İMZA KAMPANYASI

(Araştırma Yazısı) CNBLUE nasıl oluştu? Ve Japonya'daki Hayatları

CNBLUE'nun bugünlere gelebilmek için yaşadıkları...

"Seul Konserine Prinç Çelengi Gönderdik!

CNBLUE'nun ailelerinin de katılmış olduğu 2013 CNBLUE Seul Konseri'ne Turkish Boice olarak pirinç çelengi gönderdik!

CNBLUE, ABU TV MÜZİK FESTİVALİ KAPSAMINDA İSTANBULDA PERFORMANS SERGİLEDİ

CNBLUE'nun 28 Ekim'deki ABU sahnesindeki performansı Kore haberlerine konu oldu^^

BEŞİKTAŞ RADYO'DA CNBLUE SAATİ

Hafta İçi HER GÜN Saat 12-13 arası CNBLUE şarkılarıyla http://www.besiktasradyosu.com/'da!

Boice Ne Demektir?

CNBLUE hayranlarına neden "Boice" denildiğini hiç merak ettiniz mi? Öyleyse bu yazıyı okumalısınız.

[HABER] 'The Package'in Yapımcısı "Jung Yonghwa ile Aynı Ekipte Olmak Memnun ve Tatmin Edici"


CNBLUE üyesi ve oyuncu olan Jung Yonghwa, 'The Package' dizisinde ilginç ama sevimli karakter olan San Maroo'yu kusursuzca canlandırıyor. İzleyiciler, Yonghwa'nın bu yeni yönünü "tazeleyici" bulduklarını söylüyorlar.

Şimdiye kadar Jung çoğunlukla romantik erkek karakterleri oynuyordu, ancak JTBC'nin Cuma-Cumartesi günleri yayınlanan dizisi 'The Package'de oyunculuğunun farklı yönlerini ortaya çıkarıyor. 
Yonghwa'nın oynadığı karakter, tek başına Fransa'ya bir paket tura giden San Maroo. Çok tuhaf ama dürüst bir kişiliğe sahip.

'The Package' dizisinin Baş Yapımcısı Ham Younghun OSEN'e şöyle söyledi; "San Maroo, ilginç ama aynı zamanda dürüst, masum ve saf biri. Bu özellikleri yansıtabilecek birilerini arıyorduk. San Maroo'nun karakterini oyunculuğuyla ortaya koyan bir aktör yerine, izleyicilerin o karakteri tek başına anlayabileceği birisini tercih etmek istedik. Televizyonda Yonghwa'yı gördüğümde San Maroo karakteri ile benzerlik gördüğümü düşündüm." 



"Bir müzisyen olarak duygu ve düşüncelerini müziğiyle anlatıyor olması San Maroo'nun masum ve eksantrik karakteri ile benzer bir havaya sahip" diye ekledi. Onun tam San Maroo'ya uyacak biri olduğunu hissettim."

Jung Yonghwa, San Maroo'nun cazibesini kusursuz bir şekilde canlandırdığı için övgü kazandı. San Maroo, havaalanında cinsel bir suçlu gibi alıkonulduğu ciddi bir durumda dahi selfieler çeken, yetişkinlere yönelik bir dükkanda gülümsemesine engel olamayan, bir müzede merakına yenik düşüp bekaret kemerini takarak yakalandığı polis tarafından aşağılanan paket turun "problemli elemanı" olmasına rağmen izleyenleri kahkahalara boğan bir karakter.

'The Package' yayınlanmadan önce Jung Yonghwa kendine duyduğu öz güveni ortaya koymuştu. Eğlenceli San Maroo karakteri Jung için mükemmel uyuyordu. Sonunda onun için özel olarak hazırlanmış kıyafetleri giymiş gibiydi.

Yapımcı Ham, "Yonghwa ile konuştuğumda onu kasıntı olmayan, mizahi ve nazik biri olarak tanıdım. Tam San Maroo'dan istediğim niteliklere sahipti. Yong'un aldığı tepkileri görünce izleyenlerin de benimle aynı düşüncede olduğunu görmekten çok memnunum." dedi. Yonghwa'nın Paris'teki oyunculuğu, masum eksantrik San Maroo ile iyi uyum sağlaması ile tekrar öngörümü doğrulamış oldum."

Şunları da ekledi, "Komik sahnelerde komikti ve duygusal sahnelerde de duygularını tamamen yansıttı. Yonghwa eğlenerek rolünü yerine getirdi."



