İMZA KAMPANYASI

(Araştırma Yazısı) CNBLUE nasıl oluştu? Ve Japonya'daki Hayatları

CNBLUE'nun bugünlere gelebilmek için yaşadıkları...

"Seul Konserine Prinç Çelengi Gönderdik!

CNBLUE'nun ailelerinin de katılmış olduğu 2013 CNBLUE Seul Konseri'ne Turkish Boice olarak pirinç çelengi gönderdik!

CNBLUE, ABU TV MÜZİK FESTİVALİ KAPSAMINDA İSTANBULDA PERFORMANS SERGİLEDİ

CNBLUE'nun 28 Ekim'deki ABU sahnesindeki performansı Kore haberlerine konu oldu^^

CNBLUE 2016'DA HARBİYE SAHNESİNDE Mİ OLACAK?

Gelişmeleri buradan takip edebilirsiniz...

Boice Ne Demektir?

CNBLUE hayranlarına neden "Boice" denildiğini hiç merak ettiniz mi? Öyleyse bu yazıyı okumalısınız.

[Röportaj] @Star1 Dergisi Kasım 2015 - Yonghwa


CNBLUE, Zaman Hızla Uçup Gidiyor

CNBLUE için zaman çok hızlı geçiyor; çıkışlarından itibaren şu an da 6. yılları. Müzik aktiviteleri, oyunculuk, eğlence programlarına katılımları, şarkı yazımı ve yurtdışı konserleri, her şey aralıksız sürüyor. Kendi hedefleri olan ve hayallerine ulaşmak için kendi tarzlarında çaba gösteren üyeleriyle olgunlaşan CNBLUE ile buluştuk.


<Jung Yong Hwa> 

S: Yonghwa'nın sinsi gibi görünse de kendine has bir tarzı var. Görünen o ki senin caziben özellikle girişken olmakla ilgili. İnsanlarla hemen arkadaşça nasıl iletişim kurabileceğine dair bir yeteneğin var.

C: Herkese karşı iyi olmalıyız ama ben herkesle yakınlaşan bir tip değilim. Gerçekten çok yakın olduğum insanlar var da ve daha az yakın olduklarım da. Yakın olduğum kişilerle bir amaca sahip olarak yakınlaştığımı hatırlamıyorum. Bu sadece onların küçük detaylardaki değişimlerini fark ettiğim için oldu. Yani onlara saçını mı kestirdin, saçının rengini mi değiştirdin gibi sorarak. Bu dikkatli bir şekilde bazı şeyleri yakalamakta iyi olmak değil mi? Ben öyleyim. Hazır cevap bir kişiliğim var ve sadece daha önce kısa bir süreliğine görüştüğüm insanları dahi hatırlayan iyi bir hafızaya sahibim, onları çok iyi hatırlıyorum gibi davranıyorum. İnsanlar bunu sever.

S: Son zamanlarda FNC Entertainment, Yoo Jae Suk, Jung Hyung Don gibi pek çok sanatçıyı bünyesine kattı ve hızla büyüyen bir şirket haline geldi. FNC Entertainment'ın uzun süredir bir parçası olarak, şirketin bir programın olmasa dahi yine de ilgi göstermeye devam etmesi hakkında nasıl hissediyorsun?

C: Tabii ki çok iyi hissediyorum. Yeongdeungpo'daki ofisten Cheongdamdong'a taşınmak bile büyük bir adımdı. Başarının sebebi çok net olarak ben olmamama rağmen şirket iyi olursa ben de iyi şeyler ortaya çıkarırım diye düşünüyorum.

S: Eğlendirme yeteneğin çok iyi. Bunu çalıştın mı?

C: Eğlence programlarında büyük bir bir beklentim yok ve pratik de yapıyorum çünkü pratik yapmazsam bile çok iyi idare ediyorum. (Gülüyor) Ben de eğlence dünyasında yeteneğim olduğuna inanıyorum. Örneğin bir hikaye anlattım ve iyi bir tepki aldıysam çekimlerin son gününe kadar ne zaman zamanım olsa yine anlatırım. Böylece doğal olarak o ortamı korurum.

S: Eğlence dünyasına baktığında hangi ünlünün senden iyi olduğunu düşünüyorsun?

C: Şirketimizdeki tüm eğlence sektöründeki sanatçılar içinde mi? Geçmişte MBC’s <Infinite Challenge> programında yer almıştım ve o zaman 10'dan fazla konuk sanatçı vardı. Hepsi de eğlence/eğlendirme alanında müthiş yeteneklilerdi, ben rahatça konuşamamıştım bile. Özellikle de Kim Young Cheol. Hahahahaha. Konuk olduğum o gün, ünlü “Cheer up, superpower” yapıldı. Geriye bakıtığımda hâlâ eğleniyorum. Çekim setinde çok komik bir andı. Herkes uzun çekim süreci yüzünden çok yorgundu ve hiç kimse bir şey söylemek istemiyordu ama birden bire o “cheer up, superpower”dedi. Neredeyse ekipten 100 kişi gülmekten yerlere yıkıldı, Bu yetenek gerçekten ona bahşedilmiş bir hediye.

S: 'Kayak pistindeki yakışıklı çocuk' zamanından şimdiye dek, her zamanki gibi çok yakışıklısın. 

C: O kayak pistinde zaman geçirirken çekilmiş basit bir fotoğraftı. O fotoğraf sayesinde şirkete girdim ve şimdi olduğum kişiye dönüştüm. Dürüst olmak gerekirse ünlü olmak için seçmelere gelmemiştim çünkü onlar beni şirkete almak için Busan'a kadar gelmişlerdi. Ondan sonra ünlü olmaya başladım. O fotoğraf pek çok şeyin hayata geçmesini sağladı.

S: Senin selfie çekme tekniğin açık ara diğerlerinden farklı bir seviyede ve 'Selfie ustası' diye lakabın bile var. Lütfen tekniğinin sırrını bizlerle de paylaş.

C: En önemli şey ışık. Selfieyi parlak bir ortamda çekmelisiniz. En iyi yer doğal ışığın olduğu yer. Eğer ışığın olmadığı bir ortamda selfie çekecekseniz çözünürlüğü düşük tutmalısınız. O zaman başarılı bir çekim olacaktır. Eğer ortamda çok ışık varsa, selfie hangi uygulamayı kullanırsanız kullanın harika bir şekilde sonuçlanacaktır.


S: Fotoğraf çektikten sonra paylaşana kadar ne kadar süre geçiyor?

C: Bu biraz uzun sürüyor. Hahaha. Eğer iyi görünüyorsa önce Instagram'da, ardından Weibo'da ve en sonda da Twitter'da paylaşıyorum. Tüm sitelerde paylaşıyorum. Ama fotoğrafta %2'lik bir eksiklik olursa farklı yerlerde paylaşıyorum, bu fotoğraf Weibo için, bu fotoğraf Instagram için gibi. Ayrıca herhangi bir hata yapamamak için yazıları kontrol ediyorum.

