İMZA KAMPANYASI

[Bir Türk Boice'un Konser Anısı] CNBLUE 2015 Arena Tur: Be a Supernova



"Sen hiç kendinin bile inanmadığın bir hayali gerçekleştirdin mi? Uzun bir süre hayalini kurup sonunda o hayalin gözünün önünde canlandı mı? Benim oldu. Beş sene boyunca hayalini kurduğum şey gözümün önünde beliriverdi. Hayatımın en müthiş anıydı. Mucize gibiydi. 

26 Kasım 2015'te CNBLUE 'nun Osaka Hall 'deki konserine gitmek benim için bir mucizeydi."



Sözleri ile başlıyor Eda CNBLUE konserini anlatmaya. Gittiği günden beri dinlemek için sabırsızlandığımız bir hikayeydi bu. Çünkü her Türk Boice gibi hayalini kurmaktan kendimizi alamadığımız özel konserlerdir CNBLUE'nun Japonya konserleri, turları. Sonunda bu konser anısını paylaşmanın en güzel zamanı da CNBLUE'nun 8. yıl dönümünü kutladığı yıl olacak diye düşünerek Eda'ya başvurduk. Bizleri kırmadığı ve o harika anları paylaştığı için kendisine çok teşekkür ediyoruz. Bir gün o muhteşem duyguyu hep birlikte yaşamak dileğiyle diyor, sözü sahibine bırakıyoruz^^




2015 yılında dil öğrenmek için bir seneliğine Japonya'ya gittim. Japonya'ya gitmek benim hayalimdi ve elbette bir gün gerçekleştirecektim. Gerçi bir senelik bir dil okulu değil ama kısa bir tatildi aklımdaki. Uçak parasını biriktirdik sonra kolay olur diye düşünüyordum. Ama asla hayal edemeyeceğim şey o konsere gitmekti. Japonya'ya gidince içimdeki imkansızlık duygusu biraz azalsa da hala içimde hala bir korku vardı. Bu yıl Japonya'da konser vermezlerse ya işim olduğu için gidemezsem ya bilet tükenirse tarzı düşünceler sürekli kafamın içindeydi.



Neyse ki kendim gibi bir arkadaş buldum. Endonezyalı bir arkadaşım elimden tutup bilet almaya götürdü. Bilet fiyatı 9000 yendi. Türk parasıyla o zaman için 200 lira ediyor olması lazım. Bileti alıp kitabın arasına koydum. Hiçbir heyecan yoktu. Çünkü gerçek olamayacak bir şeydi. Konser gününe kadar olayın farkında değildim. Konser alanına gittiğimizde çok kalabalıktı. Hemen gidip stantlara bakmaya başladık. Bir tişörtün 3000 yen olduğunu hatırlıyorum. 



Bir tişört ve bir kupa aldım. Ne yazık ki light stickler bitmişti. Saat beş gibi kapının önünde sıra olmaya başladık. Bende ağlamaya başladım. Çünkü beş yıllık hayal, izlediğim diziler, dinlediğim şarkılar… Hepsi gözümün önünde akıyordu. Salona girdik. Yerim sahnenin tam karşısında ve en uzak noktasıydı. Ama o an sadece orada olmak önemliydi. İçeride fotoğraf çekmeye izin yoktu ve en arka sırada olduğum için arkadan görevliler dolaşıyordu. O yüzden fazla fotoğraf çekemedim.


Size yalan söylemeyeceğim. Çok fazla bir şey hatırlamıyorum. Çünkü benim için bir televizyon ekranı gibiydi. Televizyon ekranının kıyısında duruyorum gibi. Dışında değilim, ama içinde olamayacak kadar da imkansızdı. Zaten ilk şarkı boyunca ağladım. Yanımdaki arkadaş bir ara sadece bana bakıyordu. Önce bütün ışıklar kapandı. Sadece mavi light sticklerin ışığı vardı.



Sonra gitar sesi duyuldu. İlk Supernova ile başladılar. O gitar sesini duymak hala ağlamama neden oluyor. En iyi onu hatırlıyorum. Bir de Jong Hyun yeşil gitarı çok net şekilde aklımda. Yong Hwa siyah yuvarlak gözlüklerle çıkmıştı. I'm loner söylerken tekrar ağlıyordum. Çünkü  6 senedir en sevdiğim şarkılarıydı. Ondan sonra konuşmak için ara verdiler. Min Hyuk konuşurken çok endişeli gibiydi. Japoncası çok iyi olmadığı için.Hatta bir ara diğerleri bugün ne çok konuştu diye dalga geçtiler.'' Kim öğretti sana?'' dediler. Özellikle Jong Hyun diğerleriyle çok dalga geçti. Çünkü onun Japonca'sı daha iyiydi. Yong Hwa sıkışınca İngilizce konuşuyor. Yong Hwa klavyenin başına oturup şımarmaya başladı. Konser boyunca şımardı zaten. 




Love, In My Head ve Lady'i söylediler. Daha sonra Jung Shin, Yong Hwa ile yazdığı ilk şarkıyı, Daisy'i söylediler. Sonra Jong Hyun klasik gitarı eline aldı. Onu da çok iyi hatırlıyorum. Çünkü gene ağlamaya başlamıştım. Cinderella'dan sonrası daha bir hareketli oldu. Tişörtlerini giyip geldiler. Elinde buzlu kahveyle gelip ''Yarın iş var değil mi? Ama gene de Try Again Smile Again. Kappai'' deyişi çok tatlıydı. En büyükleri olmasına rağmen çocuk gibi davranıyordu. Klavye başında daha şımarık. Sonra yabancı ülkelerinin adlarını söylemeye başladılar. Ama ben en arkadaydım ve sesim kısıktı. Bağıramadım o yüzden. İşte o zaman keşke biraz daha önde otursam dedim. O kadar dilde selam verdiler. Bir kere merhaba demediler.




Sonra konserin en komik konuşmaları geçti. Bir ara dil problemi yaşadılar. Seyirciyle anlaşmaya çalışmaları çok tatlıydı. Hele ki Love Light'ı söylerken çok tatlılardı. Sahnede kendi kendilerine eğlendiler. En son iyi dileklerini sunup konseri bitirdiler. Yong Hwa çok konuşuyor. Giderken bile sağlığınıza dikkat edin üşütmeyin tarzı şeyler diyordu. Havlularını atmaya başladılar, o zamanda keşke önde otursaydım dedim; yalan yok. Umarım bu heyecanı Türkiye'de tekrar yaşayabilirim. En çok istediğim şeylerden bir tanesi bu. Eğer Türkiye'ye tekrar gelirlerse orada olmayı çok isterim. İnanılmaz bir anı benim için. Belki de en unutulmazı.



*Bu yazının tüm hakları turkishboice.com'a aittir. Siteden yazı çıkarmak veya alıntı yapmak kesinlikle yasaktır!*

0 yorum:

Yorum Gönderme