Her şeyden çok Yonghwa, San Maroo'nun karakteri, şimdiye kadar canlandırdığı karakterlerden farklı olduğu için endişeliydi. Yapımcı Ham, "Yonghwa böyle bir role hiç girmediği için endişeliydi. ama San Maroo'ya dönüşümünü gördükçe onunla aynı ekipte olmaktan memnun ve tatmin oldum. İzleyenlerin de onun San Maroo'yu iyi bir şekilde canlandırdığına dair yorumları beni mutlu ediyor. Sette ekip Yonghwa'nın çok sevimli olduğunu söyledi. 'The Package' ekranlara geldiğinde insanlardan Yonghwa'nın çok yakışıklıdan ziyade sevimli ve tatlı olduğunu duymak istediğini belirtti. Ve şimdiden böyle yorumlar almaya başladıkları için minnettarlar.

Toplamda 12 bölümü ile 'The Package' bu hafta ekranlardaki ömrünün yarısına geldi.

Son olarak Ham, "'The Package' Fransa arka planında insanların hayat hikayelerini konu alan bir dizi.  Sonuçta diziler insanlar hakkında, kalan 4 haftada izleyicilerin onların yaşadıkları hayatları ve ilişkilerini görerek kendininkileri düşünmelerini dilerim."

Yonghwa'nın canlandırdığı San Maroo, onun şu ana dek canlandırdığı en iyi karakter olarak övgü alıyor. İzleyicileri daha nasıl güldüreceğini merakla bekliyoruz.

*Bu yazının tüm hakları turkishboice.com'a aittir. Siteden yazı çıkarmak veya alıntı yapmak kesinlikle yasaktır!*

Kaynak: OSEN
Trans: justjyh
Çeviri: mcnbl

[HABER] Lee Jong Hyun CNBLUE Üyelerinin Oyunculuk Kariyerleri Hakkındaki Düşüncelerini Paylaştı


Lee Jonghyun'un son dizisi “Girls’ Generation 1979” bu ayın başında sona erdi, son röportajında bu projesi ve şimdiye kadarki oyunculuk kariyeri hakkında konuştu.

“Girls’ Generation 1979”da Lee Jognhyun'un canlandırdığı karakter Joo Young Chun, Chae Seo Jin’in canlandırdığı karaktere aşık olan kaba ve soğuk davranışları olan ama samimi ve mütevazi bir kişiliğe sahipti ancak bu yüzden duygularını ifade etmekte sorun yaşıyordu. Dizi 1970'li yıllarda Daegu'da geçtiği için Jonghyuno bölgenin saturisini de öğrenmek zorundaydı. 

"Bir dizi çekerken iyi eleştiriler almayalı bayağı olmuştu" dedi. "Gerçekten minnettarım."

Hepsi oyunculuk yapan diğer CNBLUE üyelerini sorduğumuzda "Birbirimizin projelerini takip etmeye çalışıyoruz ama bunun hakkında yorum yapmıyoruz. Uzun süredir böyleyiz. Sıklıkla "Bandiniz birbiriyle iyi geçiniyor gibi görünüyor, neden daha çok bir araya gelmiyorsunuz?" dediklerini duyuyoruz ama ben de şöyle cevap veriyorum; "Kız veya erkek kardeşlerinizle sık sık dışarı çıkıyor musunuz?" "Bence pek çok aile aynı. Tabii ki her zaman benim yanımdalar, her zaman onlara minnettarım ve onların benim için ne kadar önemli olduklarının farkındayım. Ama bunu dışımdan söylemektense içimde hissediyorum. Birbirimize sataştığımız zamanlar da oluyor bu şekilde birbirimizi destekliyoruz aslında."

Üyelerin oyunculuk projeleri hakkında (Kang Minhyuk şu anda Hospital Ship'te, Jung Yonghwa ise The Package disizinde rol alıyor) Lee Jonghyun şöyle diyor; "Böyle projelerde üyelerimi görmek gerçekten etkileyici bu yüzden dizdeki konuya odaklanmam zor oluyor. Hepsi başrollerde yer alıyor. Birbirimize saygı duyuyoruz ve bizlere iyi fırsatlar verildiğinden dolayı minnettarız. Bu yüzden izleyenleri tatmin etmek için elimizden geleni yapıyoruz."

Jonghyun ayrıca "idol oyuncu" olarak anılmaktan da bir rahatsızlık duymadığını söyledi. "Bu insanların bize söyleyebileceği bir şey.  Bu etiketin üstesinden gelme düşüncesine başlamak için, sadece üstesinden gelmeniz lazım. Psikolojimiz bu şekilde gelişmedi mi? Onlardan beklediğimiz şeylerin üstüne çıkan insanların daha iyi olduğunu düşünüyoruz. Öyle bir anın benim için de geleceğini düşünüyorum ve o an geldiğinde daha mutlu ve heyecanlı olacağım."

