İMZA KAMPANYASI

[Röportaj] @Star1 Dergisi Kasım 2015 - Yonghwa


CNBLUE, Zaman Hızla Uçup Gidiyor

CNBLUE için zaman çok hızlı geçiyor; çıkışlarından itibaren şu an da 6. yılları. Müzik aktiviteleri, oyunculuk, eğlence programlarına katılımları, şarkı yazımı ve yurtdışı konserleri, her şey aralıksız sürüyor. Kendi hedefleri olan ve hayallerine ulaşmak için kendi tarzlarında çaba gösteren üyeleriyle olgunlaşan CNBLUE ile buluştuk.


<Jung Yong Hwa> 

S: Yonghwa'nın sinsi gibi görünse de kendine has bir tarzı var. Görünen o ki senin caziben özellikle girişken olmakla ilgili. İnsanlarla hemen arkadaşça nasıl iletişim kurabileceğine dair bir yeteneğin var.

C: Herkese karşı iyi olmalıyız ama ben herkesle yakınlaşan bir tip değilim. Gerçekten çok yakın olduğum insanlar var da ve daha az yakın olduklarım da. Yakın olduğum kişilerle bir amaca sahip olarak yakınlaştığımı hatırlamıyorum. Bu sadece onların küçük detaylardaki değişimlerini fark ettiğim için oldu. Yani onlara saçını mı kestirdin, saçının rengini mi değiştirdin gibi sorarak. Bu dikkatli bir şekilde bazı şeyleri yakalamakta iyi olmak değil mi? Ben öyleyim. Hazır cevap bir kişiliğim var ve sadece daha önce kısa bir süreliğine görüştüğüm insanları dahi hatırlayan iyi bir hafızaya sahibim, onları çok iyi hatırlıyorum gibi davranıyorum. İnsanlar bunu sever.

S: Son zamanlarda FNC Entertainment, Yoo Jae Suk, Jung Hyung Don gibi pek çok sanatçıyı bünyesine kattı ve hızla büyüyen bir şirket haline geldi. FNC Entertainment'ın uzun süredir bir parçası olarak, şirketin bir programın olmasa dahi yine de ilgi göstermeye devam etmesi hakkında nasıl hissediyorsun?

C: Tabii ki çok iyi hissediyorum. Yeongdeungpo'daki ofisten Cheongdamdong'a taşınmak bile büyük bir adımdı. Başarının sebebi çok net olarak ben olmamama rağmen şirket iyi olursa ben de iyi şeyler ortaya çıkarırım diye düşünüyorum.

S: Eğlendirme yeteneğin çok iyi. Bunu çalıştın mı?

C: Eğlence programlarında büyük bir bir beklentim yok ve pratik de yapıyorum çünkü pratik yapmazsam bile çok iyi idare ediyorum. (Gülüyor) Ben de eğlence dünyasında yeteneğim olduğuna inanıyorum. Örneğin bir hikaye anlattım ve iyi bir tepki aldıysam çekimlerin son gününe kadar ne zaman zamanım olsa yine anlatırım. Böylece doğal olarak o ortamı korurum.

S: Eğlence dünyasına baktığında hangi ünlünün senden iyi olduğunu düşünüyorsun?

C: Şirketimizdeki tüm eğlence sektöründeki sanatçılar içinde mi? Geçmişte MBC’s <Infinite Challenge> programında yer almıştım ve o zaman 10'dan fazla konuk sanatçı vardı. Hepsi de eğlence/eğlendirme alanında müthiş yeteneklilerdi, ben rahatça konuşamamıştım bile. Özellikle de Kim Young Cheol. Hahahahaha. Konuk olduğum o gün, ünlü “Cheer up, superpower” yapıldı. Geriye bakıtığımda hâlâ eğleniyorum. Çekim setinde çok komik bir andı. Herkes uzun çekim süreci yüzünden çok yorgundu ve hiç kimse bir şey söylemek istemiyordu ama birden bire o “cheer up, superpower”dedi. Neredeyse ekipten 100 kişi gülmekten yerlere yıkıldı, Bu yetenek gerçekten ona bahşedilmiş bir hediye.

S: 'Kayak pistindeki yakışıklı çocuk' zamanından şimdiye dek, her zamanki gibi çok yakışıklısın. 

C: O kayak pistinde zaman geçirirken çekilmiş basit bir fotoğraftı. O fotoğraf sayesinde şirkete girdim ve şimdi olduğum kişiye dönüştüm. Dürüst olmak gerekirse ünlü olmak için seçmelere gelmemiştim çünkü onlar beni şirkete almak için Busan'a kadar gelmişlerdi. Ondan sonra ünlü olmaya başladım. O fotoğraf pek çok şeyin hayata geçmesini sağladı.

S: Senin selfie çekme tekniğin açık ara diğerlerinden farklı bir seviyede ve 'Selfie ustası' diye lakabın bile var. Lütfen tekniğinin sırrını bizlerle de paylaş.

C: En önemli şey ışık. Selfieyi parlak bir ortamda çekmelisiniz. En iyi yer doğal ışığın olduğu yer. Eğer ışığın olmadığı bir ortamda selfie çekecekseniz çözünürlüğü düşük tutmalısınız. O zaman başarılı bir çekim olacaktır. Eğer ortamda çok ışık varsa, selfie hangi uygulamayı kullanırsanız kullanın harika bir şekilde sonuçlanacaktır.


S: Fotoğraf çektikten sonra paylaşana kadar ne kadar süre geçiyor?

