İMZA KAMPANYASI

[RÖPORTAJ] GRAZIA 2017 Ekim Sayısı - Lee Jonghyun


Bölüm 1: Dizi Hakkında

Grazia: Uzun zaman oldu.
Jonghyun: 6 geçti bile, değil mi? En son görüştüğümüzde 20lerin başında genceciktim.

G: Hâlâ 20lerindeki gibi genceciksin. (Gülüyor)
JH: Haklısın.

G: Yaş aldığın için üzülüyor musun?
JH: 30 yaşıma gelmeme ramak kaldı. Biraz üzgünüm. Ama 30lu yaşlarındaki üstatlarım bunun daha bir başlangıç olduğunu söylüyorlar.

G: 30lu yaşlarına geçmeden önce yapmak istediğin bir şey var mı?
JH: Pek yok. Şimdiye kadar istediklerimin neredeyse hepsini yaptım.

G: Ah, bu insanların seni kıskanmasına yol açacak.
JH: Ben sabırlı biri değilim. Bu yüzden eğer bir şey istiyorsam onun üzerine giderim.



G: Yeni bir çalışman olduğunu öğrendim. "Lingerie Girls Generation" yakında yayınlanacak. Gunsan'da çekim yaptığını ve dün buraya geldiğini duydum.
JH: Dizi 1979 yılında Daegu'da geçiyor, bu yüzden kırsal alanlarda çekim yapıyoruz. Önce Daegu'ya ardından Gunsan'a gittim. Ülkeyi boydan boya gezdim. "Lingerie Girls Generation" bir romana dayanıyor. Senaryoyu aldığımda bu dizide rol almalıyım dedim. Her zaman bir dizide aksanlı bir karakteri canlandırmak istemiştim. Bu kez istediğim kadar aksanlı konuşabildiğim için mutluydum.

G: Hiç yaşamadığın bir dönemde bir karakteri canlandırmak nasıl hissettirdi?
JH: Dizinin çekildiği döneme ilişkin çevre çok farklı olsa da insanların duyguları geçmişte ve şimdi pek fazla farklı değil. Örneğin kız ve erkek çocukların büyümeleri, ilk aşkın yansımaları.




 Bölüm 2: İlk Aşk; Sosyal Medya; Kitaplar

G:İlk aşkını hatırlıyor musun?
JH: Orta okul 2. sınıftayken yan taraftaki okulumuzda okuyan bir kızı sevmiştim. Orada güzelliği ile meşhurdu. Sonunda çıkmaya başladık ama çok uzun ömürlü bir ilişki olmadı. Sevgilimin sadece benimle olmasını istediğim bir ilişkiden yanayım ama çok ünlüydü.

G: Erkekler ilk aşklarını unutamazlar...
JH: Her zaman öyle olmak zorunda değil. (Gülüyor) İlk aşk benim için o kadar önemli bir şey değil. Ancak bir ilişki kurabilmenin giderek zorlaştığını düşünüyorum.

G:Bu noktada seninle aynı fikirdeyim.
JH: Bazen içtenlikle davrandığım gençliğimi özlüyorum. Zaman geçtikçe kılı kırk yarıyorsun ve standartların giderek yükseliyor. Artık gençliğimdeki gibi her yere gidemiyorum, hatta birisi ile tanışmak için bile zamanım olmuyor. Sadece oturup beklemek birisinin sana geleceği anlamına gelmiyor. İşimiz çok yoğun ve uyumaya bile yeterince zamanımız yok.. Ne yapmam gerektiğini merak ediyorum.

G:Birisine aşık olmanın üzerinden çok mu zaman geçti?
JH: Biraz uzun bir zaman. Şimdiki gibi yalnız öleceğim...

G: Yalnızlığın üstesinden nasıl gelebiliyorsun?
JH: Bunun için bir cevap yok gibi gözüküyor. Herkesin kendine göre yaşadıkları zorluklar vardır. Bu şekilde düşünmek istiyorum (gülüyor). Gerçekten çok yalnız hissettiğimde geceleri Instagram'da şarkı söylediğim videolar paylaşıyorum.



G:Sosyal medyada aktifsin. Instagram'daki profilinde "Sadece şunu bunu yaparken keyifle yaşayan insan" yazıyor.
JH: Eğlenmeyi seviyorum. Eğer iyi bir filmi izlemişsem veya güzel bir kitabı okumuşsam onları insanlarla paylaşmak istiyorum. Son zamanlarda aklıma bir fikir geldi, gerçekten iç dünyamda mutlu olduğumu insanlarla paylaşmak isteyen bir insan olmak istiyorum. Gerçekten mutluysam o zaman böyle fotoğraflar paylaşmama gerek yok. Neyse mutluyum ve çok ilgi görüyorum. Bu özellikle eğlence dünyasında çalışan benim gibi insanlar için büyük bir enerji kaynağı.