Son olarak pek çok insanın onu hatırlamasını sağlayacak bir projede bulunmanın onun nihai amacı olduğunu ekledi. "Bence bütün oyuncular aynı hayale sahiptir." "Son zamanlarda bir erkekle bir kadın arasında geçen yoğun melodramlar olmamış, bu türü denemek isterim. Ayrıca noir film türünde de yer almak isterim. (kara film)"

*Bu yazının tüm hakları turkishboice.com'a aittir. Siteden yazı çıkarmak veya alıntı yapmak kesinlikle yasaktır!*

Kaynak: soompi
Çeviri: mcnbl



[RÖPORTAJ] Elle Kasım 2017 Sayısı - Jung Yonghwa



The Package, Jung Yonghwa 

Dünyada gidecek birden fazla yol olmasına rağmen bir yönde ne olursa olsun ilerlemeye devam eden biri takdire şayandır. Jung Yonghwa, işte böyle sabrederek buraya kadar geldi. Dağların uzak olduğu ve kalpler okyanuslar gibi derinleştiği bir yerde Yonghwa'nın şimdiye dek aldığı yola bir baktık..

S: Vietnam'a geldiğinde en çok neyi sevdin?
YH: Kimse söylemese de Halong Bay'in niçin bir tatil yeri olduğunu anladım. Burada tamamen işinizi unutuyorsunuz. Konserler sırasında otel odasında ayrılmayan biri şarkılar yazarak çalışmaya devam edebilir ama burada aynı şeyleri hissetmiyorum, sanki offline moddayım, kendimi uçak moduna almış gibiyim.

S: Haklısın. Gemiye binip denize açıldığımızda fotoğraf çekimi bittikten sonra için rahat bir şekilde rahatça dinlenebilirsin.  Bu özgürlük Yonghwa için bir lüks mü?
YH:  1-2 yıl öncesine kadar hiç tatilsiz yaşıyordum. Uzun zamandır böyle bir zaman geçirmemiştim, doğru. Benim için bir lükstü. Diğerleri tatil yaparken benim daha çok çalışmam gerekir diye düşünüyordum. Ama 20'lerin sonuna gelince düşüncelerim değişti. Şimdi hayatımda olabildiğimce özgür olmak istiyorum.

S: Seninle en son bir sene önce dizin "The Package" için Fransa'ya gitmeden önce buluşmuştuk.
YH: O zamana göre şimdi daha rahat hissediyorum. O zamanlar işim ve kişisel mutluluğumun eşit olduğunu düşünüyordum. Ne yaparsam yapayım, bir şeyi tamamlamadan kafamdan atamıyordum, sürekli onu düşünüyordum. Son zamanlarda iş hayatımı ve dinlenme zamanımı birbirinden ayırdım. Eğer seyahat etmek için ara veriyorsam yanıma değiştirmek istediğim kıyafetlerden başka bir şey almıyorum.


S: Ada tatilinde kendine güveniyorsun. Ada hayatı yaşadığın "Island Musketeers"da elde ettiğin yeni deneyimler hakkında ne söylemek istersin?
YH: Bir yere adaptasyon sağlamak konusunda iyiyim ama orası ada olduğu için bayağı endişeliydim. Böyle alışık olmadığım bir çevreye gidince adaptasyon sorunu yaşar mıyım diye düşündüm. Ama bir süre sonra çekim yaptığımız yerden keyif aldığımı hissettim. Kameranın farkına bile varmayarak Hodong Hyung ve Heesun Nuna ile misafirlerimizle birlikte keyifli bir şekilde ada hayatı sürüyoruz. Sürekli ekranda olayım diye bir endişem yok. İyi yaparsam iyi olur, elimden gelmezse de sorun değil diyerek oradayım. Eski Yonghwa böyle bir şeyi kesinlikle yapamazdı.

S: Neden?
YH: Üzerimde büyük bir yük hissederdim. Çünkü insanlar "Yonghwa bunun altından kalkar, iyisini yapar" diye düşünürler. Bu yüzden son zamanlarda "Island Musketeers" çekerken "Ben bayağı değişmişim" diye düşünüyorum.

S: Düşüncelerinin değişmesine sebep olan şey neydi?
YH: Özel bir sebebi yok. Belki de çıkış yaptığımdan beri pek çok iş yaptığımdan dolayı çok yoğun bir zaman geçirdiğim için olabilir. Ergenlikten yetişkinliğe geçiş gibi zaman geçtikçe bir şeyler doğal olarak değişim geçiriyor.



