İMZA KAMPANYASI

(Araştırma Yazısı) CNBLUE nasıl oluştu? Ve Japonya'daki Hayatları

CNBLUE'nun bugünlere gelebilmek için yaşadıkları...

"Seul Konserine Prinç Çelengi Gönderdik!

CNBLUE'nun ailelerinin de katılmış olduğu 2013 CNBLUE Seul Konseri'ne Turkish Boice olarak prinç çelengi gönderdik!

(06.08.12) Jong Hyun Türk Hayranlarına Cevap Verdi!

@mkstartoday'in düzenlediği canlı twitter söyleşisinde Jong Hyun'a ekibimizin hazırlayıp çevirdiği korece bir çok soru soruldu. Jong Hyun 4 Türk hayranına cevap verdi ve Türkiye için "Ben de gelmek istiyorum." dedi.

CNBLUE 2013 ARALIK AYI PROGRAMI

CNBLUE'nun bu ay neler yapacağını merak ediyorsanız, bu yayın sizin için..

Boice Ne Demektir?

CNBLUE hayranlarına neden "Boice" denildiğini hiç merak ettiniz mi? Öyleyse bu yazıyı okumalısınız.

Fan Serviste Sınır Tanımayan Yong Hwa Uçan Öpücükleriyle Asya Birincisi



Yong Hwa'nın elleri ve parmakları uzun ve çok güzel. Piyano çaldığında hayranlar parmaklarını dizi izliyormuş gibi izleyip iç geçiriyorlar. Etrafa öpücük attığında parmaklarını önce dudaklarına bastırdıktan sonra biraz eğiyor bu çok güzel.

Dudaklarından uzaklaştırdığında uzaklaştırdığı kollarında elleri ve parmaklarıyla bizi gösteriyor. Bu seri hareketleri hayranlıkla izliyoruz. Asya'da bunu yapan çok insan yoktur. Bunu şakayla karışık yapmak çok kolaydır ama Yong Hwa'nın yaptıkları bambaşka. Yong Hwa öpücük dağıttığında hiçbir gizli anlam yüklemeden ve hiç tereddüt etmeden yapıyor bunu.

Yong Hwa'nın uçan öpücüklerinin üç aşaması var. Kısaca gözlerini kapatır, gözüne çarpan birine seksi bir öpücük gönderir ve gözleriyle karşılık verilir. Başıyla hayranları selamlarlarken aynı zamanda ellerini de kullanıyor. Öldürücü gülümsemesinin peşinden geldiği öpücüğü en iyisi. 

Kore'deki online topluluklar bir araya gelip "Uçan Öpücük" fotoğraflarını toplayıp eğlenceli ya da seksi başlıkları altında makaleler hazırlıyor. Buna karşılık "Eksiz şekilde birleştirilmiş", "Öpücük açısını yakalayan adam", "Yong Hwa lütfen benim ol", "Sevimli ama heyecan verici" gibi yorumlar alıyor. 

*Bu yazının tüm hakları turkishboice.com'a aittir. Siteden yazı çıkarmak veya alıntı yapmak kesinlikle yasaktır!*

Photo cr: as tagged (Şangay Can't Stop Live'dan bir karedir)
Kaynak: Just JYH
Çeviri: unDineee


[Video Çevirisi] Wowow CNBLUE Röportajı





YH: Merhaba Wowow izleyenleri,
Hepsi: Biz CNBLUE.
YH: Summer Sonic 2014'te sahne almamıza karar verildi! *alkış*JH: Evet.. çok..
JS: Mutluyuz.
JH: Evet ve bu bizim ikinci yılımız.
JS: Evet. 
JH: Dahası, biz ana sanatçıyız (son sahne alan sanatçılar)!
MH: Oh.. Teşekkür ederiz..
JS: Çok sıkı bir şekilde hazırlanacağız.
YH: Ana sanatçı olduğumuz için, iyi bir performans ortaya koymak istiyoruz, sizlerle birlikte! Haydi bunu gerçekleştirelim.. Teşekkürler.
Hepsi: Teşekkür ederiz.
YH: "Kanmuryo" desu. (Söyleyecek çok şeyim var) Çok müteşekkiriz.
JS: Millet lütfen yanınıza çok su alın.
JH: Sadece CNBLUE değil, bizim dinlemek için sabırsızlandığımız pek çok sanatçı sahne alacak. Lütfen hepsi için dört gözle bekleyin.

