedim bunun yerine eğlenebildim.


-Belki de karakterin sayesinde böyle olmuştur ama diziyi izlerken Jung Yong Hwa büyümüş ve yetişkinliğe adım atmış gibi görünüyordu.

Ben de geliştiğimi düşünüyorum. Çok iyi oyunculuk yaptığım için değil ama zaman geçtikçe kameranın önünde olmaya alıştım ve çok fazla şey yaptım. Kendime 'Bunu yapabilirim' diyorum.


-Başrol oyuncusu olarak dongsenglerinin oyunculukları hakkında ne düşünüyorsun?

Açıkçası dongsenglerimin dizilerini her zaman izleyemiyorum. The Heirs'de oynayan Min Hyuk'u her zaman izleyemiyordum çünkü benim dizimle çakışıyordu. Bu yüzden ara sıra izliyordum. Ama kendim öyle bir seviyede olmadığım için onlara tavsiyeler vermiyorum. (Gülüyor) Her zaman 'İyisin' diyen biriyim bu yüzden Min Hyuk'a da iyi iş çıkardığını söyledim.


-Bir yetişkinsin, insanları överek cesaretlendirmeyi biliyorsun.

Yetişkinlikle alakası yok. 5 yıldır birlikte bu işi yaptığımız için bu doğal bir durum haline geldi.


-Hepinize bir soru! Bugün (14 Ocak) sizin Kore çıkışınızın yıl dönümü. Bundan 4 yıl öncesini hatırlıyor musunuz?

Evet. Showcase ile resmi olarak promosyonlarımıza başlamıştık. 15'inde KBS Music Bank'e çıkmıştık. O zamanlarla şimdiyi kıyasladığımızda daha rahat hissettiriyor, güzelce ortaya koymak. Geçmişte hiçbir korkum yoktu. Endişeli olmak yerine kalbim pır pır atıyordu.


-CDD111'de testin bir şeylerden saklanmak istediğini söylüyordu, bu çok şaşırtıcıydı. Halk Jung Yong Hwa'yı neşeli, canlı bir Busan erkeği olarak biliyor.

Çok fazla konuşsam da kalbimin içindekileri çok fazla anlatmam. Çok fazla düşünürüm. Belki de bu yüzden böyle bir sonuç ortaya çıkmıştır. Mesleğimin gereklilikleri yüzünden olduğumdan daha enerjik bir şekilde çalışmalıyım ve kendimle ilgili birçok şeyi saklamalıyım. Şimdi buna alıştım. Neredeyse comeback zamanımız geldiği için belki de işteki stres yüzündendir. I'm a Loner zamanında açıkçası çok fazla beklentim yoktu. Bu sadece birçok insanın karşında yaptığımız bir  gösteriydi bu yüzden herhangi bir stresim ya da korkum yoktu. Ama şimdi denesem bile stresten kaçamıyorum.


-Stresini atmak için ne yapıyorsun?

Stresin üstesinden gelmek yerine bunun bir üst seviyeye geçmek için bir gereklilik olduğunu düşünüyorum. Bunun yanında stressiz bir şekilde yaşamanın mümkünü yok. Bunu büyüme sürecim olarak görüyor ve onunla birlikte yaşıyorum.


-Belki de lider olman sana böyle düşündürüyordur? Başka bir üyenin liderlik pozisyonunu almasını istemedin mi?

Hayır, hiç değil. Lider olarak standartları düzenlemek zor bir şey değil. Ama lider olmanın zor tarafı karar verme aşaması. Her zaman kendimi anahtarları elinde tutan kişi olarak hissediyorum. Bir şey kötü olursa utanması gereken tek kişi benmişim gibi geliyor. Kafamda böyle düşünceler var. Geleceği görme kabiliyetim olsun isterdim.


-Bu muhtemelen ana vokalist, söz yazarı ve albümlerde en etkili kişi olduğun için böyle.