S: Şimdiye kadar geçirdiğin zamanı şöyle bir düşünsen ne dersin?
YH: Kesinlikle tek kelimeyle mutlu bir hayat yaşadım. Tekrar doğsam yine aynı hayatı yaşamak isterdim. Böyle Halong Bay'e gelmek ve bir gemide çekim yapmak harika bir deneyim. Yapabileceğim her şeyi denemek istiyorum. Bazen ailemle konuştuğumda onlara sorarım. "Eğer bu kariyer yolunu seçmeseydim nasıl bir hayatım olurdu?" Hiç hayal edemiyorum.

S: Çocukluğundan beri tanıdığın ve yakın arkadaşların bu konuda ne diyor?
YH: Öğrenciyken "Sen ünlü olsan gayet başarılı olursun" gibi sözleri çokça duyardım. Karaoke'ye gidince şarkıları da güzelce söylerdim, o zamanlar arkadaşlarım bunu gözlerimden okuduklarını söylerlerdi. O zamanlar böyle şeyler duysam da ünlü olmanın ulaşılması çok zor bir şey olduğunu düşünürdüm. Her zaman Seul'ün, memleketim olan Busan'dan çok ama çok uzak olduğunu düşünürdüm.

S: Yine de seçmelere sadece bir kez girip şimdi buralara kadar geldin. Doğru bir kariyer seçtiğini mi düşünüyorsun? Ya da bu işe alışmak için çok efor sarf ettiğini mi düşünüyorsun?
YH: Gerçekten düşündüğümde küçüklüğümden beri sanki buna hazırlanmışım. Annemin dediğine göre 6 yaşındayken hiç iyi şarkı söyleyemiyormuşum ve bu yüzden piyano öğrenmek istemişim. Onun ardından klarnet çalmayı da öğrendim. Bunlar aslında geleceğime yatırımmış, şimdi görüyorum. Aslına bakarsam yatağa gittiğimde akşama kadar uyanmazdım, şimdi ise iyi uyuyamasam da kafama takmadan bu iş için elimden geleni yapıyorum. Böyle şeyleri göz önüne alırsan bu işin tam bana göre olduğunu söyleyebilirim.



S: "You are Beautiful" ile çıkış yaptığından beri 8 sene geçti. Şimdi kendini nerede görüyorsun?
YH: Yeni gelişmelerle karşılaştırınca bugünlerde yaptığım işleri daha iyi yapmam gereken bir dönemdeyim. Oyunculukta henüz tüm cazibemi ve yeteneğimi ortaya koyabildiğimi düşünmüyorum. Romantik dizi de olsa komedi de olsa, şarkı söylerken sahnede olan benden daha farklı bir ben ortaya koymak istiyorum. Başka bir alanda onaylanmanın çok zor olduğunun farkındayım ama bu büyük bir iddia. Ama her şeyi yapabilen bir sanatçı olmak için kendimle iddialaşıyorum.

S: Görünüşe göre çok hırslısın. Zaten senin her şeyin altından başarıyla kalktığını kabul ettirdiğin bir imajın var.
YH: Gençliğimden beri "mükemmel" olmak için çabalıyorum. Yaparken elimden geleni ortaya koyduğum için insanların bir kusur bulamamasını istiyorum.

S: Senden sonra gelen kuşak içinde kendinle benzerlik gördüğün birisi var mı?
YH: Açık konuşsam olur mu? Ben yeri doldurulamayacak biri olmak istiyorum, böylece benimle aynı karakterde kimse olamaz. (Gülüyor)



S: Onaylanmak istediğin bir konu oluyor mu?
YH:  Benim standartlarım. Kendi standartlarımı yakalarsam başkaları da beni onaylayabilir. Yetersiz olduğum bir konumda onaylanmak için asla yalvarmam. "Zamanı geldiğinde insanlar anlayacaklardır" diye düşünerek elimden geleni yaparak gideceğim yolda bir - iki kişi bile olsa bana inanıp beni takip edeceklerdir. Olmayan şansımı beklemektense elimde olan şeylerle kendimi +1 daha fazla bir (yetenekle) sunabilirsem daha olgun olurum diye düşünüyorum.

S: Her röportajımızda hissediyorum ama bu kendine güvenen özelliğin çok hoş. Ama sadece çaba harcayarak çözemeyeceğin durumlarla da karşılaşabilirsin. Bu yorucu değil mi?
YH: Tabii ki zor ve üstesinden gelemeyeceğimi düşündüğüm anlar oluyor. Beni şimdiye kadar takip eden hayranlarım anlayacaklardır. Konserler haricinde kendimi tamamen özgürce hissedeceğim hiçbir yer yok. Ama bundan şikayet edemem ve kimseyi suçlamam. Yapmam beklenen hiçbir işi yarıda bırakmam ve öfkelenmem. Yolunda gitmeyen şeylerden şikayet etmek yerine hayallerimden ve  hedefimden konuşmak çok daha iyi. Şarkılarım içinde haksızlık ve tatmin olmamışlık hissi hiç yoktur.