*Bu yazının tüm hakları turkishboice.com'a aittir. Siteden yazı çıkarmak veya alıntı yapmak kesinlikle yasaktır!*

Çeviri: mcnbl 


[23.07.2014 | @cnbluegt] Twitter Güncellemesi ~ Üşütmemeye Dikkat!


[Çeviri] @cnbluegt:  Millet soğuk algınlığına karşı dikkatli olun~ Birkaç gündür bununla mücadele ediyorum ama şimdi daha iyi hissetmeye başladım T_T Yoğun dizi çekimlerinin ortasında bulunan Yonghwa hyung ve Jungshin sizler de soğuk algınlığına karşı dikkat edin~ Minhyuk sen de~

[Trans]  @cnbluegt: Everyone be careful not to catch a cold~ I suffered for a couple of days but now I’m getting better T_T Yonghwa-hyung and Jungshin who is in the middle of working hard filming be careful not to catch a cold too~ Minhyuk too~

[Original]  @cnbluegt: 여러분 감기조심하세요~ 한 이틀 고생하다 이제 좀 나아졌네요ㅠ 촬영중이라 고생하고 있을 용화형 정신이도 감기 조심해~ 민혁이도

*Bu yazının tüm hakları turkishboice.com'a aittir. Siteden yazı çıkarmak veya alıntı yapmak kesinlikle yasaktır!*

Kaynak:cnbluestorm
Çeviri: mcnbl


Ceci Dergisi Ağustos 2014 Sayısı Kang Minhyuk Röportajı


Nemli ve sıcak yaz çoktan geldi, şu an gece olmasına rağmen hava hala ılık. Gecenin geç bir saati olsa da fotoğraf çekimleri klimalı bir yerde yapılacak.
Kang Minhyuk bugün gri tişört, kot pantolon ve Nike spor ayakkabısı giyiyordu. Bu kibar genç adam ortama yeni bir hava verdi.

Herkesi selamladıktan sonra çalışanlardan kalan guo ba’yı gördü ve oturup “Guo ba yemeği çok severim” dedi. Akşam yemeğinde de guo ba yemesine rağmen tüm tabağı yiyerek, kıyafetlerini değiştirmeye ve makyajını yaptırmaya gitti. Mutlu görüntüsü herkesi gülümsetti. O andan itibaren Kang Minhyuk eski bir arkadaş gibi hissettirmeye başladı. Fotoğraf çekimleri sırasında saf ve insana yakınlık duygusu veren özel bir hisse sahipti.


Bugünkü fotoğraf çekiminin konusu, BLUE BOY. Kang Minhyuk’un blue (hüzünlü) gözlere sahip olmasını; ama her zaman herkes için bir korunak gibi olan gülümsemesini göstermesini yansıtıyor.

Ceci: Sence nasıl birisin, blue (hüzünlü) olduğunu düşünüyor musun?
Minhyuk: Yarı yarıya. Belki de hayır? Duruma bağlı.
Hüzünlü şarkıları sevdiğimi düşünürsek, o anlarda daha hüzünlü hissediyorum. Ama bu tarz bir hüzün, üzgün olmakla ilgili değil; sadece sessiz ve sakin olmakla ilgili. Ayrıca küçüklüğümden beri flüt ve piyano çalmayı öğreniyorum, belki bundan da etkilenmiş olabilirim. Konserlerde eğlenceli ve hareketli şarkıları sevsem de, duygulu ve yavaş/slow şarkıları çalarken daha çok konsantre oluyorum.

Ceci: Ah, eskiden flüt ve piyano çalmayı mı öğrendin?
Minhyuk: Bateriye aşık olmadan önce klasik müziği çok severdim. Bateri sayesinde müzikal anlayışımı ortaya çıkarabilmem daha da kapsamlı hale geldi.


Ceci: Heirs’ten Yoon Chan Young karakterinin bir hayranı olarak hep sormak istemişimdir, “Başından beri duygusal olarak zengin biri miydin?” Sanırım seninle 4 saati beraber geçirdikten sonra cevabı biliyorum, sen kesinlikle duygusal olarak zengin birisin.
Minhyuk: Beni böyle gördüğünüz için teşekkür ederim. Bugün ortam çok güzel, bu yüzden daha duygusal hissediyorum. Ama bir sanatçı olarak, daha hassas olmak normal. Çok sinirlendiğim zamanlar da oluyor; ama huzuru seven biri olduğum için kendimi kontrol etmeye çalışıyorum. Kısaca uyumlu diyebiliriz benim için. Bu açıdan bakarsanız büyük ihtimalle duygusal açıdan zengin biri değilim. 