C: Bu biraz uzun sürüyor. Hahaha. Eğer iyi görünüyorsa önce Instagram'da, ardından Weibo'da ve en sonda da Twitter'da paylaşıyorum. Tüm sitelerde paylaşıyorum. Ama fotoğrafta %2'lik bir eksiklik olursa farklı yerlerde paylaşıyorum, bu fotoğraf Weibo için, bu fotoğraf Instagram için gibi. Ayrıca herhangi bir hata yapamamak için yazıları kontrol ediyorum.

S: Bu kadar zor bi iş olduğunu kimse tahmin edemezdi. Şimdiye kadar paylaştığın şeylere baktığında mutlu musun?

C: Hayır. Bazen sosyal medya hesaplarımdaki fotoğraf albümlerime baktığımda çok fazla selfie olduğunu düşünüyorum ve onları biraz azaltmalıyım diyorum. Ama yüzümden başka neyin fotoğrafını çekebilirim bilmiyorum. Diğer insanlar bazı kitapların fotoğraflarını çekip paylaşıyorlar ama neden bunu yaptıklarını hiç anlayamıyorum. Çok anlamsız. (Gülüyor) Özellikle kaktüs fotoğrafları. Dürüst olmak gerekirse ben sadece selfie paylaşmak istiyorum. Hahahaha

S: Bu yıl tek başına 27 şarkı besteledin. Bu kadar ilhamı nereden alıyorsun?

C: Ne zaman ara versem bir şarkı yazıyorum. Yazmak istediğim için yazdıklarım var ve yazmak zorunda kaldığım için yazdıklarım var. Daha çok pek dikkat çekmeyen normal şeylerden ilham alıyorum çünkü çalışma odasında oturup tasarlayarak şarkı yazılmaz. İyi sözler veya melodi aklıma etrafta eğlenirken veya makara yaparken geliyor. Öyle anlarda küçük notlar alıyorum ve böylece bir şarkı ortaya çıkıyor.

S: Bir önceki albümünüzde farklı sanatçılarla çalıştınız? Bir sonraki albümde de çalışmak istediğiniz sanatçılar var mı?

C: Hmm… Bunu şarkı yazarken belirleyeceğim. Genellikle şarkı yazarken, şarkıyla iyi uyum sağlayabilecek bir sanatçı aklıma gelir. Bunu düşündüğümde kişisel olarak o sanatçıyla iletişim kurar ve saygılı bir şekilde birlikte çalışıp çalışmak istemediğini sorarım.

S: Son zamanlarda dişlerini düzelttiğini duydum. O yamuk dişin çok çekiciydi, neden bunu düzelttirmeye karar verdin?

C: O başladığından beri ondan nefret ediyordum ve okul zamanımda bunu yaptırmak istemiştim. Ama iyi ortodontik sistem alamamıştım, arkadaşlarıma dişlerimi düzellttirdim diye göstermek de istemiyordum. Ama şimdi bunu neden o zamanlar yapmadım diye pişmanım.

S: Bu yıl çok az oyunculuk yaptın. Gelecekte oyunculukla ilgili planların neler?

C: Birkaç senaryo aldım ama bu yılın programı zaten hıncahınç dolu, bu yüzden gelecek yıl bir şeyler yapmayı planlıyorum.

S: MBC Everyone’daki <Weekly Idol>  programında kız gruplarının dansında yeteneğin olduğunu gördüm. Dans hareketlerinde ifadeleri bile yakalamışsın. Genelde buna pratik yapar mısın? 

C: Tabii ki hayır. Bunu yapmama gerek yok. Sadece izlerim ve kendi kendime dans ederim. Bu bir yetenek.

S: Bir dansçı idol de olabilirmişsin gibi gözüküyor.

C: Ben mi? Hmm... Evet sanırım bunun da altından kalkabilirdim.

S: Danslarıyla ilgini çeken herhangi bir kız grubu var mı?

A: 'İlgimi çeken' ne.... Hepsi orada. Tüm dansı yapamam tabii ki ama ana hareketleri biliyorum. Öğrenmeme gerek yok.

S: Çıkışınızdan 6 yıl sonra sonunda 'dar omuzlara sahip biri' imajından kurtuldun.

C: O zamanlar bunu duyduğumda niye insanlar beni böyle çağırıyorlar diye düşünmüştüm. Ama tanıtımlarımızın bittiği dönemde çok kilo aldım ve vücudum giderek ağırlaşınca konserlerde performans sergilemek giderek zorlaştı. O zaman egzersize başladım. Ama vücudum kendiliğinden iyi bir şekle büründü, şu anda vücudumdan memnun olduğumu söyleyemem. Çünkü son zamanlarda çok yoğun çalıştığımız için egzersiz yapamadım. Tekrar sıkı bir egzersiz programına girmeliyim. 



S: Gelecekte CNBLUE'nun ne yönde gelişmesini istiyorsun?

C:CNBLUE'nun 'cesur ve kalıcı' olmasını istiyorum. Etkinliklerimizi durdurmak istemiyorum. CNBLUE'nun kıymet verilen bir band olmasını istiyorum. Eğer bizden sonra gelen bandlere iyi bir örnek olabilirsek bu harika olur.

*Bu yazının tüm hakları turkishboice.com'a aittir. Siteden yazı çıkarmak veya alıntı yapmak kesinlikle yasaktır!*

Source: @star1
Trans: cnbluestorm
Çeviri: mcnbl





0 yorum:

Yorum Gönderme