S: Mümkün olduğunca çok şey yaptın. Hayatına ne eklemek, onu biraz daha mükemmel hale getirir?
YH: Çocukluğumdan beri yaptığım snowboard dışında başka bir hobim yok. Birisi yaz aylarında hobi olarak ne yaptığımı sorduğunda ona bunu söylemek biraz garip oluyordu. Koltuğumda Amerikan TV dizisi izlemek hobim diyemem. Pek çok hobim olsun isterim, bu yüzden geçen yaz sörf yapmayı öğrendim. Yazın sörf yaparken, kışın snowboard yaparsınız. Kulağa oldukça düzenli geliyor. (Gülüyor)

S: Son günlerde hangi yabancı TV dizisini takip ediyorsun?
YH: Zor bir soru sordun. Neredeyse tüm Amerikan dizilerini izliyorum. Birini seçmek zor...

S: Sosyal medyanda sık sık 'Game of Thrones'a hayranlığını sergiliyorsun.
YH: O tamamen bir başyapıt!

S: Ne açıdan?
YH: 'Game of Thrones' dizisi hayat felsefesi ile dolu. Diziyi izlerken, insan hayatının her yerde aynı olduğunu düşündüm. İnsan hırsının sınırı yok ve bundan doğan durumla nasıl baş ettiği önemlidir.



S: Hazır lafı açılmışken senin hayat felsefen nedir?
YH: Her şeyin sonunda iyi insan kazanır. Ne kadar zor olursa olsun, bozulmayan, başkalarına bağımlı olmayan ve yaptıkları işi yapmaya devam edenler. Ancak kulaklarını daima açık tutmalısın. Başkalarının görüşlerini duymazdan gelmek, her şey yolunda olsa bile sizi hataya sürükleyebilir.

S: 'The Package' hakkında da biraz konuşalım. San Maroo nasıl bir roldü? Bu rol için senin kendi karakterine benzediğinden dolayı heyecanlandığını hatırlıyorum.
YH: Evet o zaman sana öyle söylemiştim, ama sadece senaryoyu gördüğüm için endişelerim de vardı. Fakat çekimlerden sonra bana çok iyi uyan giysiler giymiş gibi hissettim. Asla umutsuzluğa düşmeyen sağlıklı bir karakter. Yönetmen ve usta oyuncuların hepsi "Yonghwa, böyle mizahi ve esprili bir karakteri canlandırmada o kadar iyi olacağını bilmiyorduk" dediler. Bu yüzden bütün dikkatimi ilk yayın tarihine verdim. Görüşleri almak için sabırsızlanıyorum. İzleyicilerin de bu rolün bana uyduğunu düşünüp düşünmediklerini merak ediyorum.

S: Korkmuyor musun?
YH: Eğer işimi iyi yaptığım için övgü alıyorsam, yapabileceğim şeylere bir şey daha ekledim demektir. Öyle değilse, düzeltmem gereken şeyleri bulacağım.

S: İnsanların değerlendirmelerinden aldığın cevaplarla kendini düzenleyen bir insansın sanırım. 10 yıl sonra nasıl değerlendirilmek istersin?
YH: "Jung Yonghwa büyüleyici bir hayat sürüyor." denmesini isterdim.

S: O zamanki hayatını nasıl görüyorsun?
YH: Müzisyenlikte, oyunculukta ve eğlence programlarında iyi iş çıkarabilmeyi diliyorum. Yaptığım işten de keyif alan bir insan olursam daha da güzel olur.


*Bu yazının tüm hakları turkishboice.com'a aittir. Siteden yazı çıkarmak veya alıntı yapmak kesinlikle yasaktır!*

Kaynak: Elle
Eng Trans: flyfurryflyjustjyh
Çeviri: mcnbl


[HABER] Seo Eon ve Seo Jun'dan Jung Yong Hwa'ya Sürpriz Teşekkür Ziyareti


KBS2’nin “The Return of Superman” programının 22 Ekim'de yayınlanan bölümünde Seo Eon ve Seo Jun CNBLUE üyesi Jung Yong Hwa'yı ziyaret etti. 

İkizlerin babası Lee Hwi Jae çocuklarına minnettar oldukları insanlara pirinç keki vererek teşekkür etmeleri görevini vermişti. Bu yüzden Seo Eon ve Seo Jun Jung Yong Hwa'nın ajansına gitmeye karar verdiler. Temmuz ayında Jung Yong Hwa yağmurlu bir günde bir markette ikizlerle karşılaşmış ve onlara eve gitmelerinde yardımcı olmuştu.