Ceci: Bize bizzat kendi tasarımın olan çiçek buketini gösterdin, hatta bunu tasarımcımıza bile gösterdin. Merak ediyorum, çiçeklere nasıl böyle ilgi duymaya başladın? Bu erkekler için nadir rastlanır bir durum.
Minhyuk: Küçük minik şeyleri her zaman sevmişimdir, hatta iç (mekan) dizaynı bile. Çiçeklere ilgi duyacağımı hiç düşünmediğim için bu durumu çok büyüleyici buluyorum. Büyük ihtimalle bir an çiçeklerin dikkatimi çektiğini fark ettim ve çiçekleri sevmeye başladım. Her bir çiçekle buket yapmaya başladım. Sanırım bu bir hobi. Fakat çiçekçilerde çiçekler o kadar pahalı ki ben bile çiçek bulmak için o çiçek dükkanlarına gidiyorum. Ama o çiçek dükkanları sadece gece 12’de açılıyor. Çiçeklerle bir şeyler yapmak bana enerji veriyor, ayrıca zamanımı güzel bir şekilde geçiriyorum. Dahası, “Lütfen bana güzel çiçekler verin” cümlesinin enerjisini seviyorum, Çoğu günler çok vaktim olmasa da her fırsat bulduğumda o çiçek dükkanlarına gidiyorum. Hala çiçeklerle dekorasyon yapmak benim için zor; ama bir çiçek buketi tamamladığımda çok mutlu oluyorum.

Ceci: En çok hangi çiçek türünü seviyorsun?
Minhyuk: Çiçek buketlerini zenginleştirmek için kullanılan küçük çiçekleri. Mor olanlarını sık sık kullanırım. Küçük mor çiçekler, “Sonsuza kadar” anlamını taşır. Belki de sırf bu sebeple, sadece mor çiçekleri kullansam bile (buketin) çok şirin olduğunu düşünüyorum.

Ceci: Çiçekleri kime veriyorsun?
Minhyuk: Kendime. (Gülüyor ve fotoğrafları gösteriyor) Burası benim odam. Çiçekleri birine hediye olarak vermenin ardında çok büyük bir anlam yattığını düşünüyorum.

Ceci: Şu anda aşka bakış açın nedir?
Minhyuk: Çiçekleri aşkla ilişkilendirmek zorunda mısınız? Bir ilişkim olursa, her şeyden vazgeçebilecek bir karaktere sahip olduğumu düşünüyorum. Onunla hemen evlenmesem de ona kadınım gibi davranırım ve sonsuza kadar sevgilim olacağını hayat felsefem kabul ederim.

Ceci: Son zamanlarda eğlence programlarına çok çıkıyorsun, eğlenceli sektörü hakkında ne düşünüyorsun?
Minhyuk: Eğlence benim genlerimde yok. Ayrıca çok komik/eğlenceli bir konuk da değilim; ama eğlence programına çıkmak, komik olmak demek. Bir senaryoya bağlı kalmayan programları seviyorum, o zaman rahatça oynayabiliyoruz.

Ceci: Heirs’deki oyunculuğunla bir ödül kazandın, oyunculuk yapmaya devam etmek istiyor musun?
Minhyuk: Bu isteğimi dile getirmek benim için zor. Oyunculuk yapmayı seviyorum ve iyi bir oyuncu olmak istiyorum. Dizi ne kadar iyi olursa olsun, eğer rol bana uygun değilse bu çok belli olur. Eskiden hiç düşünmeden her rolü kabul ederdim; ama şimdi her projede iyi yapabilmenin mümkün olduğunu düşünmüyorum. Bazı roller sadece bazı kişilere uygundur diye düşünüyorum. Sadece bana uygun olan roller için evde sabırla bekliyorum.