S: Bu kadar zor bi iş olduğunu kimse tahmin edemezdi. Şimdiye kadar paylaştığın şeylere baktığında mutlu musun?

C: Hayır. Bazen sosyal medya hesaplarımdaki fotoğraf albümlerime baktığımda çok fazla selfie olduğunu düşünüyorum ve onları biraz azaltmalıyım diyorum. Ama yüzümden başka neyin fotoğrafını çekebilirim bilmiyorum. Diğer insanlar bazı kitapların fotoğraflarını çekip paylaşıyorlar ama neden bunu yaptıklarını hiç anlayamıyorum. Çok anlamsız. (Gülüyor) Özellikle kaktüs fotoğrafları. Dürüst olmak gerekirse ben sadece selfie paylaşmak istiyorum. Hahahaha

S: Bu yıl tek başına 27 şarkı besteledin. Bu kadar ilhamı nereden alıyorsun?

C: Ne zaman ara versem bir şarkı yazıyorum. Yazmak istediğim için yazdıklarım var ve yazmak zorunda kaldığım için yazdıklarım var. Daha çok pek dikkat çekmeyen normal şeylerden ilham alıyorum çünkü çalışma odasında oturup tasarlayarak şarkı yazılmaz. İyi sözler veya melodi aklıma etrafta eğlenirken veya makara yaparken geliyor. Öyle anlarda küçük notlar alıyorum ve böylece bir şarkı ortaya çıkıyor.

S: Bir önceki albümünüzde farklı sanatçılarla çalıştınız? Bir sonraki albümde de çalışmak istediğiniz sanatçılar var mı?

C: Hmm… Bunu şarkı yazarken belirleyeceğim. Genellikle şarkı yazarken, şarkıyla iyi uyum sağlayabilecek bir sanatçı aklıma gelir. Bunu düşündüğümde kişisel olarak o sanatçıyla iletişim kurar ve saygılı bir şekilde birlikte çalışıp çalışmak istemediğini sorarım.

S: Son zamanlarda dişlerini düzelttiğini duydum. O yamuk dişin çok çekiciydi, neden bunu düzelttirmeye karar verdin?

C: O başladığından beri ondan nefret ediyordum ve okul zamanımda bunu yaptırmak istemiştim. Ama iyi ortodontik sistem alamamıştım, arkadaşlarıma dişlerimi düzellttirdim diye göstermek de istemiyordum. Ama şimdi bunu neden o zamanlar yapmadım diye pişmanım.

S: Bu yıl çok az oyunculuk yaptın. Gelecekte oyunculukla ilgili planların neler?

C: Birkaç senaryo aldım ama bu yılın programı zaten hıncahınç dolu, bu yüzden gelecek yıl bir şeyler yapmayı planlıyorum.

S: MBC Everyone’daki <Weekly Idol>  programında kız gruplarının dansında yeteneğin olduğunu gördüm. Dans hareketlerinde ifadeleri bile yakalamışsın. Genelde buna pratik yapar mısın? 

C: Tabii ki hayır. Bunu yapmama gerek yok. Sadece izlerim ve kendi kendime dans ederim. Bu bir yetenek.

S: Bir dansçı idol de olabilirmişsin gibi gözüküyor.

C: Ben mi? Hmm... Evet sanırım bunun da altından kalkabilirdim.

S: Danslarıyla ilgini çeken herhangi bir kız grubu var mı?

A: 'İlgimi çeken' ne.... Hepsi orada. Tüm dansı yapamam tabii ki ama ana hareketleri biliyorum. Öğrenmeme gerek yok.

S: Çıkışınızdan 6 yıl sonra sonunda 'dar omuzlara sahip biri' imajından kurtuldun.

C: O zamanlar bunu duyduğumda niye insanlar beni böyle çağırıyorlar diye düşünmüştüm. Ama tanıtımlarımızın bittiği dönemde çok kilo aldım ve vücudum giderek ağırlaşınca konserlerde performans sergilemek giderek zorlaştı. O zaman egzersize başladım. Ama vücudum kendiliğinden iyi bir şekle büründü, şu anda vücudumdan memnun olduğumu söyleyemem. Çünkü son zamanlarda çok yoğun çalıştığımız için egzersiz yapamadım. Tekrar sıkı bir egzersiz programına girmeliyim. 



S: Gelecekte CNBLUE'nun ne yönde gelişmesini istiyorsun?

C:CNBLUE'nun 'cesur ve kalıcı' olmasını istiyorum. Etkinliklerimizi durdurmak istemiyorum. CNBLUE'nun kıymet verilen bir band olmasını istiyorum. Eğer bizden sonra gelen bandlere iyi bir örnek olabilirsek bu harika olur.

*Bu yazının tüm hakları turkishboice.com'a aittir. Siteden yazı çıkarmak veya alıntı yapmak kesinlikle yasaktır!*

Source: @star1
Trans: cnbluestorm
Çeviri: mcnbl





[Röportaj] OK! Magazin Kasım 2015: Kang Min Hyuk – “Gerçek Ben”


OK! : İlk solo hayran buluşman için yeterince iyi hazırlandın mı?

MH: Oldukça uzun zamandır ilk hayran buluşmam için hazırlanıyorum. Sık sık böyle buluşmalarımız oluyor. İlk buluşmama gelen insanların sadece CNBLUE bateristi Minhyuk’u görmelerini değil, ekip içinde de konusu geçen diğer yönlerimle birlikte beni tanımalarını istedim.   

OK!: Hayranların öğrenmesini en çok istediğin yönün nedir?

MH: Hayranlarımızın karşısına her zaman grupla birlikte CNBLUE bateristi olarak çıkıyorum. Ama bu Tayland’lı hayranlarımla yakınlaşabileceğim ilk seferim. Bu bir hayran buluşması olsa bile hayranlarımın benim hakkımda daha fazla şey öğrenebileceği ilk sefer.

OK! : Aktör Kang Min Hyuk ile baterist Kang Min Hyuk arasındaki fark nedir?

MH: Bateri her grup için önemli bir pozisyondur. Baterist olarak çok öne çıkmaya çalışmak yerine diğer üyeleri desteklemekten hoşlanıyorum. En önemli fark bu.  

OK!: Yani bir aktör olmak için daha ön planda durmak mı gerekli?

MH: Aktör olmanın çekici tarafı daha önce farkına varmadığım kendimle ilgili farklı şeyleri keşfetme şansımın olması. Başkalarının da beni daha iyi tanımasına olanak sağlıyor. 

OK!: Dizilerde rol almaya başladıktan sonra kendinle ilgili neler keşfettin?

MH: Oynadığım her rolde kendimle ilgili başka bir şey keşfettim. Mesela, bir rolümde sevilmeyi ilgi toplamayı seven bir çocuğu oynadım ama gerçek hayatta böyle biri değilim, nasıl ilgi toplayacağımı bilmezdim. Hayranlara bu yönümü gösterebileceğim belki de tek şansım bu.  