Doğru. Bu albümde 5-6 şarkı üzerinde çalıştım. Tatmin etme ve kalite için elbette çok çalışmalıyım. Pişman değilim çünkü sevdiğim işi yapıyorum. Elimden gelenin en iyisini yaptığım sürece pişman olmamam gerektiğini düşünüyorum. Çok çalışıyorum ve vasatın altında olsa bile onu bir kenara bırakıp gelecek sefer daha iyisini yapacağımı düşünüyorum. Ama üyelere karşı üzgün hissediyorum. Sadece benim albümüm olsa ve o kadar da iyi olmasa bir bir ne yaptığımı hesaplar ve gelecek sefer ne olacağına hazırlanırım. Ama anahtarı tutan sadece bensem ve bu sonuç hepimizi memnun etmediyse kötü hissediyorum. Ama beni her zaman mükemmel bir şekilde takip eden üyelerime minnettarım. Bir kelime bile olsa mümkün olduğunca beni cesaretlendirmeye çalışıyorlar. Bu yüzden çok sorumluluğum var.


-Yakında comeback yapıyorsunuz ve hazırlıkların son aşamasındasınız.  Bu yüzden özellikle endişeli görünüyorsunuz.

Geçen yıl I'm Sorry tanıtımını yapmak çok zordu ama bu zamana kadar ki en iyi başarıyı yakaladı. Geriye bakınca bir zamanlar en zoru o gibi hissediyorduk ama üzerinden zaman geçince artık öyle gelmedi. Bu sefer daha çok zorlandığımı düşünüyorum.





-Konuşmanın havası gittikçe ağırlaşıyor. Biraz daha eğlenceli sorulara ne dersiniz? Unutulmaz bir Sevgililer Günü yaşadınız mı?

Açıkçası ben küçüklüğümden beri Sevgililer Günü'nü, White Day'i (*Kore'de sevgililer gününden 1 ay sonra erkeklerin kutladığı bir gün) ve Papero Günü'nü özel bir gün olarak düşünmedim. White Day'de herhangi bir şey verdiğimi hatırlamıyorum ve ilişkilerde özel günleri kutlamaya çok önem vermem. Bir kız arkadaşım olursa kesinlikle kutlarım. Ama sanırım bu günlerde hep bekar olduğumdan bilinçli olarak bundan kaçıyorum. (Gülüyor) Bilmiyorum. Belki küçükken bile temkinli biriydim.


-Ciddi bir ilişkin olmadan sadece flört ettiğini mi söylüyorsun?

Hayır, öyle değil. Ama küçükken bile birçok şeyin farkındaydım. Yorucu bir karakterim var. Keskin içgüdülerim de var.


-Okulda kızlar arasında çok popüler olduğunu düşünüyordum.

Bu soruyu sık sık alıyorum. Ama gerçekten ben düşündüğünüz kadar popüler değildim. (Bir süre düşünüyor) Hayır değildim.


-Belki de insanlar popüler değildim cevabına inanmadıkları için sık sık soruyorlardır.

Bu beni çıldırtıyor. Yalan söylemek istemiyorum ama bu yalan söylüyorum gibi görünüyor olabilir. (Gülüyor)


-Bir ilişkide nasıl birisindir?

Sürekli kız arkadaşıma şakalar yaparım. Onu güldürmeye çalışırım. Dostça olan romantiklerden hoşlanırım.


-Bu sıralar çokça ünlü çiftler görüyoruz.

Böyle haberleri aldığımda imreniyorum. Ama bu demek değil ki sürekli eğlence parklarına gidip çiftleri görüyoruz ya da benzer şeyler oluyor demek değil.. Onların buluşmalarını görmesem de sorun değil. Onları sık sık görürsem kıskanırım ve yalnız hissederim. Ama şu an çok yoğun olduğum için daha az (yalnız) hissediyorum.


-Yoğunsun ve belki de üyelerle sıkı bir ilişkin olduğu için böyle hissediyorsundur.