Ceci: Asya Turunuz ile yoğun musun?
Minhyuk: Evet. Şu an Can’t Stop Asya Turundayız, geçen yıl da Dünya Turuna çıkmıştık. Bu yıl Asya turumuza odaklanacağız. Aslında yarın sabah 6’da Guang Zhou’ya gitmek için hava alanına gideceğiz. Sonra Pekin ve Tayvan’a gideceğiz. Programımız çok yoğun ve bugün de çok uyuyamayacağım gibi gözüküyor (Çekimler gece 12’de bitti). 4 saat uyku ne uzun ne de kısa. Bu sadece bir iki kere yaptığım bir şey değil; yine de uçakta uyuyabildiğim için sorun yok.

Ceci: Bu röportaj için Kang Minhyuk’la ilgili araştırma yaptık ve 2011’de seslendirdiğin Star adlı şarkıyı bulduk. Çok da güzel söylemişsin, şarkı söylemek istiyor musun?
Minhyuk: Onu nasıl buldunuz?! Çok eski ve şu an onun hakkında konuşmak beni utandırıyor. Küçükken şarkı söylemeyi severdim; ancak çok sık şarkı söylemediğim için kendime güvenimi kaybettim. Ayrıca şu anda hyunglarım çok güzel şarkı söylüyorlar, benim dahil olacağım bir yer yok. Eskiden çok iyi şarkı söyleyemeyeğimi düşünmezdim; ama şimdi çok iyi söyleyemediğimi düşünüyorum (gülüyor)

Ceci: Sesine yazık…
Minhyuk: Teşekkür ederim; ama yakın bir zamanda herkesin önünde şarkı söylemeyeceğim.

Ceci: Hâlâ yurtta kalıyorsunuz, değil mi? Üyelerinizle iyi anlaşıyor musunuz? Boş zamanlarınızda ne yapıyorsunuz?
Minhyuk: Bisiklet sürüyorum, film izliyorum… Eskiden beraber takılırdık/oynardık ama son zamanlarda herkesin kendi programı var; bu yüzden kendi başımıza takılıyoruz. Yine de aynı evde kaldığımız için birbirimizle çok ilgileniyoruz.

Ceci: Bir sonraki albümünüzü çıkarmanıza daha çok var mı?
Minhyuk: Evet. Hâlâ vereceğimiz birkaç konser var. Yonghwa hyung ve Jungshin’in kendi programları var (dizi çekimlerinden bahsediyor). Ayrıca besteler için yılın sonuna doğru sanırım yeni şeyler yapılacak lütfen biraz daha bekleyin.

Ceci: Son olarak, nasıl bir insan olmak istiyorsun?
Minhyuk: Kafamda birçok şey var, biraz ondan biraz bundan. Umarım çok düşünmem. Özgür olmak istiyorum. Özgür olursam her şeyin çok iyi bir şekilde başarılabileceğine inanıyorum.


Çok geç olduğu için eğlenceli bir şeyle bitirelim!

Ceci: Bikini mi mayo mu?
Minhyuk: Mayo.

Ceci: Düztaban ayakkabı mı topuklu mu?
Minhyuk: Düztaban ayakkabı.

Ceci: Ice red bean (bir tür soğuk içecek) mi dondurma mı?
Minhyuk:Ice red bean

Ceci: Romantik film mi korku filmi mi?
Minhyuk: Romantik film.

*Bu yazının tüm hakları turkishboice.com'a aittir. Siteden yazı çıkarmak veya alıntı yapmak yasaktır.*

Kaynak/Source: cnbluestorm
Çeviri: CNBuSrang
Scanned by: The_Blue_@blog.daum

[22.07.2014 | @MentalShin] Twitter Güncellemesi ~ Temptation


[Çeviri] @MentalShin: Temptation (yeni bölümü) bu gece saat 10'da yayınlanacak~~!!

[Original] @MentalShin: 오늘밤10시 유혹 본방사수~~!!

*Bu yazının tüm hakları turkishboice.com'a aittir. Siteden yazı çıkarmak veya alıntı yapmak kesinlikle yasaktır!*

Çeviri: mcnbl

Vogue Korea (Ağustos 2014) ~ Three Musketeers Yong Hwa Röportajı



-"Üç Silahşörler" bilinen bir hikayedir. Geçtiğimiz günlerde bir anime serisi bile gösterildi. D'Artagnan bir tazı, Athoss bir Alman kurdu, Porthos bir bulldog ve Aramis bir cocker spanieldi. 
YH: Uzun zaman önce canlandırdığım soğukkanlı ve olgun rollerden farklı. d'Arangnan olarak Park Dalhyang basit ve kolay bir adam, grubun en genç ve heyecanlı ruha sahip üyesi. Bir aksiyonun içinde, dizi boyunca kostümler giyiyor ve ata biniyor. Çeşitli ilginç sahnelere sahip biri.