OK!: Gerçek hayatta insanların sempatisini dikkatini toplamaya çalışan biri değil misin gerçekten? Birazcık bile mi?

MH: Hem de hiç. 

OK!: Senin gibi tatlı ama utangaç biri… Beklenmedik erkeksi bir çekiciliğin var mı? 

MH: Bu soruya nasıl cevap vereceğimi bilmiyorum. Başkaları beni bu anlamda daha iyi değerlendirir. Cevap vermem gerekirse…en erkeksi tarafım...belki vücut çalıştığımda olabilir. 

OK!: Herşeyi aklında tutan veya herşeye bir açıklama getiren biri misindir?

MH: Herşeyi hatırlayamam ve her şeyi diğerlerine açıklayamam (gülüyor). Akışına bırakırım. Çok fazla düşünen biri değilim. Çalışırken genelde detaylara dikkatimi veririm ve dikkatle karara varırım. Ama iş sona erince “mutlu-hadi yapalım-şansıma” insanıyım.  

OK!: Uzun zaman önceki bir röportajda kötü dans ettiğin için hiçbir gece kulübüne gitmediğini söylemiştin. Hala böyle mi?  

MH: (Gülüyor) İlk defa 2012’de bir gece kulübüne gittim. İnsanlar müzik dinlemek ve dans etmek için gitmeyi sever ama ben öyle değilim. Benim için ailem ya da arkadaşlarımla arabada müziği açıp sesli olarak şarkı söylemek daha eğlenceli. 

OK!: Çoğu müzisyenin gece hayatı vardır. Sende de böyle mi?

MH: Ben de gece hayatına takıldım ama insanların düşündüğü şekilde değil. Genelde sabahtan akşama kadar çalışıyorum ve doktora gitmek ya da marketler kapanmadan 8-9’a kadar alışverişi tamamlamak gibi günlük koşuşturmacalarım oluyor. Arkadaşlarımla gece saatinde buluşabiliyorum veya ne yapmak istiyorsam gece zaman ayırabiliyorum. 

OK!: Müzik ve oyunculuk dışında öğrenmek istediğin herhangi bir şey var mı?

MH: Birçok şey var!

OK!: Yakın zamanda ne öğrenmek ilgini çekiyor? 

MH: Daha çok spor türleri…tenis veya dalış.. 

OK!: Daha önce hiç denedin mi?

MH: Hayır, daha önce hiç yapmadım. Ayrıca öğrenmek istediğim farklı müzik aletleri de var. Öğrenmek istediğim bir sürü şey var. Yeni şeyler öğrenmeyi seviyorum ama yeterli zamanım olmuyor. 

OK!: Senin tarzına uyan mutluluktan zevk alma yöntemi nedir?

MH: Uyumadan önce o gün neler yaptığımı gözden geçiririm. Eğer sıkı çalışıp o gün planladığım her şeyi tamamladıysam çok iyi hissederim. Birşeylerle uğraşmayı seviyorum. 

OK!: Rahatlamaya ihtiyaç duymuyor musun?

MH: Eskiden öyle düşünürdüm.. Ama işten sonra boş zamanım olunca yapacak hiçbir şeyim olmadığında sanki çok fazla zaman kaybediyormuşum gibi hissediyorum. 
OK!: Herkes CNBLUE’ya bakınca aranızdaki yakın ilişkiden etkileniyor. Diğer üyelerin senin için anlamını söyler misin? 

MH: Benim en yakın arkadaşlarım.. benim ailem..benim kan bağı olmayan erkek kardeşlerim gibiler.. 

OK!: Şu ara tüm üyelerin solo aktiviteleri oluyor. Tekrar bir araya geldiğinizde konuşacak birçok şey oluyor mu? 

MH: Bir araya geldiğimizde çok eğleniyoruz. Bir çok solo aktivitemiz var ama buluşup birşeyler yemek ve konuşmak için zaman yaratıyoruz genelde. Eğer grupça bir aktivitemiz varsa konuşmadan duramıyoruz. 

OK!: Konuşmalarınızın ana konusu ne oluyor?

MH: Genelde birbirimize günlük hayatımızda neler yaptığımızı anlatıyoruz. Solo aktivitelerimizden, neyle uğraştığımızdan veya yeni sanatçılarla ilgili konularda konuşuyoruz. 

OK!: Müzik dışında ortak ilgi alanlarınız var mı? 

MH: Birlikte aynı evde kalırken genelde oyun (*bilgisayarda) oynardık, basketbola giderdik veya birlikte bisiklete binerdik. Ama ayrı yaşamaya başladığımızdan beri bunları yapmaya pek fırsatımız olmuyor.  

OK!: Her birinizin bir diğerinden tamamen farklı bir özelliği var mı? 

MH: Tabi ki! Birçok şey var. Kanbağı olan ailelerde bile olur. Biz de diğerleri gibiyiz. Bazen müzik hakkında konuşuyorsak ve netleşmeyen şeyler kalıyorsa her zaman bir araya gelir ve hemen bunun üstüne konuşuruz.

OK!: En iyi danışmanın hangisi?

MH: Hepsi, tüm üyeler! İşle ilgili çoğunlukla lider olarak Yong Hwa hyung’u danışman alırım. Bir şey hakkında bilgim yoksa ve tavsiye alacak birine ihtiyacım varsa her zaman ona giderim. Günlük hayattaki bir konuda Jonghyun’a danışırım. Jungshin’se her konuda konuşabileceğim bir arkadaşımdır.  

OK!: Gelecekle ilgili şeylerden memnun musun?

MH: Hala tamamen memnun değilim. Hayatla ilgili %100 memnun olmak diye bir şey olmaz zaten. Gene de gelecekle ilgili her durum ve gelecek hayatımla ilgili her şey yolunda. Herkese minnettarım. Eğer bugün böyleysem sizlerin sayesinde. 

OK!: Hedefin nedir?

MH: Gelecekte evlendiğimizde ve çocuklarımız olduğunda… dilerim CNBLUE hala aile olarak kalır. Düşünmesi bile harika (gülümsüyor)


*Bu yazının tüm hakları turkishboice.com'a aittir. Siteden yazı çıkarmak veya alıntı yapmak kesinlikle yasaktır!*

Orj: OK! Magazine Tayland 
İng çeviri: Kelly BlueStar Boice @KellySiripoonya 
TR Çeviri: cg208 @TurkishBoice

[Röportaj] Lee Jonghyun KBOYS X SMART Moda Röportajı


 Tokyo’da çekimden önceki birkaç gün yağmur yağdı. Fotoğrafların çekildiği günse güneş çıktı. Fotoğraflar sıcak ve nemli havada çekildiği için üstünde süveter olan Jonghyun zorlanmış olmalı. Bu onun profesyonel yönünü bize gösterdi. Yüz ifadesi değişmedi ve duraksamadan çekimlere devam etti. Jonghyun gibi bir erkeğin modayla ilgili nasıl düşünceleri vardır.