Danışmada ziyaretlerinin nedenini açıkladıktan sonra ikizler üçüncü kattaki Jung Yong Hwa'nın stüdyosuna çıktılar. Seo Eon ve Seo Jun, "Bize şemsiye tuttuğun için minnettar olduğumuz için sana pirinç keki getirdik" dediler. Jung Yong Hwa ikizlerle tekrar bir araya geldiği için çok mutluydu ve onların bu sevimli jestine güldü.


*Bu yazının tüm hakları turkishboice.com'a aittir. Siteden yazı çıkarmak veya alıntı yapmak kesinlikle yasaktır!*

Kaynak: soompi
Çeviri: mcnbl


[HABER] Idol Band Hayır.. Oyuncu Band CNBLUE



Tüm üyeler ana karakterler olarak büyüdüler. Yakışıklı band, idol band sıfatlarıyla anılan CNBLUE, bunlarla birlikte oyuncu band tanımlamasını da başarılarına kattı.

Jung Yonghwa, Lee Jonghyun, Lee Jungshin ve Kang Minhyuk'tan oluşan CNBLUE, 2010 yılında I'm Loner ile çıkış yaptıktan sonra 7 yıldır ekranlarda olan uzun soluklu bir band. Her yayınladıkları şarkı ile müzik programlarında 1. sıraya yerleşerek büyük bir hayran kitlesine sahip oldular.

Etkileyici olan bir diğer şey ise tüm üyelerin konserlerde şarkı söylemekle birlikte aynı zamanda oyunculuk yapmaları. 

Jung Yonghwa, 2009'da SBS'de You're Beautiful ile "havlu adam" olarak dikkatleri üzerinde çektikten 2 sene sonra MBC'de Heartstrings'de ana karakter olarak yerini yükseltti. Bunun ardından KBS 2TV'nin Marry Him If You Dare, tvN'in The Three Musketeers dizilerinde rol aldı.

Son günler de ise JTBC'nin  'The Package' dizisinde San Maru karakteri ile uzun zaman sonra ekranlara döndü. Yavru bakışa sahip gözlere sahip inanılmaz karakteriyle hayranlarını büyülüyor.

Kang Minhyuk MBC'nin 'Hospital Ship' isimli dizisinde Ha Ji-won ile romantik bir yol çiziyor. Minhyuk da KBS 2TV'de My Husband Got a Family ve SBS'de The Heirs ve Entertainer yapımlarında yer aldıktan sonra kıdemli ustası Ha Ji-won ile başrolü paylaşıyor.

Lee Jong-hyun geçtiğimiz günlerde sona eren KBS 2TV'nin Girls' Generation 1979 dizisinde dışarıdan bakınca soğuk ama içinde iyi bir insan  olan Joo Young-Choon karakteriyle Park Hye Joo karakterine hayat veren Chae Seo-Jin ile romantik bir roldeydi. Saturi kullanılan bir oyunculuğa kadar ilerleyen Jonghyun güzel yorumlar aldı.

Lee Jung Shin Aralık ayında ekranlara gelecek SBS dizisi Longing Heart'da baş rolde ekranlara gelecek. Yakışıklı matematik öğretmeni Kang Shin-Woo karakterinden sorumlu olan Jungshin ilk aşkı Lee Yeol-Eum ile fantastik bir romantizm sergileyecek.

Bu yıl CNBLUE'nun "mükemmel" yoğunluğu sebebiyle onları Kore'de görmek pek mümkün değil ama bu dört üye oyuncu olarak TV'deki tüm dizileri dolduruyor gibi gözüküyor. CNBLUE hem müziğin hem de oyunculuğun üstesinden geliyor.


*Bu yazının tüm hakları turkishboice.com'a aittir. Siteden yazı çıkarmak veya alıntı yapmak kesinlikle yasaktır!*

Kaynak: osen
Çeviri: mcnbl

CNBLUE - SHAKE (Türkçe Altyazılı)



Söz: Jung Yonghwa
Müzik: Jung Yonghwa, Lee Jonghyun, Albi Albertsson, Justin Reinstein
Bulunduğu Albüm: Shake
Performans Videosu: Shake Shake Arena Tur
Çeviri: unDineee
Altyazı Zamanlama: Starlight
Düzenleme: unDineee

Jung Yonghwa - Password (Türkçe Altyazılı)



Söz: Jung Yonghwa
Müzik: Jung Yonghwa, Peter Wallevik, Carl Altino
Bulunuğu Albüm: Do Disturb
Performans Videosu: JUNG YONG HWA X Orgel Live
Çeviri: mcnbl
Altyazı Zamanlama: Starlight
Düzenleme: unDineee

[HABER] CNBLUE’nun Yeni Japon Albümü Oricon Listesi'nde 3. Sırada





CNBLUE’nun son yayınladığı albümü “Stay Gold” yayınlandığı günün hemen ertesinde Oricon'un günlük albüm sıralaması listesinde 3. sıraya yükseldi.