-Karakterle aranda benzerlikler buldun mu?
YH: Dalhyang, askeri sınavı geçerek Hanyang (Seul)'e gelen Goseong'un Gangwon ilinden biri. Henüz olgunlaşmamış görünüşü ve inatçılığıyla kendine aşırı güvenen bir karakter. Benim Seul'e ilk geldiğim zamanlara benziyor. Kırsal bölgede yetiştiğim için güçlü bir özgüvenim vardı. "Burada kaybedeceğim hiçbir şey yok" düşüncesi hakimdi. 

-Anlaşılan herkes kendi karakterini sevmiş. The Three Musketeers'a seçmenin başka bir sebebi var mı?
YH: Tur programlarım arasında çok fazla senaryo elime ulaştı. Bunların arasında elimin ilk gittiği "The Three Musketeers" oldu. Belki de küçükken "Üç Silahşörler" filmini izleyip çok fazla etkisinde kaldığım içindi. Erkekler arasındaki arkadaşlığın tazeliğiyle işleri halletme yöntemi ve senaryonun kolay okunabilir oluşu ilgi çekiciydi. 

-Geçen sefer yapımcının ve senaristin ortak çalışması "Nine"ın farkına varamamıştın. Hangi bölümler "Nine"dan daha iyi?
YH: Aslında gerçek zamanında izleyemesem de ne zaman boş vaktim olsa izledim ve 3 günde bitirdim. Senarist Song Jaejung'un güçlü bir kurgusu olduğuna ve yapımcı Kim Byungsu'nun benzersiz film tarzını The Three Musketeers'da artıracağına inanıyorum. 

-Ekip çalışması olağanüstü, dördünüz arasında yalnız kalmaya ihtiyaç duyan kim peki?
YH: Dalhyang'ın çok fazla solo sahnesi ve aynı zamanda Prens Sohyeon ile de sahneleri var. Hyung (LJW) çok iyi biri bu yüzden yakın arkadaş olmamızın önünde bir engel yok. En genç ben olduğum için özellikle bir şey yapmasam bile hyung benimle çok iyi ilgileniyor. Bu harika.

-Bu "Üç Silahşörler"i dikkate aldığımda çok fazla aksiyon sahnesi bekliyorum.
JW: Hepimiz Haziran ayınınn başlarında ata binme ve kılıç kullanma pratikleri yapmaya başladık. Sanırım herkes en az bir kez attan düştü. Biliyor musunuz, siz atın üzerinde oturduğunuzda 3M yaklaşıyor? Konsantrasyonunuzu kaybettiğiniz an attan düşebilirsiniz. Güvenlik her şeyden önce gelir.
YH: Bu yüzden tek ayağım aksıyor.

-Açıkçası harika aktörler karakterlerini aksiyon sahneleriyle gösterecek. Mesela senin kılıç ustası tarzın.
YH: Dalhyang'ın kılıç kullanma tarzı, kırsal bir dağda tek başına öğrendiği teknikleri yansıtıyor. Gerçekten eğitim almış biri ile karşılaştırıldığında net değil ama alan kuşatması ve özellikleri kullanma konusunda iyi. Dans etmeyi örnek verecek olursak serbest dans gibi. Öğrenilen bir teknik yok ama tamamen özgüvenle beslenmiş. Yine de bu serbest dans oldukça güzel görünüyor. Çekim yaptığımda kılıç uçtuğunda yakışıklıymışım gibi rol yapamadım. İyi görünmek için vaktim yoktu. Sanırım bu ifadeler geçen sefer yayınlanmadan önce ekranda kesilmiş. Capsler konusunda endişeli olsam da eğlenmeye ve rahat olmaya çabalıyorum.