-Daha önce modaya ilginiz olmadığını belirttiniz, birşeyler almak için alışverişe çıkar mısınız?

Jonghyun: Genelde yılda iki kere alışverişe çıkarım, yaz ve kış aylarında. Farklı mağazaları gezmem, alacağım her şeyi aynı mağazadan alırım (gülüyor). Bu sayede satıcı çok mutlu olur ve “sadece bir günde bu kadar çok şey alan kimse olmamıştı daha önce!” der (gülüyor). Tişört sevmediğim için değil, sadece zaman harcamayı sevmiyorum. Bu yüzden bir sezonda tek seferde 10 tişört, 10 pantolon, 10 ayakkabı alıyorum. 

-Senin için fotoğraf çekilmek zor olmalı.  Bu fotoğraf çekimi sonbahar dönemi modasına ait. Sonbaharda denemek istediğin bir tarz var mı?

Jonghyun: Açıkçası modayla ilgili belirli bir fikrim yok… (gülüyor). Bir tişörtle bir şort pantolonu eşleştiririm, özellikle beyaz tişört seviyorum. Ah, sonbahar içindi değil mi? Sonbaharda tişörte bir ceket ilave etmek iyi olur. Tam uyan pantolon giymekte iyi değilim o yüzden daha rahat etmek için ceket giymeyi tercih ediyorum. 

-Sonbahar için özellikle sahip olmak istediğin bir şey var mı?

Jonghyun: Sıcak bir mont. Kısa uzun fark etmez mont giymeyi seviyorum. Bileklere kadar uzun olanlar hoşuma gidiyor. Renk olarak koyu yeşil seviyorum; renk yeşil olsa da baktığınızda siyahmış gibi duruyor. Çok dikkat çeken dizaynlardan hoşlanmıyorum, normal bir şey yeterli.
-Tek seferde satın aldığında dizaynda faklılıklar oluyor mu? (?)

Jonghyun: Evet oluyor. Stilistim birlikte seçmek için mağazaya benimle geliyor. “Bu, bu, bu!” şeklinde oluyor. 

-Bu harika (gülüyor). Pek fırsatın olmasa da Japonya’dayken de alışveriş yapıyor musun?

Jonghyun: Bazen saat bakmaya çıkıyorum çünkü burada Kore’dekine göre daha ucuzlar. Bir iki kere buradan saat aldım.

-Yani saatleri de mi tek seferde hep birlikte aldın?

Jonghyun: Aynı şeyi saatlerde de yapmak için banka soymam lazım!! (gülüyor) Grup üyeleri alışverişe gitmeyi seviyor, ben de onlara takılıyorum.

-Toplamaktan hoşlandığın bir moda eşyası var mı?

Jonghyun: Öyle bir şey yok ama dolabıma bakınca tişörtlerden oluştuğunu görüyorsunuz. Hepsi aynı tarzda ve hepsi beyaz (gülüyor). Yaklaşık 40 civarı beyaz tişörtüm var ve hepsi aynı görünüyor. 

-Jonghyun’un bakış açısına göre CNBLUE üyeleri içinde en çok kim giyinmekten hoşlanıyor?

Jonghyun: Hepimiz hoşlanıyoruz. İçimizde buna en çok zaman ayıran Jungshin. Modaya ilgisi var.



-Bugünkü fotoğraf çekimleri nasıldı?

Jonghyun: Çok sıcak olduğu için çalışmak zordu ve üst üste birkaç şey giymem gerekti! (gülüyor) Modaya uygun giyinmiyor olsam da bence fotoğraflar oldukça iyiydi. 

*Bu yazının tüm hakları turkishboice.com'a aittir. Siteden yazı çıkarmak veya alıntı yapmak kesinlikle yasaktır!*

Orj: DNBLUE
İng Çeviri: @littlejongstar 
TR Çeviri: cg208 @TurkishBoice

(Röportaj) Nell’in vokalisti Kim Jong Wan CNBLUE’dan bahsetti


Kore’li rock grubu Nell’in vokalisti Kim Jong Wan Japonya’daki bir röportajında CNBLUE’dan bahsetti.

Röportajın CNBLUE kısmı:

-Sektörde çıkış yapan band (*grup) sayısı gün geçtikçe daha da artıyor. Sizden genç band’lerle anlaşabiliyor musunuz?

Kim: Denk gelen programlarımız sayesinde CNBLUE ile yakınlaştım. Bence grupları için oldukça fazla çaba sarf ediyorlar. Onlar da bizim gibi müzisyen ve müzik hakkında konuşmaktan hoşlanıyorlar. Enstrümanlarla ilgili bizim bile hiçbir fikrimiz olmayan bir sürü soru sordular.

-Rock festivallerindeki gruplarla CNBLUE gibi idol olarak adlandırılan grupları ayırma gibi bir durum var. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Kim: Bence hangi alanda olursa olsun eğer müzik yapmaktan hoşlanıyorsanız herkes aynıdır. Aralarındaki tek fark kullandıkları farklı piyasa yöntemleridir. Biz indie (*bağımısız grup olarak başladık. Canlı performanslarımız sayesinde insanlar tarafından tanındık. Eğer bir ajans şirketinde başlarlarsa tanınmak için televizyona çıkmak zorundalar. Çünkü Kore’de TV yayını oldukça önemlidir. TV’deki aktivitelerine odaklanan gruplar “idol” olarak adlandırılır. Canlı performans yapsalar bile televizyon yayını ortamı yüzünden izleyenlerin bunu farketmesi çok zordur.



*Bu yazının tüm hakları turkishboice.com'a aittir. Siteden yazı çıkarmak veya alıntı yapmak kesinlikle yasaktır!*


Orj link: news.kstyle 
İng çeviri: heich_ @justjyh 
TR Çeviri: cg208 @TurkishBoice
Video: Nell Turkey 

(Makale) Twitter kullanıcıları Jung Yonghwa’yı gördüğü için mutlu



Eğer bir twitter kullanıcısıysanız bu fotoğrafla karşılaşmışsınızdır. Fotoğraf Jung Yonghwa’ya ait.

Twitterı bilgisayardan bağlanmak için açtığınızda Jung Yong Hwa’nın aktör Woo Hyun ve Kim Sunyoung ile sevimli bir fotoğrafını görürsünüz. Bu Jung’un geçen seneki “3 Silahşörler” dizi çekimleri sırasında ailesini oynayan oyuncularla çekildiği fotoğraftır. Bu fotoğraf bilgisayar kullanıcılarını her zaman bir gülümsemeyle karşılar.