Diğer grupları bilmiyorum ama biz evde birbirimizle çok fazla zaman geçiriyoruz. Özellikle bu günlerde albüm hazırlıklarıyla o kadar meşguldük ki yalnız hissetmeye vaktim bile olmadı. Dünya Turu programlarımızda var bu yüzden şu sıralar özellikle bir ilişkiye başlama gibi bir düşüncem yok. Zamanı geldiğinde olur. İsteyerek zamanımı boşa harcamak istemiyorum.


-Sanırım bu sayı yayınlandığında Dünya Turu'nun ortasında olacaksınız ve New York, Los Angeles, Meksika, Peru, Şili gibi ülkelere gideceksiniz. Billboard listelerinde birinci olma hayaline ulaşmak çok da uzak görünmüyor.

Kesinlikle Billboard listelerinde birinci olmak istiyorum. Bunu öylesine söylemiyorum, sadece bu tek hayalimin üzerine yürüdüğümü düşünüyorum. Doğruyu söylemek gerekirse çok da fazla hedefim yok.


-PSY geçen yıl bir dünya starı olduğuna göre imkansız bir hayal değil.

PSY sunbaenim bu yükselişi deneyimleyen örneklerden biri. Allah Billbordlar'da birinci olmama izin verse bile bu ün benim şimdi idare edebileceğimden daha fazla olacak. Geç olsa da sorun değil, bu yolda adım adım ilerlemek istiyorum. Detayları düzenlemedim bu yüzden özel bir tarihte ulaşılmalı. Hayalim yaşlandığımda, orta yaşlı biri olduğumda bile gerçek olsa sorun değil.


-Peki bundan 4 yıl sonra ne yapacaksın?

Bilmiyorum, sanırım şimdi ne yapıyorsam onu yaparım. Kişisel olarak daha azını ya da çoğunu beklemiyorum ama ne yapacağımı görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum. 4 yıl içinde 30 yaşında olacağım. Yaş konusunda endişelerim yok aksine bu büyüdüğümü gösterdiği için çok güzel.


-Sırası gelmişken Yong Hwa~shi açıkçası bugün seninle yapacağım röportajın eğlenceli şeylerle dolu olacağını düşünüyordum. Etrafımdan seninle ilgili böyle şeyler duymuştum. Ama şimdi seni gördüğümde peşin hüküm mü verdim diye merak ediyorum.

Oldukça neşeliyim, değil mi? Belki de buraya gelmeden bir masaj yaptırıp rahatladığım içindir. Bu sabah uyandığımda kendimi iyi hissetmiyordum bu yüzden masaja gittim. (Omzuna dokunarak) sürekli burada yaşayan bir kurbağa var. Tuttuğunuzda kurbağa vıraklaması gibi bir ses çıkıyor. Kurbağa ortaya çıktığında neşem de mi gidiyor? (Gülüyor) Şimdi çok rahatlamış hissediyorum, sanki sauna sonrasıymış gibi. Sırası gelmişken hayranlarımın bana hediye ettiği bir kuponum var.Gerçekten ünlü bir yerin kuponlarını bulmuşlar. Bu gerçekten çok rahatlatıcı ve güzel hissettiriyor.


-Haha bu beklenmedik bir şey. Bunu göz önünde bulunduracağım.

Lütfen "Çok ciddiye almayın.(Gülüyor)" diye yazın. Böyle röportajları seviyorum. Neşeli görünmek için çok fazla zorlamak yerine bir süre ciddi olabilirim. Bir grup çekimi yapmayalı da uzun zaman oluyor. Bugün rahat olduğum için de fotoğrafların güzel çıktığını düşünüyorum. Haha


-Son olarak söylemek istediklerin var mı?

Yeni yılda çok iyi şeyler yaşamanızı dilerim.


*Bu yazının tüm hakları turkishboice.com'a aittir. Siteden yazı çıkarmak veya alıntı yapmak kesinlikle yasaktır!*


Kaynak: Just JHY
Photo cr: as tagged
Çeviri: unDineee

0 yorum:

Yorum Gönder