-Aksiyon sahnelerinde en iyi olan kim?
Haein: Bence Dalhyang. Yong Hwa iyi bir koordinasyon hassasiyetine sahip. Kısa zamanda çok gelişti. 
YH: Sporu gerçekten seviyorum. Öğrencilik yıllarımda bile beden eğitimi liderliğini kimseye kaptırmazdım. Notlarım hiçbir zaman sınıf temsilcisi olmak için yeterli olmasa da beden eğitimi derslerinde ve spor günlerinde gücümle eğlenirdim. Çok çalışırım ve sevdiğim şeylerde iyi olurum. Küçükken dans etmeyi şarkı söylemeyi ve vücudumu hareket ettirmeyi severdim. Ortaokulda tamamen erkeklerin olduğu bir okula gittiğimde gerçekten serpildim.

-"The Three Musketeers" sezonlar halinde yayınlanacak. İlk sezon Ekim ayının başlarında yayınlandıktan sonra ikinci ve üçüncü sezonlar onu takip edecek. Hikaye nasıl çözümlenecek?
YH: İleride ne olacağını öğrenirsem bu oyunculuğumu etkileyeceği için yazar ikinci ve üçüncü sezonda neler olacağını bana söylemedi. Bence gelecekte olacakları bilirsem bunlara dikkat eder ve rol yaptığım sırada bunları hesaplarım. İçtenlikle oyunculuk sergilemek istiyorum. Dalhyang'ın ve diğer karakterlerin denizin çocukları üzerinde nasıl gelişeceğini merakla bekliyorum. 

-"The Three Musketeers" gelecek yıl efsanevi bir yolculuğa neden olacak. Diğer aktivitelerde de bulunduğun için çekimler sırasında yüksek konsantrasyon göstermen gerekli.
YH: Sadece günlük hayatımda senaryoyu okuyup duruyorum. Böylece canlandığım karakterin içine girmek daha kolay oluyor. Hatta konuşma tarzımı karakterimin konuşma tarzı ile değiştiriyorum. Odaklanmak için değiştirebilirsem daha kolay olur ama benim yöntemim sadece senaryo üzerinde yaşıyor. Aslında bu yıl CNBLUE albümü yayınlanacaktı ama ben "The Three Musketeers" kadrosuna katıldığım için ertelendi. Albüm için hazırlıklara başlamıştık ama tamamen diziye odaklanmam gerektiğini düşündüm. Üyeler de beni beklemek için (hazırlıkları) durdurdular. Bu yüzden dizi de daha iyi olmalıyım, kendime inanıyorum. Belki çok çalıştığım için bu günler de kilo verdim. Genelde 67-68 kilo civarındayımdır ve bu ekranda iyi görünüyor ama şu an 65 kiloyum. The Three Musketeers'ın ana karakterlerinden biri olduğum için iyi yemeli, aksiyon sahnelerinde dikkatli olmalı ve vücuduma dikkat etmeliyim. Bunlara dikkat ettiğimde her şey yolunda gidecek ve güzel anılarım olacak.

*Bu yazının tüm hakları turkishboice.com'a aittir. Siteden yazı çıkarmak veya alıntı yapmak kesinlikle yasaktır!*

Kaynak: Just JYH
Çeviri: unDineee

[21.07.2014] Twitter Güncellemesi ~ Jung Shin&Min Hyuk



[Çeviri] @MentalShin: Temptation tekrarı yayınlanırken Min Hyuk ile restoranda yemek yiyoruz~ Etrafımızdaki insanlar yemek yemek yerine onu izliyor ve eğlenceli olduğunu söylüyor keke Bugün akşam 10'da yeni bölümü izleyin!

[Original] @MentalShin: 식당에서 민혁이랑 밥먹는데 유혹 재방송이 나오더라구요~ 옆테이블분들이 유혹 재밌다며 밥안먹고 보시더라구요ㅋㅋ오늘도 밤10시 본방사수!

 [Trans] @MentalShin: Eating at the restaurant with Minhyuk when Temptation rerun appeared~ people beside our table watched it instead of eating and said it was interesting kk Today at 10PM watch the live broadcast!