Albüm grubun Japonya'daki 6. full stüdyo albümü ve albümde yer alan şarkıların hepsi üyelerin kendileri tarafından yazıldı.

Band'in lideri ve vokali Jung Yong-hwa, endişelerinden kurtulmak isteyen ve bir tatile çıkarak her şeye yeniden başlamak hakkında olan çıkış şarkısı  "Starting Over" ı yazdı.

Albümün yayınlanmasını takiben CNBLUE, 3-4 Kasım'da Osaka'da başlayacak ve Tokyo, Fukui , Fukuoka, Aichi ve Kanagawa'da devam edecek bir Japon turuna çıkacak.

CNBLUE Jung Yong-hwa, Lee Jong-hyun, Kang Min-hyuk ve Lee Jung-shin'den oluşuyor.
Band Japonya sokaklarında ve kulüplerinde sahne alarak 2009'da çıkış yaptı.

*Bu yazının tüm hakları turkishboice.com'a aittir. Siteden yazı çıkarmak veya alıntı yapmak kesinlikle yasaktır!*

Kaynak: kpopherald
Çeviri: mcnbl

[RÖPORTAJ] E-Magazine i-Weekly Dergisi No. 1039 - Jung Yonghwa



Ada Serüveni

Eğlence programı 'Island Musketeers'da aralarındaki yaş farkında rağmen Kang Ho Dong (48) ve Jung Yong Hwa (28) yakın arkadaş olup abi-kardeş takımı kurarak tanrıça Kim Hee Sun'un koruyucuları şeklinde 3 silahşörler olarak  adada mutlu bir şekilde yaşıyorlar.

Eğlenceli büyük abi, dizi kraliçesi bir güzel ve ünlü bir idol yerli ada halkı ile 4 gece 5 gün geçirirlerse orada kahkaha ve mutluluğun hiç eksik olmayacağını ön görebilirsiniz.

Kang Ho Dong  ve Jung Yong Hwa ile email üzerinden yaptığımız röportaj sayesinde bu program abi kardeşe ne gibi deneyimler kazandırmış hep birlikte görelim.

1- Üçünüzün arasında kimin vahşi doğada hayatta kalabileceğini düşünüyorsunuz?
KHD:  Açık havada yapılan programlarda çok fazla deneyimim olduğu için sanırım ben olurum. Çevreye alıştım ama yalnız başına olmak sıkıcı. Programdaki iki ekip arkadaşımla olmayı dilerdim. Aramızdaki kimya ile vahşi hayata karşı dimdik durabiliriz.
JYH: Kang Ho abi her şeyi biliyormuş gibi geliyor. Onunla vahşi doğaya birlikte çıkmak isterdim.

2- Hangi ünlü arkadaşınızı bu programa davet etmek isterdiniz?
KHD: Tanıdığım herkesi. Ada çok güzel olduğu için daha çok kişinin gelip bu deneyimi yaşamasını isterim.
JYH: Aralarında en genç ben olduğum için, CNBLUE'dan benimle görevlerimi paylaşması için Lee Jung Shin'i getirirdim.

3- Çekimler esnasında sizi en çok şaşırtan şey ne oldu?
KHD: Balık tutarken denizde bir geyik gördüm, yerli halka onu kurtaralım mı diye sorduğumda bana bunun özel bir geyik cinsi olduğunu ve çok yaygın olduğunu söylediler.
JYH: Çekimlere ilk başladığımızda kırkayak ve karafatma gibi böceklerden korkuyordum ama artık korkumu yendim.

4- Programda en unutamadığınız an nedir?
KHD: İlk defa kişisel olarak yaşadığımız her şeyi unutulmaz buluyorum. İlk çekimimiz, üçümüzün ilk buluşması, Uido adasına ilk kez gelişimiz...
JYH: Her seferinde yeni bir adayı keşfetmek tazeleyici ve heyecan verici.

5-Yoğun programınız arasında neden bu eğlence programına katılmayı kabul ettiniz?
KHD: Her seferinde seyahat halinde olduğumuz için yeni bir şeyler keşfediyorum bu yüzden çekimleri sabırsızlıkla bekliyorum ve bu beni yormuyor. 
JYH: Tabii ki bir müzisyen olarak sahnede şarkı söylerken canlı ve mutlu hissediyorum. Onun yanında solo albümler, diziler ve eğlence programlarının hepsi ilginç ve keyifli. Hepsini seviyorum.