İlk gördüğümde Jung Yonghwa’yı gördüğüme şaşırmıştım. Çünkü Jung Yonghwa’yı twitterda takip ediyordum ve kullanıcı geçmişine göre seçilen bir fotoğraf olduğunu düşündüm. Ama MBC’nin “She was pretty” dizisindeki bir sahnede aynı fotoğrafı görünce meraklandım çünkü dizideki ekranda da Jung Yonghwa vardı! Sadece bana görünen bir şey değildi.

Aslında Jung Yonghwa’nın herkesin bilgisayarında olduğunu fark ettim. Sadece Kore’de değil, bu tüm dünyada yaşanan bir fenomendi. Twitter’a açıkça sordum: neden Jung Yonghwa’nın fotoğrafı?

Twitter yetkilisi cevap verdi, “Rastgele fotoğraflar belirliyorduk ve Jung Yonghwa’nın hanboklu (*Kore’nin geleneksel kıyafeti) ve Kore kültürü görüntüsüne sahip fotoğrafını görüp seçtik. Twitterda birçok kpop hayranı vardı ve Kore’yi kpop sanatçıları hesapları içinde bu fotoğrafın iyi temsil edeceğini düşündük. Sadece Kore’ye değil, tüm dünyaya fotoğraf servis edildi.”

*Bu yazının tüm hakları turkishboice.com'a aittir. Siteden yazı çıkarmak veya alıntı yapmak kesinlikle yasaktır!*

Orj: Park Sujung @tenasia
İng çeviri: @justjyh 
TR Çeviri: Cg208 @TurkishBoice

[10.08.2015] CNBLUE V App - Jung Yonghwa (Türkçe Altyazılı)



Çeviri: mcnbl


[03.08.2015] CNBLUE V App - Jung Yonghwa (Türkçe Altyazılı)




Çeviri: UnDineee

[WOWStar Haber] CNBLUE, ABU TV MÜZİK FESTİVALİ KAPSAMINDA İSTANBULDA PERFORMANS SERGİLEDİ




Erkek müzik grubu CNBLUE, 28 Ekim'de İstanbul'da bu yıl dördüncüsü düzenlenen ABU (Asya-Pasifik Yayın Birliği) Müzik Festivali'ne Güney Kore'den bir kısım devlet temsilcisi ile birlikte katıldı. CNBLUE hayran kulübü olan Türk Boice'lar da, grup üyelerini yakından görebilmek için Atatürk Havalimanı'nda uzun süre beklediler.

     
2012 yılında da Seul'de gerçekleştirilen ABU Müzik Festivali bu yıl Istanbul'da gerçekleşti ve 12 Asya-Pasifik ülkesini temsilen gelen sanatçılar performanslarını sergilediler. 

Performans öncesi Türkiye ulusal yayın kanalı olan TRT Müzik'te gerçekleştirilen provalar, yerel halkın büyük ilgisini çekti.

Türkiye temsilcisi ve hit şarkısı Cinderella'yı seslendiren CNBLUE izleyiciden en büyük beğeniyi topladı.

Ellerinde tuttukları ve salonu donattıkları afişler eşliğinde hayranlar, CNBLUE'nun performansı karşısında heyecanlarını ve tutkularını gizleyemediler.

Önümüzdeki yıl ABU TV Müzik Festivali Endonezya'nın başkenti Jakarta'da gerçekleşecek.

Fotoğraflar: www.turkishboice.com

*Bu yazının tüm hakları turkishboice.com'a aittir. Siteden yazı çıkarmak veya alıntı yapmak kesinlikle yasaktır!*

Haber: WOWStar
TR Çeviri: Henice @TurkishBoice 

(Hayran Anısı) Adminin Seyir Defteri ABU 2015 : CAGE

Belki bu cümleden ilerisine geçmek istemeyecekler için yazıyorum; ben festival için İstanbul’a gitmedim.

Sitede bir günlük tuttum, #cnblueistanbulda. Ama günlüğe öznel yorumumu katamazdım, o yüzden dedim ki seyir defterine dahil olmalıyım. Unutmamalıyım kafamdakileri, kalbimdekileri, ruhumdakileri. Hiçbir anı unutmamalıyım.

Özellikle onu:

“Bu sayfada isimsiz paylaşım yapmaya başlayan da kim?” diyenler, selam ben Cage admininiz, an ve an isimsiz olarak twitter ve sayfada sizinle olan bendim.

Aynı zamanda Scandal hayranıyım (ABU=benim cennetim); Japanfans’ten davetiyem vardı; gelecektim, ama son gün akşamı plan iptal oldu. Kısmet. Beni soranlar olmuş, benim de görüşmek istediğim o kadar çok kişi vardı ki. Hepsine buradan selamlar (^_^)/ 
---

Daha Kore’den uçağa biniş. Yonghwa’nın ilk tweeti, Türkçe “Merhaba, ben Kore’den geliyorum”. 
Her şey, sesler görüntüler zaman sanki su altındaymışım gibi; berrak ama net değil, yavaş çekimde ama bir saliselik, tarifsiz. Ağladım. Dile kolay, 4 yılı devirdim çoktan her nefesimi onlarla alarak; onlarla ilgili her haberi bilgiyi her notayı yudum yudum içerek; ruhumu kalbimi çelikleyen adam yazıyor, “geliyorum”, hem de Türkçe. Ağladım.

Öncesindeki yoğun hazırlıkları zaten biliyorsunuz. Çok gurur duyuyorum BOICE’larla, o afişi oraya asan, o hediyeleri alan sizin bağışlarınız; bağış yapamasa da sözleriyle ruhuyla bize desteğini gösteren, güç veren sizdiniz. 

Ama gurur duyduğum bir şey var ki o da 2 farklı sayfanın, Turkish Boice ve CNBLUE Turkey’in bu günlerde tek yumruk olarak çok sağlam bir birlikle gücünü göstermesiydi. “2 farklı sayfanın” böylesine mükemmel koordine olması, işte boiceların karakterine dair de bilmeyenlere bir ipucu olsun. Nerdeyse uyumadık. Facebook yetmedi, bir şey kaçırmayalım diye whatsapp grubu kurduk. CNBLUE Turkey sayfası, dostlarımız canlarımız diye söylemiyorum hayranlık verici bir çaba gösterdiler. Hemen şimdi hala teşekkür etmeyen varsa lütfen bu dünya tatlısı adminlerimizi ziyaret etsinler >> CNBLUE Turkey sayfası

Bulutlu ve soğuk bir günde uzun yollardan gelmeye, gece karanlığında eve dönmeye aldırmayan her iki sayfadan adminlerimizin üyelere seçtikleri hediyeler:



CNBLUE Turkey admini Purpledream’in el yazısıyla mektuplarımız: TIKLAYIN

“Cage yardım lazım olursa buradayım” mesajlarınızı da unutmayacağım. Ve en çok aklıma kazınan zamanın yıpratamadığı eski dostlarımızdan Park Shin Hye Turkey sayfası adminlerinin desteği. Destekleriyle her dakika yanımızdaydılar, bizimle gülüp bizimle ağladılar. Unutmayacağız, çok teşekkürler ^_^