*******

[Çeviri] @MR_KANGGUN: @MentalShin ben izliyorum oldukça havalı

[Original] @MR_KANGGUN: @MentalShin 식잘봤다 멋지다

 [Trans] @MR_KANGGUN: @MentalShin I'm watching it well cool

*Bu yazının tüm hakları turkishboice.com'a aittir. Siteden yazı çıkarmak veya alıntı yapmak kesinlikle yasaktır!* 

Kaynak: CNBLUESTORM, @camille9508
Çeviri: unDineee



EunJung

Merhaba ben Turkish Boice ailesinin maknae admini EunJung.Sizlere CNBLUE'yla nasıl tanıştığımı anlatmaya geldim. ^-^


Bazen hayatın içinde durup dinlenmek istediğiniz anlar olur. Her şeyden bunalırsınız ve kendinizi dış dünyadan soyutlamak istersiniz. İşte böyle hissettiğim bir gün rastgele bir Kore dizisi açıp izledim. Sadece zaman geçirmek, sıkıntımı unutacak bir şeyler yapmak istemiştim. Diziyi sıkılmadan izlemiştim bölümleri öyle çok uzun değildi ve eğlenceliydi. Sonra bir dizi daha izlemek istedim.


Dizilere bakınırken bir afiş gördüm. Bir erkek ve bir kız sırt sırta vermişlerdi. Erkek olan elinde gitar tutuyordu. Afişin renkliliği beni kendine çekmişti ve tabi gitarı görmemle işin içinde müzik olacağını düşünerek daha bir hevesle başladım izlemeye.

Afişte elinde gitar tutan çocuk, dizinin kızlara karşı kibirli ve soğuk davranan Lee Shin'ini canlandırıyordu. Ailesine, kardeşine sevecen ama çevresiyle arasına duvarlar örmüş biri..Gitarını eline aldığında herkesi büyüleyen biri..Kızlar 'havalı' olduğunu söyleyip onu gitar çaldığı sahnede hayran gözlerle izlerken ben müziğine ve sesine doğru çekildiğimi hissetmiştim.


 Daha önceden de farklı dillerde şarkılar dinleyen biriydim. Çünkü müziğin evrensel olduğuna inanıyorum. Bir şarkıyı sevmek için dilini bilmek ya da sözlerini yüzde yüz anlamak zorunda değilsiniz. Kalbinize dokunuyor mu dinlerken? İşte o önemli.







Ve o kalbime dokunmuştu. Gitar çaldığı sahnede etkilenmiştim ama asıl olarak dizideki kız ağladığında onun için söylediği şarkıyla kalbime dokunmuştu. Zor zamanlar geçirdiğim ve sürekli ağladığım bir dönemdi ve o  şarkıda ''Gülümse, üzgün olma..Her şey düzelecek, gözyaşı dökme.'' diyordu. Yonghwa işte o gün, Lee Shin rolündeyken ilk kez kalbimi iyileştirdi, sesiyle. 





Sonrasında araştırmalarım sonucu onun CNBLUE grubunun lideri olduğunu öğrendim. Müzikleri ve aralarındaki ilişki o kadar içtendi ki kendimi bir anda Boice olarak buluverdim. Yaklaşık olarak 3 yıldır Boice'yim. Bu süre zarfında onların yaşadığı şeyleri öğrendim. Çektikleri zorlukları, bulundukları yere gelebilmek için verdikleri çabaları..



Onlar ağlarken kalbim parçalara bölünüyormuş gibi hissettim. Onlar güldüğünde benim de yüzüme içten bir gülümseme yerleşti her seferinde. İlk kez ailem gibi sevdiğim, koruyup kollamak istediğim, 'hasta mı acaba, yorgun mu, mutlu mu mutsuz mu' diye endişelendiğim birileri oldu hayatımda. Onları izlediğim, dinlediğim her an huzurla ve mutlulukla doldum.
Çoğunlukla kendi kabuğuna çekilen ben ilk kez aktif olmak, onları tanıtmak için bir şeyler yapmak istedim. 


Turkish Boice ailesinin İstanbul buluşmasına katılmış ve onların ne kadar samimi, sıcakkanlı kişiler olduklarını gözlerimle görmüştüm. Bu yüzden onlara bu isteğimi söyledim ve çevirmenlik yapmaya başladım. İstedim ki herkes onların yaşadıklarını öğrensin.Eğlenceli, mutlu, mutsuz, yorgun, sinirli tüm anlarına çevirilerimizle dahil olsunlar ve onlara destek olsunlar istedim.

İşte böylece çevirmen olarak Turkish Boice ailesine katıldım ve sonrasında bir gece maknae admin olma şerefine eriştim. O gece benim için çok değerliydi sabaha kadar uyuyamadım heyecandan. Hala çok yeniyim bu adminlik işinde.Ama CNBLUE'yu en iyi şekilde tanıtmak ve sizlere faydalı olmak için elimden geleni yapacağım.
Onlar kelimenin tam anlamıyla sıfırdan başladılar , yavaş yavaş daha güçlü adımlarla büyüdüler ve büyüyecekler de.. 