*Bu yazının tüm hakları turkishboice.com'a aittir. Siteden yazı çıkarmak veya alıntı yapmak kesinlikle yasaktır!*

Trans: strawberriesblu
Scan: yfftw
Çeviri: mcnbl





















[STARCAST] “The Package”deki San Maru (Jung Yong Hwa) Hakkında Daha Çok Şey Bilmek İstiyoruz

Selam STARCAST okuyucuları!


Şu yavru köpek gözlerine bir bakın!


Bu sevimli surata bir göz atın!


Gerçekten onu yalnız başına bir tatile gönderecek misiniz? Hadi canım!


Bu kızla birlikte gideceğini zannetmesine rağmen,


havaalanında yapayalnızdı. (Kafamız karıştı)


Ağlıyor mu…? ㅇㅁㅇ 
Ona ne oldu?


Bakalım neden böyleymiş?

>> “The Package” Basın Konferansı


Aranızda onun yakışıklılığını hisseden var mı?


Sevimli hareketleri bizi harika hissettiriyor! (Kalp♥ Kalp♥)


Jung Yong Hwa yalnız başına 10 günlük Paris turuna katılan bir genç olan San Maru'yu canlandırıyor.
Bu dizi JTBC’nin Cuma-Cumartesi yayınlanan dizisi “The Package”!


3 yıl aradan sonra yeni bir dizi ile geri döndü!!!!! Aman tanrım!! (Alkışlar!)


Bu dizinin pek çok bölümü ekranlara gelecek ve 
buradaki adam her bölümde yakışıklılığını koruyacak.
#NeKadarYakışıklıOlduğunu  #Bilmiyorsun


Tatlı bakışlarıyla onları dinledi.


Bir gülümsemeyle mikrofunu masaya bıraktı.


Her yerde ve her zaman kibarlığını gösteriyor.


Her zaman selamlamasını yapıyor! #BuAdam  #ÇokTatlı


Güzel elleriyle bir bayrak tutuyor.


Röportaj esnasında çok şeker… #Bayıldık


#Dünyadaki #EnYakışıklıAdam


Birer birer imzalarını atarken mutluluğunu ve minnettarlığını ifade ediyor.


#İmzasıBile #NasılBöyleGüzel? 
Fotoğraflar bulanık çıksa da hâlâ çok iyi gözüküyor.

>> The Package”deki San Maru (Jung Yong Hwa) Hakkında Daha Çok Şey Bilmek İstiyoruz! 
Artık San Maru'yu merak ediyor olmalısınız, 
o zaman onun profiline bir göz atalım! 


Bir ilaç şirketinde işe yeni giren yakışıklı bir genç
#OrasıNeresi #OradaÇalışmalıyım


İlk görüşte müdür yardımcısı Oh'a aşık oldu ve sevgili oldular.
Ve Paris'e romantik bir geziye gitmeyi planladılar.


AMA!!


Gezileri iptal oldu ve aynı zamanda pasaport kontrolünden geçemedi!!


Havaaalanı güvenliği onun benzersiz ismi yüzünden onu alıkoydu :’( 
#Bırak senin için bu yükü çekeyim


“Bunu Ben Giyeceğim” 

Kadın iç çamaşırlarına ilgisi varmış gibi yalan söylemek zorunda kaldı!

Bu paket tura katılan diğer insanları da rahatsız etti.


Ama Paris onun için büyüleyiciydi...


Gezisinde kendini yalnız hissetti..


Neredeyse gözyaşlarına boğulacaktı
 #OnunİçinÜzülmeliyimAma #YakışıklılığındanGözlerimiAlamıyorum



En sonunda gözyaşları düştü...
#BırakSileyim  #GözününYaşını #AğlayayımSeninle

Ama…


Ağladı ve güldü!


#Heyecanlı #Mutlu #Farklı selfieler

Selfie çubuğu ile iyi bir çift oldular.


Tur rehberi Yoon Soso ile nefes kesici bir plan hayal ediyor.


Romantik bir gün gibi.. 
#BuBirRüyaOlmalı


Gizemli bir dükkanda Yoon Soso ile karşılaşıyor.


Nasıl bir hikayeleri olacak?


“The Package”i izlemeye devam edin!


Yakışıklı San Maru


Ve çekici San Maru sizler için bekliyor!


Zamanında izlemezseniz üzülecek..


İzleyeceğinize söz veriyor musunuz?

*Bu yazının tüm hakları turkishboice.com'a aittir. Siteden yazı çıkarmak veya alıntı yapmak kesinlikle yasaktır!*

Yazı-Fotoğraflar= FNC Entertainment, Drama House, JYP Pictures
Kaynak=Starcast
Çeviri=mcnbl