G:Çok fazla düşünüyorsun gibi gözüküuyor.
JH:Haklısın, çok düşünüyorum. Bu bir problem. (Gülüyor) Durmam gerektiğini biliyorum.

G: Ama şarkılar yazdığın için senin gibi yaratıcı biri için bunu yapman güzel bir şey.
JH: Bence de.Sanatla ilgili oyunculuk yapmak veya şarkı yazmak istiyorsan, farklı düşünen insanları, farklı yaşayan insanları anlamak lazım.



G:Makyajın yapılırken bir kitap okuyordun.
JH: Kitap okuma alışkanlığım var. Eğlenceli olsun veya olmasın, önce onu okurum üzerine de düşünürüm. Kitap denen şey için doğru bir cevap yok. Yazarın ve benim aramdaki düşünce farkını anlayabilmek için kitap okuyorum. Yaşıtlarımla karşılaştırdığında sosyal hayatım çok erken başladı ve farklı şeyler hakkında çok fazla deneyimim yok. Bu yüzden doğrudan olmasa da kitaplardan ve filmlerden bu deneyimleri elde ediyorum. Sanatla uğraşan insanlar benzerdir, insanlar basit şeylerden hoşlanırlar. Ama basit bir şeyi oluşturabilmek çok büyük efor gerektirir. Tabii ki dahiler de var ama ben onlardan biri değilim, temel oluşturabilmek için çok çalışmam gerekiyor.

G: Gelirken 3 kitap getirmişsin. Hepsini aynı anda mı okuyorsun?
JH: Evet, birini okuyup durursam sıkılabilirim.


Bölüm 3: CNBLUE ve Mutluluk

G:Son zamanlarda Yonghwa senin "Ahjussi" (Korece: orta yaşlı erkek) olduğun hakkında şakalar yapıp duruyor.
JH: Rahat olmaktan hoşlandığım için (Gülüyor). Eskiden iş hayatım ve normal hayatım arasındaki kıyafetleri birbirinden ayırmak için resmen stres yaşardım. Artık bilerek ayırmıyorum. Bugün burada terlik giyiyorum ama bu fotoğraf çekiminde kötü çıkacağım anlamına gelmez. Normal yaşamımda sürekli şık olmuyorum bu yüzden de günlük bir şekilde buraya geldim. Çok aceleci/öfkeli bir gençtim ama sanırım bu yanım yavaş yavaş köreldi.

G: Zaten bu şekilde yetişkin olmuş oluyorsun. Bu yıl çıkış yapalı 8 sene oldu, bu süre boyunca müzik veya oyunculuk yaparkenki fikirlerinde bir değişiklik oldu mu?
JH: Artık müziği işim olarak görmüyorum. Bir ara onu işim olarak görüyordum ve bu yüzden arzu duyarak ve sorumluluğunu taşıyarak yaşamam gerektiğini düşünüyordum. Yavaş yavaş hoşlanmadığım bir şeyi yapmaktan yoruldum. Bir gün birisi "bana hobi olarak gitar çalmayı öğretir misin?"diye sorduğunda bir aydınlanma yaşadım. O insan gibi olmalıydım, keyif almalıydım, niye bu kadar zorladığımı düşündüm. Bu yüzden müziği hobim olarak görüyorum ve keyif almaya çalışıyorum. Sadece yapmak istediğim şeyi yapıyorum. Diğer yandan oyunculuk için sete gittiğimde uzun süredir hissetmediğim bir şekilde heyecanlanıyorum. Şimdiye kadar oyunculuk aracılığıyla göstermediğim hâlâ pek çok yönüm var, bu yüzden oyunculuğa devam etmek istiyorum.

G:Etkinliklerinin yolu bir müzisyen ve oyuncudan daha da geniş. Nadir görülen bir şey ama tüm CNBLUE üyeleri hem müzisyenlikte hem de oyunculukta çok yetenekli.
JH: Üyelerin işlerini nasıl iyi yaptıklarına, nasıl sıkı çalıştıklarına bakarak güdüleniyorum ve daha fazla çalışıyorum. Sonuç olarak bu birbirimize iyi bir sinerji veriyor. Böyle anlarda etrafında nasıl insanların olduğu çok önemli. Bu yüzden üyelerimize her zaman minnettarım.