Hava alanı duyuruma hala gülüyorum, 
“En tatlı şekilde karşılayalım” >>> Duyuru LINK 
Evet çok tatlıydı, tadından yiyemedik. “Asla unutamayacakları” kısmını tutturmuşum, lütfen ama. (-.-)

Bu yazıyı gelecekte okuyanlar, ne olmuştu ki diyecekler için Ottokee.com'daki çok beğendiğim yazıyı buraya da bırakayım> LINK

Bir de az daha o TRT ekranında gördüğünüz afişimizi asamayacaktık, çünkü afiş hava alanında kayboldu. Saatler sonra bulundu. Bu arada bilmeyenler için afişin tasarımı CNBLUE Turkey’den Sahrasshi adminin. Oy çokluğuyla bunu seçtik. Afiş muhteşemdi, tekrar ellerine sağlık ^_^



Ama hava alanını böyle hatırlamak istiyorum:







28.Ekim, ABU TV Şarkı Festivali günü. D-Day. 

Bizim ekip festivalde o gün. Davetiyelerini Magazine WE'den Ahmet Bey sağladı. Ahmet Bey BOICE'lar için her konuda o kadar çok çabaladı ki ne kadar teşekkür etsek az gelir. Hep yanımızdaydı, bizim için uğraştı, destek oldu. Gönülden teşekkür ederiz!

Festivale gidemediğimden sayfada kaptan koltuğunda ben varım. Mesajlar cehennem gibi. Herkes çok heyecanlı, böyle olması normal. Hepsini yanıtlamaya çalışıyorum. Gözden kaçırdıklarımız olmuş, 2 gün sonra geri dönebildik, kusura bakmasınlar. 

Hava alanı yüzünden tüm haberlerdeyiz. Utanıyorum. Üzülüyorum. 
Türkiye'de insanlar “CNBLUE kim?” diye sormaya başlıyor.
İzlerken ağladığım görüntüleri, haberleri günlüğe almaya başlıyorum. İyisiyle kötüsüyle herşey olduğu gibi günlükte olmalı. 
Önceki gün dişlerimi sıkmaktan çenem hala acıyor.

Hürriyet’in bir internet haberini gösteriyor Purpledream, “sizin siteden almışlar” diyor; mcnbl admin’in cevabı “kaynak gösterdiniz mi sayın Hürriyet yazarı?”, gülüyoruz. 

#cnblueistanbulda tagı çok eğlenceli. BOICE’ları izliyorum; hava alanı için hala kızgınız ama anın tadını da çıkarıyoruz tagda, gırgır şamata sohbet, çok tatlı bir ortam. "Oppa çebal" marka olma yolunda. Herkes gelen fotoğraflara "hey maşallah!" diye bakıyor. Sonbaharın o soğuk gününde BOICE’ların yaydığı o tatlı ılık havayı içime çekiyorum, o koşuşturmacanın her anından keyif alıyorum.

Bazı fotoğraflar önüme RTleniyor. Benim kitabımda adı “stalker” olanlara ait fotoğraflar. Paylaşmıyorum. Yıllardır onların oyuncak bebek değil, kalbi ruhu olan, üşüyen yorulan canı acıyan duyguları olan “gerçek” insanlar olduğunu anlatmaya çalıştık. Hava alanında öncesinde ekstra güvenlik talebimize rağmen engelleyemediğimiz 'insan haklarına aykırı' durum, sonrasında da farklı bir boyutta devam etmiş. Paylaşmıyorum hiçbirini, sayfamıza da karakterimize de ters şeyler. Otel görevlileri de çok zor durumda bırakılmış o yüzden. Üzücü.

TRT Müzik CNBLUE'nun prova videosunda @CNBLUE_4 ve @TurkishBoice u mentionlayarak hepimize çok tatlı bir jest yapıyor. Biz sesimizi duymuyorlar mı derken TRT'yi de mi BOICE yapmışız nedir ;)

Yayın saati yaklaşıyor. Heyecandan yerimizde duramıyoruz. Keyifle sayfada, twitterda yayını bekliyorum. Bir anda ne olduğunu anlamadan bir duygu fırtınası kopuyor içimde. Sabah 8’den itibaren an ve an size anlatmaya odaklandığımdan mıdır bilmem düşünmeye fırsat bulamadığım hisler kalbimi tüm gücüyle yumruklamaya başlıyor. 
İşte diyorum, bu anı asla unutmamalıyım. 



Dışardan, salondan fotoğraf atıyor kızlar. Magazine WE'den Ahmet Bey orda, elinde bir CNBLUE afişi var :) Elinde CNBLUE yazılı lightstick olan küçük kız çok tatlı. Aaaa!! Bizim eski dostlar da orda! NETIZENBUZZ TURKEY tatlılığı diye bir şey var :) Ve tabi ki CNBLUE olur da MINOZ TURKEY'den Dicle orda olmaz mı! Hepsi CNBLUE için ordalar, ellerinde lightstickler (^_^)

Yayın başlıyor rötarlı da olsa. Önce kırmızı halı. Boicelarla röportaja çok mutlu oluyorum. Ama kırmızı halıya bu damgasını vuruyor.




O görüntülere rağmen hala üzülmeyelim diye bizi mi düşünüyorlar? Sevgim kalbimde daha çok büyüyor.

Festival başlıyor. CNBLUE'yu en sonlara koymuşlar. Bir türlü çıkmak bilmiyor. Organizasyon çok güzel ama. TRT'yi tebrik etmeli ^_^

Performans başlıyor.
Duvara çarpmış gibi kalıyorum: Ses sisteminde sorun mu var, düşüncem. Bir anlığına performanstan kopuyorum. Geçmişten gelen bu takıntıma, hassaslığıma küfrediyorum. Mükemmeliyetçi Yonghwa’ya dikkatle bakıyorum. Sorun yok, harika götürüyor. Bu duraksamam sadece birkaç saniye sürüyor. Takılmıyorum.

Hep birlikte zamanın durduğuna tanık oluyoruz. SALON YIKILIYOR, afişimizi görüyorlar, Yonghwa parmağıyla gösteriyor,  kocaman gülüyor, öpücük atıyor, “OH MY TURKEY!” diye haykırıyor! Sadece ekrandan izliyorum ama nasıl bir heyecan. Nefes al Cage, nefes al…. Bunların hepsi gerçek ve şu anda oluyor!!! 

Sonrasına, aklımı kaçırışımın bir kısmına tweetlerden hepiniz tanık oldunuz zaten :D

Finalde veda sahnesinde ordaki Boice'lara jestleri devam ediyor > LINK 

Bazı hayran anlatımlarını buraya bırakıyorum unutmadan. Burada saklayacağım.