Top of The World olmak isteyen ve olmayı hakeden azmin, sabrın simgesi olan bu 4 muhteşem erkeğin hayranı olmak bu hayatta yaptığım en doğru şeylerden biriydi. Ve ben bu doğruya başkaları da ulaşsın ve onların eşsiz müziğini dinlemenin keyfine varsınlar istiyorum. Bunun için tüm kalbimle buradayım.. 


 Orta yaşlarda bir ajumma ya da kır saçlı bir helmeoni olduğumda bile burada onları destekliyor olacağım. Çünkü onlar ak saçlı dedeler olduklarında bile sahnede olmaya söz verdiler. Onlar sahnede olduğu sürece ben de burada olmaya söz veriyorum. 





Onlara minnettarım. Hayatıma kattıkları bu capcanlı mavilik için, her ruh halime uyan şarkılarla bana yol gösterdikleri ve güç verdikleri için minnettarım.


Son olarak bunu zaten anlamışsınızdır ama Yonghwa biasım. Tabiki hepsini çok seviyorum. Ama birbirimize çok benzediğimizden belki de, Yonghwa'nın yeri bende ayrıdır.


Sormak istediğiniz bir şey olursa bana facebookdan ulaşabilirsiniz. Sorularınızı seve seve yanıtlarım. Şimdilik benden bu kadar! Birlikte nice 'Blue' yıllara. Her zaman bu maviliğin altında bir ve beraber olabilmemiz dileğiyle.

[20.07.2014 | @MR_KANGGUN] Twitter Güncellemesi ~ Aile Vakti




[Çeviri] @MR_KANGGUN: Annemin ve babamın doğum günü için tüm aile akşam yemeğinde bir araya geldi~ (A.N/ Babasının Çin takvimine göre doğum günü. Lunar doğum günü) Ailemle birlikte olmayalı uzun zaman olmuştu. Teyzem, küçük kuzenim ve Ashley'in bize katılamaması kötü oldu ama yine de çok mutlu anlar yaşadık! Millet haftasonu bitti ve yeni hafta için elinizden geleni yapın!

[Original] @MR_KANGGUN: 어머니생신 아버지 음력생신겸 가족 다 함께 모여 저녁식사했습니다~이모랑 사촌동생들 그리고 애슐리는 함께 못해 아쉽지만 정말 오랜만에 가족만나서 행복한 시간 보냈어요! 모두 주말 잘 마무리하시고 다음주도 화이팅!

[Trans] @MR_KANGGUN: The whole family is gathered for dinner because it’s Mom’s birthday and Father’s birthday~ (by the Lunar Calendar). It’s been a long time since I’ve been with family, it’s a pity that aunt, younger cousins and Ashley can’t join along but we still had a blissful time! Everyone, end the weekend right and fighting for next week


*Bu yazının tüm hakları turkishboice.com'a aittir. Siteden yazı çıkarmak veya alıntı yapmak kesinlikle yasaktır!*

Kaynak: CNBLUESTORM
Çeviri: unDineee

[19.07.2014] Weibo Güncellemesi ~Beijing'deki Konser Sona Erdi



[Çeviri] Herkese merhaba~ben Jungshin, bugün eğlendiniz mi? Aradaki mesafenin (sahne ve hayranlar arasındaki) epey fazla olması çok kötü ama yine de güzel anılara sahip olduk!!!Gelecek sefer Tayvan konserinde görüşelim!! Hoşçakalın!!!


[Original] 여러분~안녕하세요 정신입니다 오늘 재밌으셨나요? 거리가 조금 멀어서 아쉬웠지만 좋은추억만들고갑니다!! 다음 대만 콘서트때 만나요!!짜이찌엔!!!



[Trans]Hello everyone~ this is Jungshin, did you have fun today? Too bad the distance (of stage and fans) is quite far but still we have made good memories!! See you in Taiwan concert next time!! Goodbye!!!



*Bu yazının tüm hakları turkishboice.com'a aittir. Siteden yazı çıkarmak veya alıntı yapmak kesinlikle yasaktır!*




Çeviri: EunJung