G:Grup etkinlikleriniz için CNBLUE ile ne zaman bir araya geleceğiz?
JH: Ekim ayında bir albümümüz çıkıyor ve Japonya'da 6 şehri gezeceğimiz bir turumuz olacak. 
(STAY GOLD : ARENA TUR 2017 "Starting Over")

G: Gelecek yıl Japon sinemalarında seni görecekmişiz diye duydum. Nasıl bir Jonghyun göreceğiz?
JH: Doğal bir felaketle ilgili "Ikiru Machi" adında bir film. Orada üniversiteye gitmiş Koreli bir öğrenciyi canlandıracağım. Oyunculuk yaparken doğanın ne kadar korkunç olduğunu ve insanların onun karşısında ne kadar zayıf olduğunu fark ettim.

G: Son olarak, yakın zamanda duyduğun en iyi şey neydi?
JH: "Çok mutlu görünüyorsun"

G:Mutlu olmalısın. Şu anda mutlu musun?
JH: Gerçek mutluluklar bulmanın peşindeyim. Geçtiğimiz günlerde bir film izledim: "Things to Come". Orada bir replik vardı. "Eğer istediğini elde edersen daha az mutlu olursun. Sadece mutluluğa ulaşmadan önceki o an gerçekten mutlusundur." Buna kesinlikle katılıyorum. Mutluluğu bir kez yakaladığında ayırt edilmez bir hale geliyor. Mutluluğun kendisiyle karşılaştırdığında, ona ulaşma çabaları daha önemli ve güzel geliyor. 

G: Söz yazmak mı beste yapmak mı?
JH: Söz yazmak. Daha zor ama keyifli.

G:Nehirde balık tutmak mı, denizde balık tutmak mı?
JH: Denizde. Çünkü denize açıldığınızda telefon çekmiyor.

G:Eric Clapton mı, John Mayer mi?
JH: Eric Clapton. Aslında ikisini de seviyorum. Belki de John Mayer'i daha çok dinliyorumdur ama Eric Clapton'ın verdiği konfor hissi hoşuma gidiyor. Öyle birisi olmak istiyorum. Sadece sarılmak istediğiniz bir Ahjussi!

G:Sushi mi domuz çorbası mı?
JH: Yok artık... Böyle zor soru olmaz. Eğer hayatımın geri kalanında sadece birini yemek zorunda kalsaydım sushi.


***



Rehberlik bölümü / Aşk doktoru : Jonghyun

Hayran mektubu: Kurstan bir çocukla çıkıyorum. Neredeyse 6 aydır çıkıyoruz ama sadece kurstaki arkadaşlarla bir araya geliyoruz. O yüzden onun gerçek arkadaş çevresini tam olarak bilemiyorum. Çıkmaya başladığımızda beni hemen arkadaşlarıyla tanıştırmadı. Şimdi ise neredeyse 6 ay geçti ve ben hâlâ hiçbiriyle tanışmadım. Eski kız arkadaşının arkadaşlarının biriyle çıkmaya başlayıp onu terk ettiğini söyledi. Bu yüzden bir travma yaşadığını söyleyince ben de üstüne gitmedim. Ama kendimi güvensiz hissediyorum. Böyle bir durum yaşanmış olsa da ben onun arkadaş çevresini merak etmekten kendimi durduramıyorum. Herkese gururla ben onun kız arkadaşıyım demek istiyorum. Onu anlayışla karşılamaya devam mı etmeliyim yoksa buna bir çözüm mü bulmalıyım?

JH'un cevabı: Dürüst olmak gerekirse, o çocuk senden çok fazla hoşlanmıyor gibi gözüküyor. Bir yerlerde bir yanlışlık var. Eğer benim kız kardeşim olsaydın sana o çocukla bir daha görüşmemeni söylerdim. Çünkü aslında bir erkeğin kız arkadaşı varsa, onu herkese tanıtmak ister. Erkek arkadaşının kişiliğini bilmiyorum ama sana söyleyeceğim şey dikkatli olman olur. Seni arkadaşlarına tanıştırmayarak bir şeyler saklıyor olabilir.

*Bu yazının tüm hakları turkishboice.com'a aittir. Siteden yazı çıkarmak veya alıntı yapmak kesinlikle yasaktır!*

Trans: gkboice,huua15,gongleeglobal
Çeviri: mcnbl
Scan: as tagged

0 yorum:

Yorum Gönderme