Apar topar otellerine dönüp yola çıkıyorlar. Otel önünde bekleyenler varmış, stalker arkadaşlar sağolsun otel bilgisi de açığa çıktığından. Neyse ki bekleyenler akıllı uslu insanlar anladığım kadarıyla. Gene de önceki günden fırçayı yemiş otel ekibi, grubu arka kapıdan çıkarmış sanırım; anlatanların yalancısıyım.

Dönüyorlar. Hava alanı fotoğrafları geliyor. Tatlı menajerimiz Bruce’un elinde hediyelerimiz! Sonunda ulaştırabilmemizin hikayesini de buraya bırakayım> TIKLAYIN ^_^ Rahat bir nefes alıyoruz. Başardık! Tüm ekip yanımda olsa da hepsine sarılabilsem diye düşünüyorum. Tüm hisler çok yoğun, çok unutulmaz.

Merak ettiklerim için bakınmaya başlıyorum:
1. Sn. Murat Dalkılıç sahnede bizimkilere ne söylediniz? Jonghyun’un bir fotoğrafta yüzü böyle: 
:o ve ilgiyle dinliyorlar. Öldük meraktan :D



Sanırım bu konu sonsuza kadar gizemini koruyacak.

2. Diğer merak ettiğim, dönüşte hava alanında Jonghyun’un elindeki kitabın ne olduğuydu. Nanami Shiono’dan “Nation and History” (*Ulus ve Tarih) kitabıymış: 


Masaüstüm cehennem gibi dolu, karmakarışık. “CNBLUE İstanbul” klasörlerimi düzenlemeye başlıyorum, kafamdaysa tek bir şey yankılanıyor. Jungshin’in Kore’ye iner inmez Türk hayranlarına mesajı, “Türkiye! Yine görüşelim!”

“Yine görüşelim”….

Gülümsüyorum, 

“Hep burada olacağız. O günü bekleyeceğiz.”


Cage       


Günlük : 

CNBLUE Incheon Hava alanından Yola Çıkış 
Atatürk Havalimanı Karşılaması - Hayran anlatımı / Haberler 
27.10.2015 CNBLUE Taksim Gezintisi 
28.10.15 ABU Şarkı Festivali Prova / Kulis Paylaşımları 
28.10.2015 ABU TV ŞARKI FESTİVALİ VİDEOLARI 
Final: 'Oh My Turkey' Sayfası - Kalbinizden Geçenler 

Adminin Seyir Defteri ABU 2015 : 

EunJung 
unDineee 
mcnbl

Albümler : 

Incheon Hava alanından Yola Çıkış 
Atatürk Havalimanı 
28.10.2015 ABU Şarkı Festivali 
28.10.2015 Kore'ye Dönüş / Hava alanı 
29.10.2015 Incheon Hava alanı 





(Röportaj) CanCam 2015 Haziran Sayısı (PART 2)


~A'dan Z'ye CNBLUE~

CNBLUE üyeleri birbirleriyle çok samimi! Eve geldiklerinde sadece 20'lerinde gençler oluyorlar. Bu yüzden özel yaşamlarını A ve Z kullanarak sorduk.


Soru 1: XX'de en büyük kabiliyete sahip üye kim?
Yong Hwa: CNBLUE'daki en iyi şarkıcı benim. (Gülüyor) Ben vokalist olduğum için böyle! Hahahaha! Ne? En kötü olan üye mi? Ummm, hiçbiri!

Soru 2: Grupta çocukça kavgalar eden üye kim?
Jung Shin: Yemek menüsüne karar verilirken! (Gülüyor) Jong Hyun hyung ve ben ne yiyeceğiz diye sürekli kavga ediyoruz. Sonunda herkes kendine ayrı restoranlardan sipariş veriyor ya da ben geri adım atıyorum çünkü karakterim böyle ve ben ondan küçüğüm.

Soru 3: Alışkanlıklarınız ne?
Jong Hyun: Otururken bacaklarımı sallamak... Bunu yaptığımı fark edemiyorum ama menajerim bana 'dur' diyor. (Gülüyor) Stresli olduğum için değil sadece yapıyorum.

Soru 4: En çok kim içiyor?
Min Hyuk: Yong Hwa hyung! Diğer yandan Jong Hyun hyung çok içemez. Ara sıra birlikte içmeye gidiyoruz, çok eğlenceli oluyor. (Gülüyor) Ama tüm üyeler aşırı sarhoş olacak tipte değil, bu yüzden rahatlayın.

Soru 5: Bu sıralar nelerle eğleniyorsunuz?
Jong Hyun: Snowboard.

Soru 6: Son zamanlarda aldığınız kıyafet ne?
Jung Shin: Bir süre önce alışverişe çıktım ve iki şapka ile bol bir pantolon aldım. Görür görmez aldım onları.

Soru 7: Üyelerden aldığınız hangi hediye sizin için her zaman bir numara?
Yong Hwa: Jung Shin'den Kore ginseng'i almıştım. Pek sevmedim aslında... ama sağlığım için faydalı olacağını söyledi. Denersem faydasını görür müyüm merak ediyorum. (Gülüyor) 

Soru 8: Buzdolabınızda olmazsa olmaz ne? 
Min Hyuk: Peki.... içki? Az önce çok içmeyiz dedim... (Gülüyor) Sadece bir kutu bira ya da bir bardak şarap içmeyi seviyorum.

Soru 9: Bir gün kendi eviniz olursa içerisinde olmasını istediğiniz tadilat ne olurdu?
Yong Hwa: Tadilattan ziyade dizayn... 2. ya da 3. katta da olsa açılabilir tavanı olan bir ev inşa ettirmek istiyorum. Çok gün ışığı alacağını ve rahat olacağını düşünüyorum.

Soru 10: Katılmak istediğiniz hobi grubu nedir?
Min Hyuk: Henüz birine katılmadım, şimdilerde atıcılıkla ilgileniyorum. İnternetten kulüplere bakıyorum. (Gülüyor) Ama ayarlayabilir miyim bilmiyorum.


Soru 11: Evcil hayvan olarak ne tür köpekleriniz var?
Jong Hyun: Bir poodle ve bir Pomeranian. Dişi olanın adı Shiro, erkek olanınsa Tan. Evde iki köpek olunca onların dağınıklıklarını toplamak zor oluyor. Ama çok sevimliler (Gülüyor).


Soru 12: Bir üyeye doğaçlama şarkı yazacak olsaydınız kullanacağınız üç anahtar kelime ne olurdu?
Jung Shin: Ben Min Hyuk için bir doğaçlama yapmak isterdim... Peki ilk önce bir saç stili. Daha sonra sen eğlenceli değilsin! Ve son olarak aşka özlem duyuyoruz. Nasıl? (Gülüyor)

Soru 13: Evlenmek istiyor musunuz?
Jong Hyun: Ya çok geç ya çok erken evleneceğim diye düşünürdüm! Ama şimdi evlenmedim bu yüzden ilerleyen yaşlarımda evleneceğim sanırım. Benim ideal çiftim arkadaş gibi olanlar. 20-30 yıl birlikte yaşayacaksak her gün heyecan beni öldürür. (Gülüyor) Bir gün hayatımı aydınlatacak bir kadın bulursam evleneceğim. 

Soru 14: Gece olduğunda enerjik olan kim?
Min Hyuk: O... BENİM. (Gülüyor) Ama sadece ben değil diğer tüm üyeler de geceleri, gündüzlerden daha enerjik olur. Bu demek değil ki gecelere akıyoruz. Şarkı yazıyor, eğleniyoruz. Biz enerjiğiz.

Soru 15: Busan'da önereceğiniz deniz mahsülü ne?
Yong Hwa: Eh!~ Seul'dekilerle aynılar. Özellikle ünlü olan bir şey yok. Hangfish olabilir, yılan balığına benziyor ve onu  mangalda kızartıyoruz. Bence lezzetli.

Soru 16: Gece çalışmalarınızda eksik olmayacak yiyecek ne?
Min Hyuk: Pettios... Soya sosu ve şekerle pişirilen Kore'de oldukça ünlü bir yemektir. Sağlıklı ve hafif bir lezzet olduğunda sık sık onu sipariş ederiz. 

 Soru 17: Hayranlarınıza ne sormak istersiniz?
Yong Hwa: Soru... hım.. Ah onlara en iyi CNBLUE şarkısı hangisi diye sormak istiyorum. Hangi şarkı popüler merak ediyorum bunu göz önünde tutacağım.

Soru 18: Ansızın yağmura yakalanırsanız ne renk şemsiye almak istersiniz? 
Jung Shin: Şeffaf bir tane! Aslında yakınlarda alışverişe çıktım ve şeffaf plastik bir şemsiye aldım. Kore'de şeffaf ğlastik şemsiye satışı çok nadirdir.

Soru 19: Çocukken korktuğunuz bir şeyler var mıydı?
Jong Hyun: Perili köşklerle ya da hız treniyle bir sorunum yoktu. (Gülüyor) Peki... böceklerden de korkmazdım. Onları hiç sevmesem bile. Bir bakayım... kendimden korkardım. En korkunç şey insanlar! Ah~ bu çok derindi! (Gülüyor)

Soru 20: FNC Entertainment'da söylemek istediğiniz bir şarkı var mı?
Min Hyuk: FT ISLAND'ın 'Flower Rock' parçasını seçerdim dersem yeterli olacaktır. Ama benim için çalması zor bir parça (Gülüyor) Min Hwan, bateride benden daha iyi.


Soru 21: 2015'de denemek istediğiniz bir şey var mı?
Jong Hyun: Seyahate çıkmak istiyorum. Aslında Rusya'ya gitme planlarım var. Trans Sibirya Ekspersi'ne binmek istiyorum. Elbette gitarımı ve amfimi unutmayacağım. Çantama metronom ve pena da koymak istiyorum. Çantama her şeyi koyacağım (Gülüyor)

Soru 22: Ailenizi ziyaret ettiğinizde hediye olarak onlara ne götürüyorsunuz?
Jung Shin: Lezzetli yiyecekler~ Jeju adasına gittiğimde aileme bir kılıç balığı gönderiyorum. Kılıç balığı, Kore için lüks bir yemek. Ailem bana teşekkür ettiğinde mutlu oluyorum.

Soru 23: Eğer üyeleriniz bir dileği yerine getirecek olsa ne isterdiniz?
Yong Hwa: Hiçbir dileğim yok. Kendi hakkımı üyelerin dileklerine devrediyorum. 

Soru 24: Sarılıp öpmek istediğiniz hayvan hangisi?
Min Hyuk: Bir kedi. Köpekleri de severim. İki kedim var ve çok tatlılar! İsimleri mi? Koong tdatda ve Chichi! Onlara baterinin çıkardığı sesleri isim olarak verdim.

Soru 25: Son zamanlarda yediğiniz lezzetli şey ne?
Yong Hwa: 4 kat sıcak ve deniz yosunlu Hakata ramen, dün yedim! Et ve pizza da severim. (Gülüyor) Büyük boy pizza ve kolayı seviyorum. 

Soru 26: Üyeler arasında en iyi uyanabilen/ uyanmakta sıkıntı çekmeyen kim?
Jung Shin: Peki... Ben, diğer üyelerden daha iyi uyurum. Kim acaba? Emin değilim (Gülüyor)

EĞLENCE, SİNİR, KEDER, MİNNET

Soru: En çok kim dırdır eder?
Jong Hyun: Ben... Aslında söylenip durmam, kafamın içinden dırdır ederim. (Gülüyor) Üyelere enstrüman çalmakla ilgili söyleniyorum. 

Soru: Sizi ne şaşırtır?
Jung Shin: Yurtdışına çıktığımda Simba'yı aileme emanet ettim. Bir hafta sonra tekrar onunla tekrar buluştuğumda tahmin ettiğimden daha çok büyümüştü. (Gülüyor)

Soru: Herkes Jung Shin'in tartışıp yatakta döndüğünden bahsediyor. 
Min Hyuk: (Jung Shin) sürekli uykusunda konuşur. 
Jung Shin: Son zamanlarda tek başıma uyuduğum için uykumda konuşuyor muyum emin değilim. 

Soru: Sizi ve hayranları gülümseten şarkı hangisi?
Jong Hyun: 'You have Fallen for Me' çaldığımda enerji doluyorum. 

Soru: Hayranlarınıza bazı sevgi ifadeleri kullanın
Jung Shin: Bunu sen yap Min Hyuk. 
Min Hyuk: Eh~~~ Gerçekten utanıyorum... Peki söylüyorum! 'Sizi özledim' Aman Allah'ım!!!

Soru: Üyelerin çekiciliğinin ne olduğunu düşünüyorsunuz?
Yong Hwa: Her şey! Benim küçük kardeşlerim oldukları için, ne yaparlarsa yapsınlar her gün çok sevimliler. Her neyse çok sevimliler (Gülüyor)

Soru: Sizi ve hayranları mutlu eden şarkı hangisi?
Yong Hwa: Bir düşüneyim... "I'm sorry!" Bu şarkı bir konserde ortamı harika bir hale getiriyor. Gerçekten eğleniyorum (Gülüyor)

Soru: Konserlerde her çaldığınızda sizi neredeyse ağlatan şarkı hangisi? 
Jong Hyun: 'Starlit Night' Her sahneye çıktığımızda bu şarkıyı söylediğimde geçmişe dönüyorum ve neredeyse ağlayacak duruma geliyorum...! 


*Bu yazının tüm hakları turkishboice.com'a aittir. Siteden yazı çıkarmak veya alıntı yapmak kesinlikle yasaktır!*

Kaynak: cnboicee
Çeviri: unDineee